Mübarek Ramazan ayina yaklastik. Fakat maalesef son iki yildir camilerde teravih namazi kilamiyoruz. Namaz konusu gelmisken bazi tecrübelerimden edindigim hususlari okuyucularimla paylasmak istiyorum.
Ramazan ayinin en önemli meyvesi oruçtur. Orucun faydalari saymakla bitmez. Lâkin Ramazan ayinin bir baska güzelligi de teravih namazlaridir. Ramazanda camilerimiz bos yer kalmayacak kadar dolardi. Dillerimiz Kur’ân’la, namaz tesbih ve duâlari ile hatta teravih namazi aralarinda okunan ilâhilerle cosardi. Oruçlu insanlar adeta bir melek vaziyetine girerlerdi.
Namazlarini kilamayan bazen ancak Cuma’lara gidebilen kardeslerimiz, bu ayda teravih namazlarini kaçirmamaya dikkat ederlerdi. Özellikle cami ve mescidler bir baska senlik görüntüsü içine girer. Bu camilerde adim atacak, secde edecek yer bulamazdiniz.
Son iki yildir teravih namazinin camilerde yasaklanmasinin süphesiz bazi hikmetleri vardir. Konu üzerinde biraz düsünmek gerekiyor. Allah böyle bir hastaligi ve teravih namazi gibi güzel bir ibadeti cemaatle kilamamayi neden verdi? Hangi kusurlarimiz vardi ki bunlari anlamak için böyle üzücü durumlarla karsilasiyoruz?
Her seyden önce su hususu hatirlamamiz gerekiyor: “Namaz dinin diregidir”. En az oruç kadar hatta ondan bile daha önemli bir farzdir. Kur’ân’da 88 ayet direkt namaza emretmektedir.
Saglik durumu elverisli olmayanlar oruç için fidye verebilirler. Lakin namazin yerine fidye falan da verilmez. Her Müslüman, kadin olsun erkek olsun namaz kilmak zorundadir zira farz-i ayn’dir.
Namaz ise bastan sona bir duadir. Unutmamalidir ki yeryüzünden Allah katina ulasan tek bir sey vardir. O da duadir. Ars-i Ala’ya duadan baska bir sey gitmez. Dua eden bir kimse bilir ki; her seyin dizgini elinde olan Allah bize sah damarimizdan daha yakindir. Sikintilarimizi hafifletecek kötü yanlarimizi düzeltecek olan Allah’tir. Bu nedenle dilimizden ve kalbimizden duayi eksik etmememiz gerekiyor.
Bugün namazimi kilmayayim veya aksama hepsini birden kilarim gibi toptancilik da olmaz. Zira namaz vakti farzlardan bir tanesi olup mazereti olmadan terk edilmez. Namaz, vakti girilince kilinmak zorundadir. Aslinda biz insanlar için kaçirilmamasi gereken bir firsattir. Bu sayede en makbul bir vakitte yani namaz zamani dua edebiliriz.
Eger uyumus kalmis isen iste o zaman kaza edilebilir. Lakin “dur su isi bitireyim sonra kilarim” diye düsünmek dahi büyük bir aldanistir. Insanin önüne açilmis en büyük vesile kaçirilmistir çünkü.
Eger hayatî derecede önemli bir sebep varsa veya seferî durumlarda bazi kolayliklar vardir. Meselâ ögle-ikindi ile aksam-yatsi namazlarini birlestirmek gibi. Gerçi Hanefi mezhebinde, buna dahi cevaz yoktur. Lâkin diger hak mezhepleri taklit ederek mesuliyetten kurtulabiliriz.
Simdi, “Dinde zorlama yoktur, biz insanlara namaza baslamalari için böyle kolayliklar gösteriyoruz” diye söyleyenlere birkaç sözüm var.
Evet, “Kolaylastiriniz, zorlastirmayiniz” sözü Peygamberimize (a.s.m.) aittir. Bas göz üstüne… Elbette itiraz edilmez lâkin bu sekilde yaklasanlar namazi kolaylastirdiklarini zannederken aslinda zorlastirdiklarinin farkinda degiller.
Insan bes vakit namazini kilmaya basladi mi, tövbe billah bir daha kolay kolay birakamaz. Namazin içindeki büyük ruhanî lezzetten baska öyle büyük bir güç ve iman vardir ki, insani namaz kilmaya adeta zorlar. Düzenli namaz kilan bir insana yapilabilecek en büyük iskence onu namazdan alikoymaktir.
