Görünürlük, siyasal sorumlulukla mı; yoksa medyanın bilinçli tercihleriyle mi şekilleniyor?
Medya ve Köşe Yazıları Siyaseti Şekillendiriyor
2025 yılı, Türkiye siyasetinde medyanın ve köşe yazarlarının görünürlüğü belirlemedeki etkisinin çok net biçimde hissedildiği bir yıl oldu. Köşe yazıları, günün siyasi arenasında siyasetçilerin ağırlığını artırmak, eleştirmek ya da belirli tartışma başlıklarını diri tutmak için kullanılan önemli araçlar hâline geldi. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken temel bir ayrım bulunuyor: Bazı köşe yazıları veriye dayalı ve nesnel analiz sunarken, bazıları stratejik yönlendirme ve kamu algısını şekillendirme amacı taşıyor.
Bu yazıda, 2025 yılı boyunca köşe yazılarında en sık yer alan beş siyasetçi üzerinden, bir yıllık veriler baz alınarak olabildiğince objektif bir değerlendirme sunulmaktadır.
1. Recep Tayyip Erdoğan: Medyanın Zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıl boyunca köşe yazılarında en yoğun yer alan isim oldu. Ekonomi, dış politika ve güvenlik başlıkları altında yaptığı açıklamalar, köşe yazarlarının temel gündemini oluşturdu. Türkiye medyasının yanı sıra, dünya barışı ve bölgesel gelişmelere yönelik adımları nedeniyle uluslararası basında da sıkça yer buldu. Analizlerin önemli bir kısmı Erdoğan’ın politikalarını anlamaya odaklanırken, eleştirel perspektif içeren yazılar da dikkat çekti.
2. Özgür Özel: Muhalefetin Stratejik Sesi
Ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel, köşe yazılarında sıkça ele alınan bir diğer isim oldu. Partili belediye başkanları ve belediye personeline yönelik yargı süreçleri devam ederken, bu süreci yargı kararlarını beklemek yerine mitingler, gösteriler ve boykotlarla siyasi alana taşıması, medyada geniş yankı buldu. Bazı köşe yazıları Özel’in stratejik hamlelerini nesnel biçimde analiz ederken, bazı yazıların ise bu tartışmaları yönlendirme amacı taşıdığı gözlemlendi.
3. Devlet Bahçeli: İttifak ve Gündem Yönetimi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ittifak politikaları ve gündem belirleyici çıkışlarıyla 2025 yılında da köşe yazılarında yüksek görünürlük sağladı. Özellikle “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda aldığı inisiyatifler, medyanın ana tartışma başlıklarından biri oldu. Köşe yazılarının bir kısmı Bahçeli’nin söylemlerini analiz ederken, bir kısmı da ittifak dengelerini etkilemeye yönelik bir dil kullandı.
4. Süleyman Soylu: Güvenlik Politikalarının Tartışma Alanı
İçişleri eski Bakanı ve İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, bakanlık görevi nihayete ermesine ve aktif siyaseti bir süre sonra bırakacağı açıklamasına rağmen, 2025 yılı boyunca köşe yazılarında dikkat çekici bir görünürlük sergiledi. Bakanlık dönemindeki güvenlik politikaları, kamu düzenine ilişkin uygulamaları ve siyasi söylemleri, köşe yazılarının önemli bir bölümünde yeniden tartışmaya açıldı. Bazı yazarlar bu süreci nesnel biçimde aktarırken, bazı yazıların kamu algısını etkilemeye dönük bir çerçeve sunduğu görüldü. Bu durum, medyanın yalnızca güncel görevleri değil, geçmişteki siyasi etkileri de sürekli dolaşımda tutma eğilimini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
5. Ali Babacan: Alternatif Siyaset/çi ve Ekonomi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, köşe yazılarında daha çok ekonomik politikalar ve alternatif siyaset önerileri üzerinden ele alındı. Bazı yazarlar Babacan’ı ekonomik yönetim deneyimi üzerinden alternatif bir aktör olarak sunarken, bazı yazılar eleştirel bir yaklaşım benimsedi.
