(Zaferleri ve Mâzisi Insanlik Tarihi ile Baslayan Kahraman Türk Ordusu “30 Agustos Taarruzu ve Zaferi” Kutlu olsun.)
Tarihte süreklilik vardir.
Ne birilerinin ifade ettigi gibi Osmanli’da her sey mükemmeldi.
Ne de birilerinin söyledigi gibi Osmanli batakliktaydi.
Ya da;
Ne birilerinin söyledigi Cumhuriyet Dönemi her sey dogru ve mükemmel yapildi.
Ne de birilerinin söyledigi gibi Cumhuriyet Dönemi felâket oldu.
Unutmayalim ki; Istiklal Harbi’nin komuta kadrosunun tamami 2. Abdulhamid Han’in Harp Okulu’ndan mezun subaylardir.
Unutmayalim ki; Gazi Mustafa Kemal’i Baskomutan olmaya Osmanli Ordusu hazirladi.
Su hayâsizligi da ayipliyorum. 26 Agustos 1071 ile 30 Agustos 1922’yi karsilastirmak.. Ne büyük bir ayip!.. “Ne” si nasil karsilastirilabilir ki?
Istiklâl Harbimizi hafife alanlar, yok sayanlar, küçük görenler asla masum degildir. Düsünün, Viyana’dan Sakarya Bogazina kadar çekilmek… Ne büyük bir gafletin sonucu. Hepimiz bunu düsünmeli ve Serdengeçti gibi “Biz neyledik o koskoca elleri?” demeliyiz.
“Kosovalar, Plevneler bizsizdir,
Yosun tutmus camilerim issizdir,
Boynu bükük minareler öksüzdür,
Açmaz olmus kizanligin gülleri,
Biz neyledik o koskoca elleri?”
Bu gün 100’ncü yildönümünü kutladigimiz 30 Agustos Zaferi, 1071’de açilan Anadolu kapisinin, 1922’de sonsuza dek kapanmayacaginin kutsal bir isarettir.
Ordulari dagitilmis, vatan topraklari parça parça edilmis, yakilmis, yikilmis, isgal altinda kalmis Türk Milleti ve O’nun bagrindan çikip vatan topraklarini “YA ISTIKLAL, YA ÖLÜM” parolasi ile düsman çizmesinden kurtarmaya azmetmis kahraman Türk Ordusu, büyük bir gizlilikle hazirliklarini tamamlayarak 26 Agustos sabahi gün agarirken düsman mevzilerinin üzerinde patlayan topçu mermilerinin korkunç ugultusu ile taarruza geçti.
Düsman çok iyi tahkim ettigi mevzilerinde imha edildi. Kalanlar Baskomutan Mustafa Kemal’in; “Ordular! Ilk hedefimiz Akdeniz’dir. Ileri!” emri ile on günlük ve 400 kilometrelik bir takipten sonra 9 Eylül’de Izmir’den denize döküldü. Bilin ki Yunan ardina bakmadan kaçmadi. Direnek noktalari olusturmaya çalisti ama tutunamadi.
Bu zafer dünyanin tüm askeri uzmanlarinin saskinligina neden oldu ve Türk Ordusu’nun yenilemeyecegi gerçegini bir kez daha anlamalarini sagladi.
Baskomutan Mustafa Kemal Pasa 30 Agustos Günü’nü söyle anlatmaktadir;
“30 Agustos günü saat 14’te Zafertepe’deydim. Birliklerimiz muharebeye zorlanan düsmanin asil kuvvetlerine taarruz ediyorlardi. Çalköy alevler içindeydi. Düsman baskomutanin karsi tepelerde çaresizlik içinde çirpindigini görür gibiydim. Artik düsman makineli tüfeklerinde sanki öldürücü özellik kalmamisti.
Kuzey ve güneyden ilerleyen erlerimizin batmakta olan günün son isiklariyla parlayan süngüleri, her an daha ilerde görülüyordu. Günesin batisi ilerledikçe atesli, kanli ve ölümlü bir kiyametin kopmak üzere oldugu bütün ruhlardan anlasiliyordu.
Artik karsimizda bir kuvvet, bir ordu kalmamisti. Biraz sonra cihanda bir yikilis olacakti ve bekledigimiz kurtulus gününün dogmasi için bu yikilis gerekliydi.
