• BIST 100

    16214,46%1,58
  • DOLAR

    43,41% 0,03
  • EURO

    51,97% -0,53
  • GRAM ALTIN

    7371,44% 2,05
  • Ç. ALTIN

    12185,25% 4,26

Misafir Kalemler


Gönle Düşen İlk Emir: Oku ve Varlığı Yeniden Anla

Kur’an’ın ilk emri “Oku”, insanın sadece metni değil, varlığı, kendini ve Rabbi’ni anlamasına çağrıdır. Okumanın hikmet dolu yolculuğuna derin bir bakış.


Gönle Düşen İlk Emir.

​İnsanlık tarihinin en büyük devrimi başlıyor. Henüz ortada ciltlenmiş bir kitap yokken gelen o sarsıcı kelimeyle başladı: "Oku!"
​Bu, Kur’an’ın ilk mucizesidir. Henüz tamamlanmamış bir kitabın, "okuma" emriyle açılış yapması, hitabın sadece kağıda değil, topyekûn kâinata ve varoluşa olduğunun ilanıdır. Ancak bu okuma, alelade bir eylem değildir. Hemen ardından gelen ikinci ayet, yöntemi belirler: "Yaratan Rabbinin adıyla oku."
​Her Şey Bir "Alak" ile Başlar
​Bu perspektifle bakıldığında her şey bir kitaba dönüşür. Üçüncü ayet bizi biyolojik ve ruhsal kökenimize, o "alak"a (embriyoya, rahim duvarına tutunan ilk hayata) götürür. Modern bilimin bugün hayranlıkla müşahede ettiği varoluş süreçleri, o gün "oku" emrinin satır aralarına gizlenmiştir. İnsan, kendi yaradılış serüvenini okudukça, aslında ne büyük bir ikramın öznesi olduğunu anlar. Çünkü Rab, sadece yaratan değil, aynı zamanda sonsuz kerem ve ikram sahibidir.
​Kalem: Hafızanın ve Hakikatin Muhafızı
​Vahiy, okumayı yazma eylemiyle mühürler: "O, kalemle yazmayı öğretendir." Okumak ve yazmak, hakikati arama yolculuğunun birbirinden ayrılmaz iki kardeşidir. Kalem; harfleri cümlelere, satırları anlamlara dönüştüren o sihirli araç... Dil, edebiyat ve semboller ise insanlığın ortak belleğini kuran, o muazzam kayıt mekanizmasının dişlileridir.
​Kitap ise bu kayıtları iki kapak arasında tutarak nesiller boyu aktaran bir köprüdür. Ancak burada durup kendimize şu can alıcı soruyu sormamız gerekir: Neyi, nasıl okuyoruz?
​Okumak mı, Savrulmak mı?
​Okumanın gerçek manası; sadece metni değil, insanı, kâinatı ve nihayetinde Hakk’ı bilmektir. Eğer okuma eylemi bizi bir "anlam" durağına ulaştırmıyorsa, hedefi olmayan bir ok gibi boşlukta savrulup gideriz. Beyhude bir arayışın yorgunu olmaktan öteye geçemeyiz.
​Bugün, bilginin çok ama hikmetin az olduğu bir çağda; "Alak"tan başlayan o muazzam serüveni, kalemin izini sürerek ve "O’nun adıyla" bakarak yeniden keşfetmeye muhtacız. Unutmayalım ki; kainat okunmayı bekleyen dev bir kitap, insan ise o kitabın en kıymetli cümlesidir.
Gönül kitabımızın sayfalarında okunmak dileğiyle.

Selam ve muhabbetle.

Aydın Babacan

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.