Uzun zamandır karma eğitim üzerine çalışan uzman ve akademisyenlerin Maarif Platformu bünyesinde konuşmacı olarak katıldığı “Karma Eğitim Tartışmalarına Pedagojik ve Bilimsel Yaklaşım” online çalıştayı yoğun bir katılımla tamamlandı.
Prof. Dr. Osman Çakmak ve Dr. Mehmet Ali Gündoğdu koordinatörlüğünde, Prof. Dr. A. Halim Ulaş Başkanlığında yapılan çalıştaya Prof. Dr. Ahmet Kırkkılıç, Prof. Dr. Burhan Akpınar, Yazar Safiye Çetinkaya, Eğitimci Yazar Mustafa Süs, Psikoloji Bilimi Uzmanı ve Aile Danışmanı Adnan Kalkan katıldılar. Ayrıca Müzakereci olarak Adem Duran, Bilal Eren, Tahsin Gülhan, Sait Ceyhan, Erhan Çapraz konuşmacı olarak katıldılar.
Konuşmacıların konuşma özetleri genelde şöyle idi.
Prof. Dr. A. Halim Ulaş konuşmasında dünya genelinden karma eğitimin olumsuz etkilerini şu şekilde dile getirdi: “Avustralya’da 2000 yılında Avustralya Eğitim Araştırmaları Konseyi tarafından yapılan bir çalışmada karma ve tek cinsiyetli eğitim veren okullarda öğrenci başarıları karşılaştırıldı. 270 bin öğrenci 6 yıl boyunca 53 ayrı dersten incelendi. Çalışma sonucunda kız ve erkeklerin ayrı olarak eğitim gördüğü okullar karma okullara göre %15 ile %22 arasında daha fazla başarı gösterdi. Aynı zamanda tek cinsiyetli eğitim veren okullarda öğrencilerin daha terbiyeli, öğrenmeden daha çok zevk alan ve müfredata daha ilgili oldukları saptandı” dedi. Ulaş konuşmasının devamında “Devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi. Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başladı” dedi.
İstatistikler, karma eğitimin eşitlik sağlamadığını söylüyor. Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda kadın erkek eşitliğine hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve horlanmasını önlemediğini, aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor, ”dedi.
Çalıştayda konuşmacılardan Prof. Dr. Ahmet Kırkkılıç “Konu genellikle karma eğitimin isabetli bir eğitim sistemi olmadığı üzerinde odaklaşıyor. Demokratik hak olarak 18 yaş altı öğrenci velilerinin, 18 yaş üstü öğrencilerin, velev %01 talep olsa dahi cinsiyete dayalı eğitim isteğine icabet edilmelidir. Batı’dan ithal edilen sistem diye takdim ediyoruz, sonra da Batı’da cinsiyete dayalı eğitim yapan okulların çokluğundan bahsediyoruz. Bizim karma eğitimle herhangi bir meselemiz yok. Hak kabul ettiğimiz talebimize icabet edilmesini istiyoruz. Cinsiyete dayalı eğitimin ayet ve hadislere dayalı olarak dinî boyutu nedir? 6-17 yaş aralığında kızların erkeklere nispetle zihnî ve fiziki gelişmişliğinin daha fazla olması aynı sınıfta okuyan erkekler için dezavantaj oluşturmaktadır. Medyada falan plajda, banyoda, ağaçta vs. gibi resimli, videolu haberleri; hamile kalınca evlendi, doğurunca boşandı vs. evlilik öncesi beraberliklerin gündemde tutulması veya liselilerin aşklarının işlendiği filmler gibi ahlakı ve Türk aile yapısını bozucu faaliyetlerinin adli koğuşturmaya muhatap edilmesi” konusuna değindi.
Eğitimci Yazar Mustafa Süs, karma eğitimin kitlelere anlatılması ile ilgili şunlara değindi: “Karma eğitimin devamını isteyen veya müstakil eğitime karşı olan muhafazakârların karşı olma gerekçeleri nelerdir, onlara bakılması lazım.
1. Çocuğum sosyalleşemiyor,
2. Çocuğum liseyi bitirip üniversitede karşı cinsleri görünce onlara nasıl alışacak?
3. Okullarda ayrılan kız ve erkekler iş hayatına girince nasılsa bir arada olmayacak mı? O yüzden ayırmak gereksiz… Muhafazakâr camiadan karşı olanlar böyle diyor, onları ikna etmemiz gerekir, diye düşünüyorum.
Diğer bir mevzu, olaya siyasi ve ideolojik yaklaşan seküler kesimin ikna edilmesi pek mümkün görünmüyor.
Onlara karşı argüman geliştirmek yerinde olabilir fakat sürekli onları ikna etmek için de zaman kaybetmemeli, enerjimizi daha verimli alanlarda kullanmalıyız. O verimli alanlar da bakanımıza destek olmak noktasında olabilir.
