Kundakların Üzerindeki Karanlık
Bebeklerin, hastaların, yürüyemeyecek hâli olmayan insanların hedef alındığı bir coğrafyada artık hiç kimse “benim payım yok” diyemez. Çünkü bu tabloda suskunluk bile suç sayılır; hele ki zulmün bu kadar görünür olduğu bir çağda.
Kundağındaki bir bebeği bile düşman gören bir vahşetin içindeyiz. Merhamet, diplomasi ve insanlık adına söylenen bütün sözlerin anlamını yitirdiği bir çağdayız. Masuma sıkılan kurşunu güç zanneden bir akıl dolaşıyor etrafta. Ve bilmedikleri bir gerçek var: Adaletin sahibi biz değiliz. Adalet, Allah’ın hükmüdür ve zamanı geldiğinde zulmün defterini bir anda kapatır.
Barışın Maskesi Düştü
Bugün dünya, gözünün önündeki bu katliam karşısında öyle bir körleşmiş durumda ki, artık şaşırmıyoruz. İsrail’in Gazze için hazırlanan yirmi maddelik barış planını daha ilk günden hiçe sayması bile kimseyi sarsmıyor. Bunu, sözde planın garantörü gibi davranan Amerika’nın gözünün içine baka baka yapıyor üstelik.
Barış adına ortaya konulan her girişim yine “dostlar alışverişte görsün” kabilinden bir illüzyona dönüştü. İç kamuoyunu oyalamak, dünya vicdanını uyutmak ve esir takası üzerinden siyasal bir nefes almak için sahnelenen bir tiyatro. Perde kapanınca görünen gerçek ise hep aynı: İsrail zulmü durmaksızın büyüyor.
Gazze’ye gönderilen insani yardımların yalnızca dörtte birinin hedefe ulaşmasına izin veriliyor. Geri kalanı ya engelleniyor ya da açlığa mahkûm edilmiş insanların gözleri önünde yok ediliyor. Katliam aralıksız sürüyor. Filistin’de işgal, toprağıyla birlikte tarihini, hafızasını ve yaşamı da tüketiyor.
Masumun Kanı, Zalimlerin Kâbusu
Ah… İşgalin gölgesinde toprağa düşen o küçücükler.
Sizin ölümünüz neyin bedeliydi?
Hangi korkağın tükenmiş cesaretiydi sizi hedef alan?
Hangi devlet aklı bir bebeği düşman ilan eder?
Sanıyorlar ki bebeği susturunca bir halkı da susturacaklar.
Sanıyorlar ki zulmün karşısında insanlık diz çökecek.
Ama yanılıyorlar. Çünkü masumun kanı, zalimin kâbusudur. Çünkü haksızlık, en sonunda sahibini yakar.
Cennete Gül Olmuş Çocuklar
Benim ümmetimin o gül kokulu çocukları…
Zulme doğdular, zulmün gölgesinde toprağa düştüler, cennete birer gül oldular.
Allah, düşürüleni de düşüreni de görür. Bir emri iner mi, dağlar yerinden oynar; plan kuranların defteri bir gecede kapanır; zulme dayanan saraylar toz olur.
Rabbim… Ne olur mazlumun Hakkını teslimde acele et….
Rabbim…
Zalime tanıdığın mühleti artık bitir.
Mazlumun hesabını yalnız ahirete bırakma.
Evi yıkılana, evladını toprağa gömene, açlıkla sınanana, sürgüne mecbur bırakılana adaletini göster. Öfkemizi isyanımıza değil, Senin adaletine duyduğumuz ihtiyacımıza say…
Ey merhametin ve kudretin sahibi…
Bizlere direnme iradesi ver; zalime de hak ettiği ve vaat ettiğin sonu göster.
