• BIST 100

    16123,08%-2,79
  • DOLAR

    43,97% 0,05
  • EURO

    51,32% -0,18
  • GRAM ALTIN

    7490,39% -0,59
  • Ç. ALTIN

    12213,23% 0,00

PROF. DR. HAMDI TEMEL


Filistin’de Ramazan’in Ilk Günü: Sessiz Çiglik!


Filistin topraklarinda Ramazan ayinin ilk günü oruçlu olayim diye niyetlendim.

Gazze’deki Ulu Cami’ de orucumu açayim düsüncesinde idim.

Ve kendimi Gazze sokaklarinda yürürken buldum.

Ama bu yikik sokaklarda yürürken her zamanki gibi aldigim taze sebze ve meyveler yoktu.  Gözlerim manavlari ya da buram buram yesillik kokan mahalle pazarlarini ariyordu.

Galiba ramazan ayinin ilk günü olmasi dolayisi ile iyice acikmistim.

Tatli çesitlerini ariyordum, ilginç onlari da göremiyordum.

Çocuklarimi sevindirmek için alacagimiz hediye oyuncaklara göz gezdireyim diye çevreme bakindim, hay aksi alabilecegim hiçbir sey yok.

“Ya paramla alacagim” diye içimden geçiriyorum ama yok iste. Demek ki “bu topraklar da paraniz olsa bile degersizmis” diye düsündüm.

Aksam otele gidince televizyon programlarini açip anli sanli hocalarimizi da dinleyemeyecek miydim yoksa? Galiba odam da televizyon yoktu ki kanallari olsun.

Hay aksi diyorum. “Bu aksam yediklerimin kalorisini hesaplayamayacak miyim?”

“Uzmanlar bu gün kaç bardak su içmem gerekecek onu söyleyeceklerdi bak kaçiriyorum”…

Ah kahretsin, wi-fi de yok degil mi? ne odamda ne de sokaklarda.

Nasil whats up’imi açacagim, arkadaslarimla nasil sohbet edecegim ki,

Facebook ya da diger sosyal medya araçlarimi açip çektigim resimlerimi bile paylasamayacak miyim?

Hayiflanmaya basliyorum.

Nazlana nazlana gittigim o tertemiz camilerimizde kildigim teravih namazlarimi bugün bu topraklarda kilamayacagim gibi. Yikik camiler görüyorum. Yikik duvarli ya da minareli cami de mi olur? Camiye insanlar bomba atabilirler mi cidden?

Hani oralar mabetlerimizdi, dokunulmazliklari vardi…

Hiçbir güç inançlara karismazdi? Kendi kendime konusuyorum galiba.

Teravih namazi kilarken o yikik duvarlardan soguk falan gelirde üsürsem, hasta olursam, yarin nasil oruç tutacagim ki? Acaba bu aksam odamda mi kilsam teravih namazini, yoksa seferiyim kilmasam mi?

Filistin sokaklarinda amma kolsuz bacaksiz insanlar var, is kazasimi acaba, hiç de benim gibi elimde ufak bir çizigime attigim naralari atmiyorlar. Sessiz çigliklari var gibi.

Acaba çok mu agri kesici kullaniyorlar.

Yoksa onlar aciyi mi unutmuslar? Ya da aciyi bagirlarina mi basmislar.

Bazen acayip top sesleri gibi seyler duyuyorum, ama ezan okunmadi ki daha, anlam veremiyorum…

Çocuklari da hiç anlamiyorum ki, ellerinde oyuncak tasimalari gerekirken tas mi sakliyorlar ne, tas ile oyun oynanmaz ki?

iste anlamiyorum?

Bizim çocuklara oyuncak begendiremiyoruz ya, düsündükçe kendi kendime gülüyorum, kendim ile çelisiyorum…

Allah Allah lunapark ya da devasa alisveris merkezleri de görmüyorum ki? Ne olmus buralara? Insanlar eglenmeyi bilmiyorlar mi? Bu kadar da olmaz ama ya. Biraz hayati yasamalari lazim. Dünyaya bir defa geliyoruz degil mi ama?

Insanlar vakitlerini nerelerde geçiriyorlar ki? Düsünmeden edemiyorum…

Aksam iftarda lüks bir yer bulabilecek miyim acaba, yemeden önce gözüm gönlüm açilsin. Aksama kadar oruç tuttum, az bir sey mi? Aksama kadar verdigim enerjilerimi ve alamadigim mineralleri, proteinleri, glikozlari almam lazim.

Ama Filistin topraklarinda sanki ramazan iftarlari için davet verilen lüks yerler yok gibi, ilginç. Zenginler nerede iftarlarini açiyorlar acaba?

Ben mi göremiyorum?

Aksama da az kaldi, ya iyi bir iftarimi yapamaz isem, yazik degil mi bana, aksama kadar oruçluyum zaten. Karnimi iyi bir sekilde doyurmam lazim ki kendimi güçlü hissedeyim.

Sonunda aksam olmak üzere sanki, hava karariyor…

Ama sokaklar da ne çig köfte satanlar var, ne de buram buram kokan pideler, ya tatli da mi yok.

Hayiflanmaya basliyorum, ya aciktim, nerde nasil karnimi doyuracagim ki?

Sokaklarda ilginç hani, ne lambalar var dogru dürüst, isiklari yok, cami minarelerinde devasa  “hos geldin ya sehri ramazan” falan da yazmamislar. Ramazan ayinin geldigini bilmiyorlar mi k?

Ramazan acaba Filistin’e ugramamis mi? Yoo görüyorum aslinda her yerde yikik camilerde sokaklar da herkes namazini husu içinde kiliyor, bir anlam veremiyorum.

Sokaklarda yiyen içen de yok. Herkesin dilinde dualar, ellerinde Kuran ve okudukça okuyorlar. Okuduklari bana ayri bir dokunuyor sanki. Beni alip götürüyor bir yerlere dogru, okuduklarini yasiyorlar gibi…

Acaba diyorum bir araba kiralasam, Kudüs’teki El Aksa camisine mi gitsem ve orada mi iftarimi açsam, namazimi kilsam diyorum, ya araba kiralayacak yer de bulamiyorum ilginç. Sordugum kisi bana garip garip bakiyor, çok zor soru sormadim ki? Oysa param var hani…

Böyle saga sola dogru bakarken pencere camlari kirik olan otelde ki odama geliyorum. Ve iftar vakti için sonunda ezan okunuyor.

Hemen iftarimi açmak için kosarak benim için hazirlanan yemek salonuna geçiyorum ki masamda bir bardak su ve bayat bir ekmek ile beraber sicak bir çorba…

Masama bakiyorum “bunlar ile ben nasil doyacagim” diye nerde ise duygusal triplere baglanirken yatagimdan düserek uyaniyorum ve diyorum ki “çok sükür Yarabbi rüya imis”…

Ben rüyamda bile dayanamadim. Ya bu olaylarin gerçegini yillardir yasayan Filistin halkinin durumuna ne dersiniz? Hepimizin vicdani sizladi degil mi? Bu ramazan ayinda bir de bu yokluklari düsünerek gücü yerinde olanlarin bol fitre ve zekâtlarimizi en yakinimizdan baslayip, dünyanin en ücra köselerine kadar göndermemiz gerekiyor. Hayirli ramazanlar efendim…

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.