Namaza aliskin bir insan bunu yapamaz ise neredeyse bogulacak gibi olur. Bunun detayina girmeyelim, zira düzenli namaz kilan hemen hemen herkes bu konuda hemfikirdir. Biz sadece yanlisliga deginelim.
Evet yanlislik, namazin önemini kavrayamamaktan doguyor. Namaz dinin diregidir. Dolayisi ile namazin önemini anlatan dini kitaplari ve özellikle de bununla ilgili kitaplari bol bol okumaliyiz.
Biz istedigimiz kadar teravih kilalim, bir vakit namazimizi kilmadi isek büyük bir zimmet suçu islemis oluruz. (Zimmet, bir çesit hirsizlik demektir) Imanli insanlar için bu durum büyük bir ayiptir. Çocuklarimizi namaza alistirmak, hatta onu sevdirmek en büyük görevlerimizden birisi olmalidir.
Ramazan vesilesi ile Teravih namazina gelen çocuklara güzellikle örnek olmali ufak tefek yaramazliklarina göz yummaliyiz. Çünkü camiye ve cemaate alismak özellikle Ramazan aylarinda pekistirilmektedir. Unutmamak gerekir ki 5 vakit farz namazin yerini hiçbir sünnet dolduramaz.
Kaldi ki çocuk ruhlu o kadar yetiskin insan var ve namazin kiymetini bildigi halde onu eda edemeyen o kadar gafiller var ki, bu halden herkesin utanmasi gereklidir. Ülkemizde namaz kilanlarin sayisi bütün Müslüman ülkelere göre çok azdir. Maalesef % 20 civarindadir. Elbette farz olan bes vakit namazi kast ediyorum. Hâlbuki bu oran Müslüman ülkelerde çok daha fazladir. Özellikle Arap ülkelerinde namaz kilanlarin orani % 90’in üzerindedir.
Peki, bu ayibimiz nereden kaynaklaniyor?
Sebebini arz edeyim: Bu ülkede çok Deccal çarpigi denilen Islam düsmani vardir. Müslüman ismi tasidigi halde Islam’in her türlü emrine karsi gelmek bunlarin öncelikli vazifesidir. Çogu gayri Müslim kökenli yani dönme olan bu kisiler her firsatta Islam’a saldirmaktan çekinmezler.
Diger sebep ise tembellik ve cehaletimizdir. Farz olan namazlarimizi kilmayip sünnet olan teravih namazini kilar ise k böyle musibetlere hazir olmak gerekiyor. Hükümetimizde yanlis bir karar alip teravih namazini camide kilmayi iste böyle yasaklayabiliyor. Elbette hükümeti elestirirken kendi hatalarimizi da görmeye çalismamiz gerekiyor.
Nursuz pirsiz insani erdemlerden uzak insanlardan kurtulmak istiyor isek yapmamiz gereken islerin basinda camiye gitme zorunlulugu vardir. Sadece ramazan ayinda ve Cuma namazlarinda camiye gider isek büyük bir yanlis yaptigimizi bilmemiz gerekiyor.
Günde her bes vakitte müezzinlerin yaptigi çagriya kulak vermeli felaha ve kurtulusa kosmaliyiz. Elbette ev ve isyerlerimizde de namazlarimizi kilmamiz gerekiyor. Lakin cemaatle kilinan namazin sevabi 27 kat daha fazladir.
Namaz kildigimiz takdirde ister farkinda olalim ister olmayalim bazi üstün degerlere ve ahlaka sahip oluruz. Iste bunlardan sadece bir tanesi sudur:
Allah’a secde eden insanlar kula kulluk etmezler. Üç kurusluk dünya menfaati için zelil olup insanlara yalvarmazlar.
Çünkü bilirler ki daima Allah’a yalvarmak gereklidir. Çünkü Allah bir istegimizi verirse bu bir nimettir. Vermez ise hikmettir. Zira daha iyisini murat etmistir.
Insanlara ise asla yalvarmamak gerekir. Çünkü verdikleri zaman minnetle vermis olurlar. Yok eger bir de vermezler ise bu durum tam bir zillettir, asagilanmadir.
O halde sadece ve sadece Allah’a yalvarmalidir. Bunun en güzel vesilesi de namazlardir. En güzel mekan camiler ve en güzel vakit ise günde bes defa emredilen namaz zamanidir, vesselam…
