Ibn-i Nefis’e göre; göz organi, görmenin aleti olup, bizzat görücü olan göz degildir. Görme olayi aslinda, gözde olusan görüntülerin sinirler yoluyla beyine ulasmasi sonucunda, beyindeki anlayis bölümü tarafindan algilanarak meydana gelmektedir.
Göz, bizzat hareket etmez, ona bagli olan sinirler araciligiyla hareket eder. Iki gözden gelen bu görüntüyü tasiyan sinirler beyinde birlesirler.
Ibn-i Nefis göz hastaliklarini da incelemis, iltihaplanmalarin tedavi usullerini ve ilâçlarini belirlemistir.
Ilâç olarak kimyevî maddeler yerine daha çok taze ve dogal gidalari kullanmistir.
Ibn-i Nefis tip alaninda Hipokrat’in eserlerini Câlînûs’a (Galen) tercih etmis, ancak asil ilgisini hayrani oldugu ve ayni zamanda tiptaki otoritesini asmaya çalistigi Ibn Sînâ üzerinde yogunlastirmistir; nitekim döneminde “ikinci Ibn Sînâ” olarak anilmasi bu çabasinin bir sonucu olup, hatta ilâçlar konusunda Ibn-i Sina’yi çok geride birakmisti.
Ibn-i Nefis’in Kitâbü’s-Sâmil fi’?-?inâ?ati’?-?ibbiyye adli eserinde ameliyat teknigi üzerine ayrintili bilgiler vermis, ayni zamanda basarili bir cerrah oldugunu ispatlamistir.
Ibn-i Nefis’e göre her ameliyat üç asamadan meydana gelmektedir:
Birinci asama muayene ve teshistir.
Ikinci asama, operasyondur.
Üçüncü asama, ameliyat sonrasi bakimdir.
Bunlarin her üçünde de hasta, cerrah ve hasta bakicinin dikkat etmesi gereken hususlar ayrintilarla tasvir edilmistir.
Ayni zamanda ortopedi bransinin da kuruculari arasinda yer almistir. Tipla ilgili eserlerinin yaninda usûl-i fikih ve mantik alanlarinda çok kiymetli eserler vermistir.
-
BIST 100
16016,74%0,39
-
DOLAR
44,20% 0,08
-
EURO
50,79% -0,12
-
GRAM ALTIN
7120,31% 0,16
-
Ç. ALTIN
11534,35% 0,00

