• BIST 100

    11007,37%0,81
  • DOLAR

    42,52% 0,07
  • EURO

    49,55% -0,06
  • GRAM ALTIN

    5743,85% -0,15
  • Ç. ALTIN

    9322,75% 0,27

DR. VEHBI KARA


Aileyi Yok Eden Sapkinlik Sözlesmesinden Ayrildik


Türkiye, kamuoyunda “Istanbul Sözlesmesi” adiyla bilinen aslinda escinselligi mesrulastirip aileyi yok eden Avrupa Konseyi Sözlesmesi'nden Resmi Gazete'de yayimlanan 3718 sayili Cumhurbaskani karari ile ayrildi. 

Milletimizin bu konudaki sikayetlerini dinleyip geç de olsa bu sapkinlik sözlesmesine son veren Cumhurbaskanimiz Erdogan’a tesekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bu konuda yazmis oldugum yazilar ile neden karsi çiktigimi ifade etmistim. Çok sayida soru ile karsi karsiya kaldigim için tekrar yazmam gerekiyor.

Özellikle Istanbul'da bir Anadolu lisesinde okuyan 11. sinif ögrencisinin sormus oldugu soru çok ilgimi çekti. Bu yasta bu kadar güzel cümle kurup siyasi konularda merakla cevap bekleyen bir okuyucumu elbette cevapsiz birakamazdim. 

Bu yasta siyasetle ilgilenmesinin nedenini de yazan okuyucum söyle diyor: 

“Gelecek seçimlerde oy verecegimden dolayi, simdiden elimdeki imkanlarla siyasi partilerin geçmiste ve günümüzde gerçeklestirdigi eylemler ile ilgili fikir edinmeye çalisiyorum. Malum, son zamanlarda gündemi en çok isgal eden konu da Istanbul Sözlesmesi ve bu sözlesmenin feshi. Sözlesme ile ilgili sosyal medya mecralarinda çok fazla yorum var fakat neredeyse hiç bilgi yok. Sözlesmeyi okuduktan sonra destekleyen ve karsi çikan siyasetçi ve toplum bilimcilerinin de görüslerini göz önünde bulundurarak bir yargiya varmak istedim, sonuçta içinde yasadigim toplumu ilgilendiren bir konu beni de ilgilendirmeli. 

Temmuz 2019'da Yeni Akit'te yayimlanan yazinizda, Istanbul Sözlesmesi'nin aile bilincini yok ettiginden ve dolayisiyla toplumu da parçaladigindan bahsetmissiniz. Aile toplumun yapi tasidir ve bu kavram parçalanirsa toplum da birlik olamaz bu konuda size katiliyorum. Ancak sözlesme maddelerinde saglikli bir aile yapisinin bozulmasina sebep verecek bir gerekçe göremedim. Bu konuda beni aydinlatir misiniz?”

Elbette böyle güzel bir soru cevapsiz kalmamalidir. Bu degerli okuyucuma cevap verdigim takdirde bir çok insan da bundan istifade edecektir. Bu nedenle Sözlesme maddelerine dikkatlice baktigimizda nasil bir sapkinlik planlandigi ortaya çikacaktir. Bunu anlamak için çok da zeki olmaya gerek yoktur. 

Eger sözlesmeden çikilmayacak ise mutlaka degistirilmesini istedigim maddeleri daha önceki yazilarimda yazmistim. Allah’a sükürler olsun ki derin mahfillerde hazirlanip aileyi yok etmek için kotarilmis bu sözlesmeyi yirtip attik. Iste sözlesmenin arasina sokulmus escinselligi ve sapkinligi mesrulastiran maddeler su sekildedir:

