Biz bu yazılarımızla Hz. Peygamber a.s.m. kaynaklarından tanımaya aracı olmaya çalışmaktayız. Elbette şahsımı aşan bir olaydır. Ne var ki kaynaklarımız beni rahatlatmaktadır. Mesnevi- Nuriye’den bir kısa bahisle konumuza devam edelim.
“İ'lem eyyühe'l-aziz!
(Bil ey aziz, saygıdeğer kardeşim!” mânâsında muhatabı uyarmak ve dikkatini çekmek için kullanılan bir hitap ve bir sözdür.)
Şu gördüğün büyük âleme (kâinata) büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa,
nur-u Muhammedî (a.s.m.) (bütün varlıkların yaratılışının mayası, aslı, esası olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in a.s.m. nuru) o kitabın kâtibinin (bütün varlıkları bir kitap yazar gibi, mükemmel bir şekilde yaratan Allah’ın) kaleminin mürekkebidir.
Eğer o âlem-i kebir (büyük âlem) bir şecere (ağaç) tahayyül (hayal) edilirse,
nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi (meyvesi) olur.
Eğer dünya mücessem (maddi şekle bürünmüş, cisimleşmiş) bir zîhayat farz edilirse (hayat sahibi sayılırsa),
o nur (ışık) onun ruhu (hayat kaynağı, canı, cevheri) olur.
Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse (düşünülürse, zihinde canlandırılırsa, hayal edilirse),
o nur onun aklı olur.
Eğer pek güzel şaşaalı (gösterişli) bir cennet bahçesi tahayyül (hayal) edilirse,
nur-u Muhammedî onun andelîbi (bülbülü) olur.
“Eğer kâinat büyük bir kitap olarak görülse, nur-u Muhammedî o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.”
Eğer pek büyük bir saray farz edilirse (var sayılırsa),
nur-u Muhammedî o Sultan-ı Ezelin makarr-ı saltanat ve
haşmeti ve
tecelliyat-ı cemâliyesiyle âsâr-ı san'atını hâvi olan o yüksek saraya nâzır ve
münâdi ve
teşrifatçı olur.
(Bütün varlıkların yaratılışının mayası, aslı, esası olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (a.s.m.) nuru o sonsuz otorite ve hâkimiyet sahibi Ezelî Sultan, Allah’ın saltanatının, hakimiyet merkezinin,
büyüklüğünün, yüceliğinin ve
İlâhî güzelliklerin akisleriyle, yansımalarıyla sanat eserlerini içine alan o yüksek saraya bakan ve
çağıran, nida eden, seslenen,
gelenlere buyur eden olur.)”
Kategori: İslam Dünyası > Siyer & Maneviyat