Sonra, muharebe alanini dolastigim zaman, ordumuzun kazandigi zaferin büyüklügü ve buna karsi düsman ordusunun ugradigi felaketin büyüklügü ve dehseti beni çok duygulandirdi. Terk edilmis silahlar ve malzemeler, yiginlari teskil eden ölüler ve sürülerce esir kafileleriyle manzara, gerçekten kiyamet gününü hatirlatiyordu.”
Mustafa Kemal’in deyisiyle; “Bir ülkeyi zapt veya isgal etmek, o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi degildir. Bir milletin ruhu zapt olmadikça, azim ve iradesi kirilmadikça, o millete hâkim olmanin imkâni yoktur.”
Savas, bir milletin haysiyetini ve varligini ortaya koydugu en çetin sinavdir. Yalniz silahlarin konustugu sanilan bu sinavda maddi güç, Mustafa Kemal’in yukaridaki sözünde ifade ettigi gibi; Manevi degerlerle beslenip desteklendigi sürece zafere ulasilir.”
Savas gibi millet için hayati öneme haiz ölüm-kalim mücadelelerinde basari; Milli birligi ve beraberligi koruyucu, pekistirici çalismalarla mümkündür. Bu mücadele daha baris, huzur yillarinda kazanilir ya da kaybedilir.
Bu nedenle; Yüce Türk Milleti’ne, milli degerlerine bagli, vatanini canindan aziz bilen, bu ugurda içerdeki satilmis hainlerle ve disaridaki tüm düsmanlarla girdigi mücadelelerde gözünü budaktan sakinmayan, devletinin gelismis diger devletlerin seviyesine çikmasi için var gücüyle çalisan, atalarindan aldigi milli mirasi gelecek nesillere aktaracak, onurlu kendine ve milletine güvenen, kahraman ve fedakâr nesiller yetistirmek zorundayiz.
Iste o nesillerin ruhu zapt olmaz ve daima tam bagimsizlik sevdalisi olurlar.
Istiklal için yasayan tüm mazlum milletlere örnek olan Türk Milleti, vatanin bölünmezligi, milletin birligi için ve bayragimiza, bagimsizligimiza yapilan çirkin saldiri ve tehditlere karsi ordusuyla tek vücut olup adeta bayraklasmis serefimizi, onurumuzu, her türlü iç ve dis tehdide karsi kaninin son damlasina kadar koruyacagini, hem de karsiligi ne olursa olsun Tam Bagimsizlik Idealine, ecdadindan aldigi terbiye ve töreye bagli oldugunu ortaya koymustur.
Bu bilinçle milletimizin bu günlere gelmesi için canlarini, kanlarini ortaya koyarak; sehadete ulasan sehitlerimize rahmet diliyor, saygideger gazilerimize sükranlarimizi sunuyoruz.
Zafer Bayramimiz, Türk Milleti’ne ve onun bagrindan çikardigi silahli kuvvetlerine kutlu olsun.
Ne Mutlu, bu Mübarek Orduda nefer olabilenlere, dualari ile destek olanlara..
Ne Mutlu, Ordumuz ile ayni ruh ve vicdanla; “Vatanim, Milletim, Dinim, Devletim” diyerek bulundugu her yerde canla basla çalisip MEHMETÇIK olabilenlere….
Ne Mutlu, ihanete karsi duranlara…
Ne Mutlu, maziden aldigi Iman, güç ve mirasla, gelecegimiz için akil, bilim, teknolojiden azami yararlanarak, Gülümüz SAV’in “Ilim Mü’minin yitik malidir. Çin’de bile olsa aliniz!” emrince üretip, güçlü olmamiz için canla basla, gece gündüz çalisana…
30 Agustos Zaferimiz Kutlu olsun.
Basta Merhum Mustafa Kemâl Pasa ve Komutanlar olmak üzere; Sorumluluk alip, Ingiltere basta olmak üzere Haçli'nin üzerimize teçhîzatlandirip saldigi Yunan'i denize döken yigit ve fedâkâr ecdâdimizi rahmet ve duâ ile aniyoruz. Zafer ayimiz Agustos’a nice zaferler daha sigdirmak duasi ile 30 Agustos Zaferi’mizi tebrik ederim.
“26 Agustos 1922
Su kopan firtina Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin ugrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmin,
Galip et, çünkü bu son ordusudur Islâm'in!
Yahya Kemal Beyatli”
Özetle:
Malazgirt 1071 kilit, Kocatepe 1922 ebedî mühürdür.