3/b Madde ve fikrasi, es yanina bir de “partner” deyimini eklemis ki, bu deyimle “escinsellik ve homoseksüellik” yasal alt yapiya kavusturulmustur. Sapiklik; partner ifadesi ile ev arkadasligi adi altinda mesrulastirilmaya çalisilmistir. 4/3 Madde ve fikrasi, “cinsel yönelim” adi altinda sapiklik temel haklar arasina alinmistir. Bu sayede escinsellik, homoseksüellik ve lezbiyenligi de cinsel hürriyet adi altinda kabullendirmek için, yasal alt yapi olusturulmustur. 4/4 madde ve fikrasiyla, kadinlar lehine alinacak hiç bir karar ayrimcilik sayilmayacak, denilmektedir. Kisaca kadinlari korumak adina tek tarafli ayirimcilik yapilarak aile feda edilmektedir. Hazreti Yusuf Aleyhisselama karsi 2500 yil önce yapilan ayrimcilik hortlatilmaya çalisilmistir. 4. Maddede “aile” olarak tercüme edilen kelime; asil metinde, “domestik” olarak geçmektedir. Domestik, ortak ev arkadasligi olup, aile deyimi kalkmaktadir ve escinsel iliskilerle ilgili olusturulacak ikametleri de kapsamaktadir. 7. Maddeye göre, devletin alacagi tedbirler (ki, asagida bu tedbirler gelecek), tüm sivil toplum örgütlerini de kapsayacaktir. 9. Maddeye göre, devlet (LGBTI gibi) sivil toplum örgütlerinin çalismalarina itibar edecek ve onlarla bu konuda her türlü birlikteligi saglayacak, tesvik edecek ve sapkinliga güç verecektir. Kisaca hesap büyüktür. Kendi igrenç emellerine devleti alet etmektedirler. 12/1. Madde ve fikrasiyla, aile içinde bulunan din, örf ve adetlerimizdeki esasa göre, kari-koca görev ve sorumluluklar, kalkmaktadir. Esler ve çocuklar, birbirlerine karsi bagimsiz ve sorumsuz olacaktir. Yani aile içinde bir düzen ve disiplin kalmamaktadir. Herkesin otel gibi basina buyruk sekilde ve istedigi gibi, girip çikabilecegi bir ortam meydana getirilmektedir. 12/1. Madde ve ilgili asil fikrada, “ortadan kaldirma” olarak yapilan tercümenin asil metindeki, kelimenin karsiligi, “kökünden kazima” olup, böyle tercüme edilmesinden korkulmus ve yumusak mana verilmistir. Kisaca örf ve adetlerin getirdigi kurallar, kökünden kazinmak istenmektedir. 12/5. Madde ve fikrasina göre, escinsellere karsi din, sözde namus ve kültür kurallari gibi bahanelerle karsi çikilmayacak, denilmektedir. Kisaca sapiklik ve sapkinlik mesrulastirilmaktadir. 13. Maddeye göre devlet, toplumsal tepkileri önlemek için, bunlarin dernek ve kuruluslarina yardim edecek, yanlarinda olacak ve isbirligi yapacaktir. Yani escinsellere karsi tepkileri yok edecek ve onlara karsi anlayisli olunmasini esas alacaktir. 14. Maddeye göre, tüm egitim kurumlarinda, cinsel yönelimin (escinselligin) temel hak oldugu islenecektir. Ayrica bunlara saygi gösterilmesi gerektigi ögretilecek. Çocukluk çaginda, beyinlerine escinselligin normal oldugu islenecektir. Bu tesvik apaçik yönlendirme olup devleti anayasal suç islemeye davet etmektedir. 16. Maddesiyle, escinsellere karsi tepki ve siddetin önlenmesiyle ilgili tedbirleri almaktadir. “Kadina Yönelik Siddet ve Aile Içi Siddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Iliskin Avrupa Konseyi Sözlesmesi'nin” asil maksadi da budur. Diger maddeler yemeklerdeki sos gibi asil maksadi gizlemek için konulmustur. Yoksa siddet zaten kanunlarimizda cezalandirilmakta olup yeterince caydiricilik vardir. 36. Maddeyle, es ve partnerlere rizalari olmadan cinsel iliski kurulamayacak hükmü getirilmektedir. Aile yerine aslinda isyeri kurallari tanimi yapilmaktadir. 48. maddeyle, bu sözlesmede tarifi yapilan, siddete maruz kalanla, siddet uygulayanlarin uzlastirilmasi ve bu konuda arabuluculuk yapilmasi, kesinlikle yasaklanmaktadir. Ayrica bu konunun kanunla düzenlenmesi istenmektedir. 

