Vefâ, dostluk ve muhabbette sebat etme, sevgide süreklilik, baglilik ve sadâkat... Sözünde durma, verilen sözü yerine getirme mânâlarina gelir. Vefâ kelimesi, minnettarlik, sadâkat ve istikâmet gibi vasiflarin hepsinde bir kumasin iki yüzünden biri olmak gibi berâberlik ve hattâ bazen ayniyet ifâdesi tasir. Bu temel bakis açisindan, îmânin îcâb ettirdigi her tavir ve hareket, ayni zamanda bir vefâkârlik ifâdesi tasidigi gibi, bu tavir ve hareketlerin aksi de “vefâsizlik” olarak kabûl edilir.
Vefa Istanbul'da bir semt adi, olarak her yerde bilinir, taninir çünkü; Vefasizlar çok oldugu için en çok sevdiklerimizden kazik yedigimiz için sadece semt adi olarak bilinir. Ne yaman çeliskidir, beden dilinde mesafeler vardir ya, sosyal mesafe, özel mesafe gibi bu özel mesafe 45 cm bize yakin alan, iste biz en çok kazik yediklerimizi özel mesafemize aldiklarimizdan yeriz. Ebediyete intikal etmis tasavvuf asigi bir büyügümün sözü vardi en çok kazik yediklerim, iyilik ettiklerim derdi.
Dostluklar ve arkadasliklar günümüzde menfaat üzerine kurulmus, buna uygun bir Ata sözü var; '' Menfaati bitenin dostlugu da biter'' bu söz benim hayat felsefem oldu. Bu konu ile alakali sosyal bir arastirma yaptim. Kisinin çikar ve ihtiyaçlarini karsilaya biliyorsaniz arkadas olursunuz, bu sohbet, muhabbet, kisisel ihtiyaçlar, para, makam, kariyer gibi maddi ve manevi bir çok sebeplerle arkadasliklar kuruluyor. Eger bir makam sahibiyseniz sürekli sizin o makaminiz vasitasiyla sizi kullanmaya baslar, küçük isteklerle ayricaliklar ister bu istekler bitmek bilmez tâki tavrinizi koyana kadar iste tavir konuldugunda vefada gider dostlukta biter, artik içten içe düsmanlik baslar. Içilen çaylarin, kahvelerin ve yemeklerin hatiri biter.
Insanlik ölmüs derler ya, o insanligi öldürenler kötü niyetli dostlarimizdir. Hep isterler siz verirsiniz, aile fertleri de böyledir verdiginiz kadar hiyerarsik statüde üstlerdesinizdir, vermezseniz menfaatte biter dostlukta biter. Bir insani 40 yil sag omzunuzda tasiyin,41. yilda yoruldum az indirip sol omzuma alayim dediginizde isin sirrina vâfik olursunuz. Iste tam bu esnada insanligin öldügünü fark eder, kisisel çikar ve menfaatler dogrultusunda arkadasliklarda biter. '' Arkadasini söyle sana kim oldugunu söyleyeyim'' Ata sözümüz bu konuyu tam olarak anlatmaktadir. Bir arkadasimizin menfati devam ettigi sürede sürekli arar, hal hatir sorar sizinle ilgilenir, eger sizden bir menfaat elde edemiyorsa artik bu aramalar seyreklesir, kendinden uzaklastirir bir müddet sonra kendini unutturur. Menfaat tamamen bitmisse bu ayrilik hemen olur ve kötü tartisma ve hakaretlerle sonuçlanir. Biz Ademogullari çok vefasiziz, hayir ve hasenatlar sevap karsiligi olmasaydi, inanin çok az kisi hayir ve hasenatta bulunurdu. Cennete gitmek için hanemize sevap yazilsin diye dilenciye para veriyoruz. Yüce Allah'in rizasini hosnutlugunu gözeterek yapsak iyiliklerimizi daha güzel olmaz miydi?. ''iyilik yap denize at balik bilmezse Haluk bilir'' çikar ve karsilik beklemeden iyilik yapmak lazim. Vefa ölmüs basimiz sagolsun... En büyük vefakarlik, yaradanini tanimak, kulluk görevlerini yapmak O’nun verdigi nimetlerin kiymetini bilmektir, sükür etmektir. En büyük nankörlük de kulun, Rabbini inkâr etmesi, sirk kosmasi, O’nun yüceligini tanimamasidir. Ahde vefa, kulun Allah'a, ümmetin peygamberine, dostun dostuna, aile fertlerinin birbirine sevgi ve sadakatidir. Vefakarlik, dostluklarin devamini saglayacagindan, sosyal dayanismayi daha güçlü kilar. Vefa, düsman bile olsa verdigi sözden dönmemektir. Vefali insan, dost-düsman herkesin güven ve emniyet duydugu kimsedir. Onun karakterinde yalancilik, döneklik ve kallesligin izine rastlanmaz. En zor anlarda bile ahde vefa eder.
Hayatimizda vefanin, kardesligin, dostlugun çok güzel bir yer kaplamasini temenni ediyorum. Dostluklarin çikarsiz ve menfaatsiz olmasi dileklerimle.. Allah'a ismarladik. Hos çakalin..