Bir kesimi değil genel anlamda kamuoyunu aydınlatmak olabilir.
Ana akım medyada müstakil eğitim işlenebilir. Açıkoturumlara veya birebir programlara çıkılabilir alanında yetkin kişilerle.
Muhafazakâr medyanın, yazılı basının önemli kalemleri işin içine alınabilir” dedi.
Yazar Safiye Çetinkaya ise konuşmasında “Fıtrata aykırı olan her türlü girişimin sonucu verimli olmaz.
Karma eğitim insan fıtratına uygunluğu bakımından ele alındığında birçok psikolojik, sosyolojik ve biyolojik sorunlar ortaya çıkartıyor.
Avrupa ülkeleri bu sorunları görmüş ve önlem almaya 1990'lı yıllarda başlamıştır.
Bu sebeple Amerika'da 85 tane kız üniversitesi ve 506 tane tek cinsiyet eğitimi veren okullar,
İngiltere'de tek tip cinseyete göre eğitim veren 400'den fazla devlet okulu vardır.
Keza Japonya'da ise 80 tane sadece bayanların gittiği okullar vardır.
Biz ülkemiz olarak karma eğitimin sosyolojik, psikolojik ve biyolojik sorunlarını bir an önce ele alıp bu konuda köklü değişimleri bir atmamız elzemdir.
Prof. Dr. Burhan Akpınar ise insan fıtratına ait olan eğitim ıskalanamaz. Bunun üzerine gidilmelidir. İnsan fıtratında cinsiyet belirgin bir özelliktir, kadın ve erkek olmak üzere. İnsanın algısını, zihinsel işleyişini etkileyen kimlik ve kişilik özelliklerini etkileyen cinsiyet eğitimde ıskanamaz ve ilgi alanının dışına itilemez. İtilirse faturası ağır olur. Farkındalık oluşturacak çalışmalar yaparak konuyu gündeme taşımalıyız.
“Fıtrata uygun iş yapmalıyız, işin bilimsel, politik ve pedagojik sonuçları hakkında çalışmalar yapılmalı” açıklamasında bulundu.
Psikoloji Bilimi Uzmanı ve Aile Danışmanı Adnan Kalkan “karma eğitimin hiçbir bilimsel ve pedagojik yönü olmadığını, okullarda kız ve erkeklerin asosyal ve kendini karşı cinsten dolayı ifade edemediğini, bastırıldığını” dile getirdi. Kalkan ayrıca okullarda kız ve erkek öğrencilerin birlikte okutulmasından kaynaklı olarak yer yer medyaya düşen cinsel istismar ve cinsel ilişki sonucu hamile kalan kızların birçok problem yaşadıklarını anlattı. Gerek beyin temelli öğrenme gerekse beyin limbik sistem bilimsel anlamda kız ve erkeklerin fıtratlarının farklı olduğunu ve farklı öğrendiklerini dile getirdi. Kalkan, STK ve vatandaşlarımızın sayın bakanın bu fikrine destek vermesi gerektiğini Nesli ihya medeniyeti inşa mefkûremize ancak fıtrata uygun eğitim vermekle mümkün olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Osman Çakmak ise karma eğitimin yanlışlığını madde madde sıraladı:
Karma eğitim:
1- Manevî değerlerimize uygun değil.
2- Fıtrata aykırıdır.
3- Ahlaksızlığa ve sefahate kapı açıyor.
4- Ahlaki bozulmanın en büyük kaynağı olmaktadır.
5- Akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.
Bilimsel veriler ve tüm gözlem sonuçları karma eğitimi çağın pedagojik yanlışı olduğu noktasında birleşiyor. Dünya bu yanlışı gördüğü için eğitimde aklı başında programlar uygulayan ülkeler hızla karma olmayan eğitime geçiyor.
Bakanlık bilim, hakkaniyet fıtrat pedagoji dinlemeyen hiçbir mukaddes değer ve demokratik hakları görmezden gelen azgın azınlığın çığırtkanlığına boyun eğmemeli.
Sonuç olarak; gerek pedagojik gerekse bilimsel olmayan, tamamen ideolojik olarak uygulanan karma eğitime alternatif eğitim zamanının geldiğini ve insan haklarını tanımayan azgın azınlığın baskılarına Sayın Yusuf Tekin ve bürokratların boyun eğmemesi gerektiğine değinildi.
Çözüm olarak;
a- Kız okulları
b- Erkek okulları
c- Karma okullar faaliyet göstermelidir. Bu yönde bir sistem dünyada varken ve bilimselken nesillerimizi ideolojiye kurban etmemek gerektiğine değinildi.
Maarif Platformu maarifdavamiz.com sitesinde kısa sürede çalıştay sonuç raporunu yayınlayacağını açıkladı.
Adnan Kalkan
adnankalkan01@gmail.com
Twitter: adnankalkan01
Youtube: Adnan Kalkan
