• BIST 100

    16001,32%1,2
  • DOLAR

    43,37% 0,09
  • EURO

    51,53% 0,02
  • GRAM ALTIN

    7057,65% 0,18
  • Ç. ALTIN

    11647,77% 0,00

M.Nuri Bingöl


Miraç’ın Semereleri: İnsana Verilen İlahi Hediyeler

Miraç, yalnızca bir yükseliş değil; namazdan iman hakikatlerine, insanın değerinden ümmet bilincine uzanan ilahi hediyelerle dolu bir rahmet gecesidir.


Hediye vermenin sünnet olması, Miraçtan dönen Resulullah (asm)ın hediyelerle dönmesinden de anlaşılır ki Rabbani bir ahlaktır aynı zamanda. Kişi bir yere gidince hediyelerle döner elbette. Mesela, hacca gidenler tespih, takke vs. getirmesi gibi; aslında hiçbir hac ziyaretçisinin bunlara ihtiyacı yoktur, bunlar teberrüktür, aslında tek ihtiyaç zemzemdir.
      Hediyeler Çin veya Japon üretimi de olsa, "habibin" diyarından gelen herşey mübarektir anlayışıyla onlara ayrı bir değer verilir. Efendimiz (asm) da Mirac'a yükselmiş, dönüşte de çok kıymetli hediyeler getirmiştir bizlere.
      İmanın rükünlerinin hakikatini, melaikeyi, cenneti, âhireti, hatta Cenâb-ı Hakk'ı göz ile görmüş, haber vermiştir. "Marzi-i İlâhî" denilen Cenâb-ı Hakk'ın kullarından arzularını, başta namaz olarak İslâmiyet'in esaslarını cinlere ve insanlara hediye getirmiştir.
**
      Ebedi Saadetin hazinelerini görmüş, anahtarını alıp getirmiş, ölümün yokluk olmadığını müjdelemiştir. Rü'yetullah meyvesini kendi aldığı gibi her mü'mine de mümkün olduğunu müjdelemiştir. 
  

“Miraç, hacıdan gelen tespih gibi bir hatıra değil; insanın değerini, iman kardeşliğini ve kulluk bilincini öğreten ilahi bir hediyedir.”

    Miraç ile insanın Allah katındaki değerini, eşrefül mahlûkat ve halife-i arz olduğunu göstermiştir. Şirk koşmamak şartıyla  ''La ilahe illallah" diyen her Müslümanın, imanla ölmesi durumunda cennete girebileceği müjdesini vermiştir...
      Bakara Sûresi'nin son iki ayeti Miraç'ta vasıtasız olarak Hz. Peygamber'e (a.s.v) nazil olmuştur. 
Son cümlesi şöyledir: "Sen bizim Mevlamızsın, kâfirlere karşı bize yardım et."
**

"Biz" dediği bütün müslümanlardır. Bu dua ile şu anlayış dile getiriliyor: Soyu sopu  ne olursa olsun, bütün iman edenleri yanına alıyor; yine etnik köken ayrımı yapmadan bütün kâfirleri de karşısına koyup ve "onlara  karşı bize yardım et" diyor.
      Böyle dua eden bir ehl-i iman, aynı etnik kökenden diye kâfirlere muhabbet edebilir mi? Ya da sırf başka etnik kökenden olan ehl-i imana düşman olabilir mi?
      Bu anlayış Müslüman'a Miraç'tan getirilen kudsi bir hediyedir. Ona hacının getirdiği tespihten daha fazla önem vermek gerekmez mi?
       Miraç gecemiz mübarek olsun...

Kategori: Miraç ve Kandil Yazıları

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.