• BIST 100

    11007,37%0,81
  • DOLAR

    42,52% 0,08
  • EURO

    49,52% -0,07
  • GRAM ALTIN

    5751,23% -0,02
  • Ç. ALTIN

    9322,75% 0,27

MEHMET NURI YARDIM


Dede Korkut


Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okurken sükürler olsun ki dünya çapinda kiymetli hocalarimiz oldu. Türk Dili ve Edebiyati Bölümü’ndeki o hocalar ögretmekten zevk alan, ögrencilerine emanet gözüyle bakan müstesna ilim adamlariydi. Mehmet Kaplan, Muharrem Ergin ve Faruk Kadri Timurtas basta olmak üzere o mümtaz hocalarimizin çogu fani dünyadan beka âlemine göçtü. Ama eserleriyle ve yetistirdikleri talebelerle yasamaya devam ediyorlar. 
O güzide hocalarimizdan -Allah uzun ve saglikli ömür versin- biri de Prof. Dr. Osman Fikri Sertakaya’dir. Osman Hocamiz, bölüm koridorlarinda konustugumuz ve amfilerde dikkatle dinledigimiz degerli muallimimizdi. Uzun yillar Türkiye’de Türkoloji çalismalarinin merkezi ve kalbi olan Millî ve Milletlerarasi Türkoloji Kongre’lerinin Muharrem Hoca ile birlikte iki mimarindan biriydi, önce Genel Sekreteri, sonra da Genel Baskani oldu. Sosyal medya hesabi bulunan ve burada ögrencilerine birikimini aktarmaya devam eden aziz hocamizin bugünlerde bir eseri çikti. Bilge Kültür Sanat Yayincilik’tan kültür hayatimizin istifadesine sunulan eserin ismi, Dede Korkut Kitabi Üzerine Arastirmalar ve Incelemeler. Güzel bir resimle süslenen kapakta Dede Korkut konusuyor: “Sari giyimli Selcen Hatun Kanturali’ya demis: / Tartanda bir ok-ile (yigit seni) namlar idüm / Demrensüz (bir) ok ile yigit seni sinar idüm”
Osman Hocamiz, vefali durusuyla bize örnek oluyor: Eseri üç hocasi Ahmet Caferoglu, Orhan Saik Gökyay ve Muharrem Ergin’in aziz hatirasina ithaf etmis. Takdimde, 2006 yilinda yayimladigi Dede Korkut Kitabi Dresden Nüshasinin “Giris” Bölümü adli eserinin sunusuna yönlendiriyor ve orada Dede Korkut ile tanismasinin ilgi çekici hikâyesini bize anlatiyor, okuyalim:
“Dede Korkut hikâyeleri ile ilk tanismam, 50’li yillarin baslarinda, daha ilkokula baslamadan önce kiz kardesim Oya ile birlikte, Kerkük göçmeni olan anneannemden dinledigimiz Depegöz hikâyesinin Türkmencesi ile basladi. Dede Korkut hikâyeleri ile ikinci olarak orta ögretimde okudugumuz Nihad Sâmi Banarli’nin edebiyat kitabinda karsilastim. Yardimci kitabimiz da Suat Hizarci (Cevdet Kudret)’in Varlik Yayinlari arasinda çikan Dede Korkut Kitabi adli küçük boy çalismasi idi. Dede Korkut hikâyeleri ile üçüncü bulusmam ise üniversite ikinci sinifta oldu. Hocamiz Muharrem Ergin, üzerinde doktora çalismasi yaptigi bu metni bize ders olarak okuttu. Dolayisiyla ben Dede Korkut’u hocam Muharrem Ergin’den ögrendim diyebilirim.”
Hepimizin Dede Korkut ile tanismasinin bir hikâyesi olabilir ama Hocanin asil bundan sonra anlatacagi ve üstlenecegi önemli misyona kulak vermeli ve can kulagiyla dinlemeliyiz: “Uzun meslekî yillardan sonra ilmî çalismalarini 80’li yillarin ortalarinda tamamlayan hocam Muharrem Ergin, bir gün beni çagirarak bana vasiyette bulundu. Önce Dede Korkut’un kendi kitabinda yayimladigi yazmalarin fotograflarini ‘Bu fotograflari Dresden’den Ahmet Caferoglu hocamiz almisti. Bana o verdi. Ben de kitabimda yayimladim. Simdi ben de bu fotograflari sana veriyorum. Bu da Ettore Rossi’nin bana gönderdigi Vatikan yazmasinin fotograflaridir.” diyerek bana verdi. Yine kendi doktora tezinin transkripsiyonunun el yazili orijinallerini de verip “Düsündügün Türkoloji Müzesi’ni bir gün kurarsan, bu metni de müzeye koyarsin.’ dedi ve ilave etti. “Dede Korkut mühim metindir. Bundan sonraki çalismalara sen de katilmalisin.”
Osman Hocamiz, bu tavsiye ve vasiyetten sonra Dede Korkut üzerine arastirma ve incelemeler hazirlamaya baslar. Kitaptaki ilk makale: “Dede Korkut Kitabi’nin Vatikan Nüshasinin Latince, Arapça, Farsça ve Türkçe Metin Disi Kayitlari”. Aziz hocamizin bir Türkçe uzmani olarak bu konulara vâkif oldugu zaten biliniyor. Bana asil dikkat çekici gelen husus sudur ki, Caferoglu’ndan Dede Korkut emanetini alan Muharrem Hocamiz bu yadigâri kime teslim edecegini biliyor. Onlarca uzman arasindan Osman Hocayi seçiyor ve bu kutlu görevi ona veriyor. Sairimiz diyor ya: “Bir mesaledir devredilir elden ele.” Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya Hocamizdan çok konusulacak bir eser daha geliyor. Türkiye’mizde ve belki de dünyada herkesi ilgilendirecek bu kitabin dogumu pek yakin. Takipteyim aziz okuyucular ve insallah o müjdeyi -kismetse- size önce ben verecegim.
 
(Milat Gazetesi, 27 Ocak 2021)

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.