Siyasetçi Başına Köşe Yazısı Görünürlüğü (2025)
| Siyasetçi | Toplam Yazı Sayısı | En Çok Bahsedildiği Gazete | Yazar Sayısı |
|---|---|---|---|
| Recep Tayyip Erdoğan | 1.280 | Hürriyet | 32 |
| Özgür Özel | 940 | Sözcü | 28 |
| Devlet Bahçeli | 620 | Sabah | 21 |
| Süleyman Soylu | 540 | Milliyet | 18 |
| Ali Babacan | 410 | Cumhuriyet | 15 |
Görünürlük Üzerine Eleştirel Bir Okuma
Köşe yazılarında öne çıkan siyasetçilerin görünürlüğü incelendiğinde, bu yoğunluğun her zaman güncel siyasal görev ve sorumluluklarla birebir örtüşmediği görülmektedir. Yürütmenin başında yer alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ittifak ortağı Devlet Bahçeli’nin yıl boyunca medyada geniş yer bulması, devlet yönetimindeki belirleyici rolleri nedeniyle olağan kabul edilebilir. Benzer şekilde, hakkında devam eden yargı süreci bulunan Ekrem İmamoğlu ile bu süreci siyasi alana taşıyan ve aylar boyunca miting, gösteri ve boykotlarla gündem oluşturan ana muhalefet lideri Özgür Özel’in de köşe yazılarında sıkça yer alması, muhalefet siyasetinin doğası gereği şaşırtıcı değildir. Buna karşın aktif bir yürütme görevi bulunmamasına rağmen Süleyman Soylu’nun yıl boyunca benzer yoğunlukta hatta bazı dönemlerde daha baskın biçimde köşe yazılarına konu edilmesi, medyanın seçici gündem oluşturma pratiğini ve bilinçli tercihlerini daha görünür kılmaktadır. Bu tablo, yalnızca geçmişte üstlenilen görevlerle açıklanamayacak ölçüde, belirli isimler üzerinden siyasal tartışmayı sürekli canlı tutmayı hedefleyen bir medya mühendisliği anlayışına işaret etmektedir.
Bu analizin sadece köşe yazıları bağlamında yapıldığı örneğin 2025 yılının köşe yazılarına en çok misafir edilen siyasilerinden Süleyman Soylu hakkında 1 yıl içinde 11 bin 500 televizyon haberi, 1454 gazete haberi ve 628 köşe yazısı ile makale yazıldığını ve bu haberlerin çoğunun iftira ve karalama içerikli olduğu göz önüne alırsak medya mühendisliğinin nasıl bir aparat olarak kullanıldığı aşikâr olacaktır.
Önemli Notlar
Köşe yazıları her zaman salt analiz amacı taşımaz; özellikle siyasal kırılma dönemlerinde bazı yazarlar ve yayın organları, belirli isimler üzerinden bilinçli bir gündem inşasına yönelir. Bu noktada köşe yazıları, olup biteni anlamaya yardımcı olan metinler olmaktan çıkıp, hangi konunun ne kadar süre ve hangi yoğunlukta tartışılacağını belirleyen araçlar hâline gelebilir. Yazı boyunca ortaya konan veriler, medya görünürlüğünün yalnızca siyasal sorumluluklarla açıklanamayacağını; kimi durumlarda geçmişte üstlenilmiş rollerin, güncel siyasal tartışmayı yönlendirmek amacıyla sistematik biçimde yeniden dolaşıma sokulduğunu göstermektedir.
Devam eden yargı süreçleri bulunan siyasetçiler söz konusu olduğunda ise, medya dilinin daha dikkatli ve ölçülü olması gerekmektedir. Hukuki süreçler tamamlanmadan yapılan değerlendirmeler, analizden çok siyasi pozisyon almayı andıran bir çerçeve üretmektedir. Buna karşın aktif bir yürütme görevi bulunmayan bazı isimlerin, yıl boyunca istikrarlı biçimde köşe yazılarında tutulması; medyanın yalnızca mevcut güç ilişkilerini değil, geleceğe dönük siyasal tartışma alanlarını da şekillendirmeye çalıştığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle medya okurları açısından asıl kritik mesele, bir siyasetçinin neden ve hangi bağlamda gündeme taşındığını sorgulayabilmektir. Hangi yazının veri temelli bir analiz sunduğunu, hangisinin bilinçli bir yönlendirme ve medya mühendisliği pratiği içerdiğini ayırt edebilmek, 2026 Türkiye’sinde siyaseti doğru okumak için zorunlu hâle gelmiştir.
Dip Not: Kullanılan İstatistikler ve Veriler
Habermetre ve Medya Analiz Raporları (2025)
Gazete Arşivleri ve Online İçerik Taraması
Köşe Yazısı İçerik Analizleri
Sosyal medya ve haber platformları etkileşim verileri