Alpaslan kimdir? Büyük Müslüman Türk Komutani
Malazgirt Meydan Savasi'nda Bizans Ordusu’ndan Türk Ordusu’na geçen Hiristiyan Balkan Türkleri ve yöredeki Müslümanlarin (yerli Türkler, Kürtler, Araplar) savasa katkisi unutulmamalidir. Ancak Malazgirt Savasi, destek olan bu unsurlar öne çikartilarak Türkistan’dan gelen asil ordunun hakkini kimse yiyemez.
Ordu da Müslüman Türk Ordusu’dur. Komutan da Türk’tür.
Malazgirt Meydan Savasi'nin sonuçlarindan biri de Haçli ile Türk Milleti günümüze kadar sürekli savasti ve bugün yasananlar bu 1000 yillik savasin bir sonucudur. Bilin ki savas devam ediyor. Rus Jirinovski’nin dedigi gibi “Ata topraklarina Kazakistan ve Mogolistan’a dönüp öküz güdersek” yine düsmanliktan dönmezler.
Koca Osmanli Türk Devleti 1. Dünya Savasi ve yikilis sürecine neden girdi? Hamaset satanlar var mi cevabiniz?
Istiklâl Harbimizin genel Türk Tarihindeki önemi çok büyüktür. Çekirdek devleti ve anayurdu kurtardik.
Simdi Millî Devlet’in ihya mücadelesi veriliyor. Ancak halkimiza anlatamiyoruz. Psikolojik Harp/Harekât alanimiz yok, ailelerin verdigi egitim yetmiyor. Millî Birlik için Millî Mefkûre sarttir.
Millî Türk Devleti'nin temellerinden biridir Türk Ordusu. Ordumuza duydugumuz güven ve saygi millî degerimizdendir. 28 Subat Süreci ile baslayan Sanli Ordumuzun tahribati FETÖ’nün kötülükleri ile sürmüs ve 15 Temmuz Ihâneti ile zirve yapmistir. Bilelim ki bir kurumun içindeki hâinler o kurumu temsil edemezler. Ne 28 Subat’in Millet ve Din Düsmanlari ne de 15 Temmuz’da Milletimizin karsisina çikan hâin isbirlikçiler Sanli Ordumuzu temsil edemez.
Bilin ki Sanli Ordumuz Milletimizin özü, evlâdi ve vicdânidir.
Malazgirt ile Türk Milleti tüm bölgeyi Müslümanlara vatan yapti. Bu fethin ve zaferin basinda büyük komutan Alparslan vardi. Bu zafer Islâm Tarihi içinde neden anilmaz? Islâm Dünyasi’nda Islâm Tarihi’ne katki sunan Büyük Türk Devlet adamlarinin isimleri çocuklara neden verilmez? Ne Arap ne de diger Islâm Ülkeleri’nde Alpaslan isimli çocuk yok? Oysa bizde Ebu Cehil'in ismi Hisam dâhi var.
Ahlat ilçemizdeki faaliyetler ve Malazgirt Meydan Savasi, Istiklâl Harbi’nin kutlanmasina alternatif gibi sunuluyor. Bu büyük bir hata degil midir? Malazgirt de Fetih de Çanakkale de Kocatepe de bizimdir. Ordumuz milletimizin bagrindan çikmistir.
Aziz Milletim.
Büyük taarruz yeniden dirilisin mustucusudur.
Basta Baskomutan Mustafa Kemal Pasa ve Degerli Komutanlar olmak üzere tüm sehit ve gâzilerimizin ruhu sâd olsun.
Bugün Kazakistan Türk Devleti'nde Anayasa ATAZAN Günü.
Türkiye'mize de Kazakistan'imiza da kutlu olsun.
Devletlerimiz bayindir olsun.
Benim Güzel Milletim.
Yigit Ordum.
Peygamber Ocagi'ndan, Allah'in mustulu ordulari çikar.
Dün I'lây-i Kelimetullah mücâdelesine öncü olduk, yarin da olacagiz.
Nice kutlu zaferler kazanacagiz.
M.Ö. 209'da düzenli Ordular kurdu Mete Hân Atamiz.
Kiyamete kadar sürecek kavgamiz.
Bugün bir kez daha tüm Türk Ordulari’nin kurulusunun Mete Han Atamizin düzenli ordu kurdugu M.Ö. 209 olmasi gerektigini hatirlatiyor, Kiyamete kadar Türk Ordularinin zaferlerle taçlanmasini Rabbimden niyâz ediyorum. Turan Ordulari Milletimizin gönlünde kuruldu. Kamuoyuna ve karar vericilere baskiyi artirmaliyiz. Siyasiler de ayni irâdeyi dünyaya beyân etmeliler böylece..
