• BIST 100

    14991,40%0,51
  • DOLAR

    43,10% -0,04
  • EURO

    50,33% 0,24
  • GRAM ALTIN

    6379,48% 2,06
  • Ç. ALTIN

    10268,60% 0,98

ZÜLEYHA ÇAĞLAYAN


Gücün Hukuku Boğduğu Yeni Dünya Düzeni

Hukukun askıya alındığı, egemenliğin hiçe sayıldığı bir dünyada güç, artık kuralın yerini alıyor. Bugün bir ülkenin seçilmiş liderine yapılanlar, yarın sessiz kalan herkesin kapısını çalacak.


 

Bugün Maduro, Yarın Kim?

 

Son yıllara kadar küresel oyunun perde arkasında istihbarat örgütleri vardı. Darbeler, terör eylemleri, vekâlet savaşları ve devletlerin içine yerleştirilen yapılanmalar bu yolla yönetiliyor; inkâr edilebilirlik kalkanı titizlikle korunuyordu. Ancak zamanla kartlar açıldı. Kimlerin hangi taşları oynadığı, hangi karanlık mekanizmaları işlettiği herkes tarafından görüldü.

Bunun üzerine oyunun kuralları değiştirildi.
Artık hukuk yok.
Egemenlik hakları yok.
Milletlerarası sözleşmeler yok.

Bugün, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kendi ülkesinde derdest edilerek başka bir ülkeye kaçırılması iddiası etrafında şekillenen tablo, yaşadığımız çağın geldiği noktayı bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler Şartı’nın (UN Charter) açık hükümlerine, devletlerin egemen eşitliği ilkesine ve uluslararası hukukun temel normlarına rağmen; egemen bir devletin seçilmiş liderine yönelik bu tür bir fiili meşru görebilen her yapı, artık “devlet” değil, terör pratiği uygulayan bir oluşumdur.

Bu eylemi planlayan, kolaylaştıran, uygulayan ya da sessiz kalarak meşrulaştıran herkes de bu suçun ortağıdır. Burada kelimeleri yumuşatmanın, yeni tanımlar üretmenin, “ama”lar ve “fakat”larla gerçeği perdelemenin hiçbir anlamı yoktur.

Son on yıldır gözlerimizin önünde, giderek daha da fütursuzlaşan modern çağın barbarlarını izliyoruz. Kravat takmaları, gelişmiş silahlara sahip olmaları ya da demokrasi söylemiyle konuşmaları onları medeni yapmıyor. Bu, ilkel çağ reflekslerinin ileri teknolojiyle birleşmiş hâlidir. Gücün hukukun yerine geçtiği, zorbalığın norm hâline getirildiği bir düzen inşa edilmektedir.

Daha da tehlikelisi, bu düzen karşısında sergilenen suskunluktur. Hukuksuzluğu yalnızca dilinin ucuyla kınayan, açık ve net bir karşı duruştan kaçınan herkes şunu bilmelidir: Bugün seyirci kalanlar, yarının hedefi olacaktır. Çünkü bu tür kuralsızlıklar doymaz; sınır tanımaz; durduğu yeri yeterli bulmaz. 

Buradan açık bir uyarı yapmak gerekiyor:
Bugün Maduro’ya yapılanlara ses çıkarmayan tüm dünya devletleri, yarın aynı yöntemlerin kendi kapılarına dayanmayacağının hiçbir garantisine sahip değildir. Sıra size de gelecektir. Ve geldiğinde ödenecek bedel, bugünkü suskunluğunuzdan çok daha ağır olacaktır.

Bunu görmek için büyük bir stratejist olmaya gerek yok. Orta düzeyde her satranç oyuncusu bile, oyunun hangi yöne sürüklendiğini ve şahın kimler için tehdit altında olduğunu açıkça görebilir.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.