80. Madde, bu sözlesmenin her zaman müeyyidesiz feshedilebilecegini ifade etmektedir. Iste Hükümetimizin elindeki en güçlü koz buydu. Erdogan bu maddeye dayanarak bu sapiklik sözlesmesinden kurtulmamizi saglamistir. Aileyi yikmayi ve sapik iliskileri mesrulastirmayi öngören bu sözlesmeden çekilmek hiç olmaz ise bazi Avrupa ülkelerinin yaptigi gibi bazi maddelerine serh koymak gereklidir.  

Akli basinda olan insanlar için bu sözlesmeyi anlamak kolaydir. Küreselci denilen ve  Siyonist emeller tasiyan kuruluslarin sinsi bir tuzagidir. Hayvanlar aleminde bile görülmeyen, erkek erkege ve kadin kadina cinsel iliskiyi mesrulastirmayi kafaya koymuslar bir kere. Bu çirkin durumu gördükten sonra ancak yüzü manda derisi ile kapli insanlar bu igrenç oyuna kalkismaktadir.

Allah, haya ve utanma duygusunu insanlara vermistir. Lakin bazi insanlar ayni hayvanlarda olmayan bu duygudan mahrumdurlar. Bunlarin yüzleri kizarmaz, utanmak arlanmak diye bir yönleri yoktur.

Asil maksadi ahlaki çökertmek olan fakat “kadinlara siddeti önleme” bahanesi ile aralarina serpistirdikleri maddelerle bunu gizleyen insanlik düsmanlari; kadin-erkek iliskilerini bitirerek, üremeyi ve çocuk yapmayi da ortadan kaldirarak, nüfuslari zaman içinde bitirmeyi amaçlamaktadirlar. Bu sözlesme, ne acidir ki; ilk önce Türkiye tarafindan imzalanmistir.

Bugün dünyanin bir çok devleti, özellikle Rusya ve Ingiltere gibi büyük devletler; bu sözlesmeyi reddettikleri gibi, Avrupa Birligi üyesi devletlerin yarisindan fazlasi kabul etmemektedir. Yakin zamanda Paris’te toplanan G7 zirvesinin 4. maddesi olarak gündeme getirilmek istenmistir. Fakat anlasma saglanamadigi için, bu maddeden hiç bahsedilmemis ve diger 3 maddenin deklaresi ile yetinilmistir.

Siyonist felsefenin temsilcisi ve para babasi Soros tarafindan da iyice kusatilan dünya milletleri ve halkimiz, her gün yapilan yalan ve sahte haberlerle aldatilmaktadir. Kadinlarimiz istismar edilerek, kadin haklari adi altinda uluslararasi hain emelleri, güzel ülkemizde uygulanmak istenmektedir. 

Bu maksatla her gün medya araçlari ile milyarlar harcanarak alçakça insanlari etkilemeye çalisiyorlar. Diger bir sahtekarligi da söyle yapiyorlar: güya bu sözlesme iptal edilirse, ülkemiz çok büyük tazminatlara maruz kalirmis, müeyyideler uygulanirmis.

Bu sahtekarlara karsi, 80. madde çok açik olup, o maddede, “istedigimiz zaman, Avrupa Konseyi genel sekreterligine yapacagimiz bir yazili beyanla, tek tarafli olarak ve müeyyidesiz bir biçimde, bu sözlesmeyi feshedebilecegimiz” yazilidir. Iste bu hain oyunlara kanmamak ve tehlikelerini sadigimiz Istanbul Sözlesmesinin bu maddelerine çekince koymamiz gereklidir.

Aksi halde, bu sözlesme ve buna dayali olarak çikarilan 6284 sayili kanunun uygulamasi devam ederse, yarin gelecek olan LGBTI derneklerin çalismalarinin da katkisiyla, milletimizin, inançsal ruhsal ve sosyal yapisina uymayan bu uygulamalar; kisa zamanda etkisini gösterecektir. Sapiklik onarilmaz derecede artacaktir. Ayrica aile cinayetleri niçin artiyor saniyorsunuz? Vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.