Ulasilmaz olmak, çözüm üretmemekten, sorun çözmemekten ve dahi hizmeti halkla bulusturmamaktan daha tehlikelidir. Psikolojik siddetin en tehlikesi susmak ve ulasilmaz olmaktir.
Günümüz teknoloji çaginda bir tusla insanlar küresel dünyanin geregi istedikleri kisi ve kurumlara aninda ulasarak sorunlarini ve meramlarini kolaylikla anlatmaktadir.
Yeni Türkiye düzeninde hükümetimiz bilisim ve bilgi konusunda bütün imkanlarini sinirsizca vatandasina sunmustur.
Vatandas ugradigi haksizlik karsisinda yada diger sikintilar neticesi hasil oldugunda CIMER;e iki satir yazi yazarak, siyasetçi ve bürokratlara aninda ulasarak Devletin gücünü aninda hissetmektedir. Devlette hizmet esastir ve bu hizmeti idari ve mülki amirler saglar.
Sayin Cumhurbaskanimizin önderliginde hizmet gitmeyen köy, kasaba kalmadi. Duble yollardan tutunda, hava alanlarina, hastanelerden tutun hükümet binalarina kadar saymakla bitmeyecek hizmetler verildi ve verilmeye devam ediyor.
‘’Biz bu halka efendi olmaya gelmedik, hizmetkâr olmaya geldik’’ diyen hizmet asigi Cumhurbaskanimizin uykusuz çalismalarini baltalamaya çalisan bürokrat ve siyasiler var!.
Tehlike burada basliyor; Bes gün önce Konya ilimizin Kulu ilçesinin Kaymakamlik makaminin özel kalemini telefon ile arayarak, sayin kaymakama bir konu hakkinda bilgi vermek içim telefon ile görüsme talebim oldugunu ilettim, telefonun ucundaki kibar bayan benim kisisel bilgilerimi aldi ve mülkü amirine iletip uygun görmesi halinde geri dönüs yapacagini bildirdi.
Aradan bir iki gün geçmesine ragmen ilgili makamdan tarafima dönüs yapilmadi. Normalde makamlarda ilk sorduklari kim oldugunuz ve ne için görüsme talep ettiginizdir, çünkü talebin ya da müracaatin aciliyeti var ise konu dinlenir çözüm için girisimde bulunur diye biliyorum, yanlis biliyor olabilirim.
Iki gün sonra makami tekrar arayip özel kalemde ki hanim efendiye görüsme talebimi yeniledim, kaymakam beyin bir vatandas ile görüsmesi oldugunu sonrasinda uygun olursa görüstürecegini söyledi.
Aradan bir hafta geçmesine ragmen makamdan geri dönüs olmadi ve ne için aradigimi bile soran olmadi. Kendimi tanitirken Yazar kimligimi, siyaset bilimci kimligimi, gazeteci kimligimi hepsini söyledim lakin aklima gelen soru su oldu bu makamlara ben gazeteci, yazar ve siyaset bilimci olarak ulasamazken, bu makamlardan hizmet bekleyen halk nasil ulasacak?...
Sonrasinda sayin Içisleri bakanimiza aninda ulastim bilgi notu gönderdim, içisleri bakan yardimcimiza ulasip bilgi notu verdim, saglik bakanimizin memleketi olmasi münasebetiyle sayin bakana aninda ulasip bilgi notu verdim.
Kulu Ak Parti ilçe baskanina aninda cep telefonunda ulasip konuyu iletim. Üst düzey bakanlarimiza aninda ulasip sorunlarimizi meramlarimiz anlata biliyorken, elli bin nüfuslu bir ilçe mülkü amirine ulasamamak Ak Partiye oy kaybettirir.
Isler çok yogun olabilir, toplantilar hiç bitmeye bilir fakat geri dönüs kesinlikle yapilir ve konu sorulur diye biliyorum, yanlis biliyor olabilirim!
Kurum ve kuruluslarin ilçe temsilciliklerinin çogu sabit telefonlarini arayin, ilgiliye ve dahi santrale bile ulasilamiyor. Çogu millet vekili vatandasa randevu vermiyor telefonlara çikmiyor. Halk en üst düzey siyasilere aninda ulasirken bir memura ulasamiyor.
Cumhurbaskanligi bünyesinde bir ekip kurulsa ve bütün kurum, kurulus ve siyasetçilerin telefonlarini belirli zamanlar içerisinde farkli numaradan arayip ulasila bilirlik, çözüm ve hizmet saglama konusunda denetleme yapsa daha iyi olmaz mi?
27 Temmuz da Ankara Batikent Mesa ptt isletmesine yanimda bir arkadasimla kitap göndermek için gittim, numaratörden sirami aldim ptt kargo gönderi fisimi doldurup sirami beklemeye basladim, sira bana gelince nezaket kurallari çerçevesinde merhaba deyip elimdeki kitaplari ve kargo fisini uzattim.
Görevli hanim efendi benden önceki bir müsteriye sinirlenmis olacak ki, beni bastan ayagi süzdü, spor kiyafet oldugu için önyargiyla sinirli bakislari devam etti.
Eline aldigi kitaplarin bütün sayfalarini bastan asagi defalarca kontrol etti. Bende tepki olarak ‘’hayirdir ne yapiyorsunuz, bu benim özel esyam, göz ucuyla baktiniz tamam ama neden kitabi yirtacak gibi sayfalarini çeviriyorsunuz deyince bana bagirmaya ve azarlamaya basladi ve göndermiyorum deyip, kitaplari elime tutusturdu, Yetkilinizle görüsmek istiyorum’’ deyince cevaben ‘’ zaten her kez müdürü soruyor deyip’’ eliyle yan taraftaki sefini gösterdi.
Sefine gittigimde bizim konusmalarimizi duydugu için o da beni basindan savmak istedi lakin ben israr edince oda kitaplari aldi ve kontrol etti, gönderilmesine mâni olacak bir sey yok deyip tekrar gise islemlerine yönlendirdi ve kitaplari ayni bayan alip islem yapti.
‘’Zaten herkes her tartismada müdürü soruyor’’ dediginde bütün gerçekler ortaya çikiyor, çünkü bu düsüncede ki memurlar insanlarin kilik ve kiyafetine göre muamele yaptigini ortaya koyuyor.
Kitabimi yirtarcasina karistirmasi, bana bagirip azarlamasi, islemimi yapmayip oradan kovmasi o memurun bir kabahati degil de, O’nu ise alan Hükümetin kabahati gibi vatandasta algi olusturuyor.
Bu arada hanim efendi kitabin sayfalarini güvenlik amaçli kontrol etmesi isi geregi lakin yirtarcasina defalarca tekrar tekrar kontrol etmesi o vatandasi tahrik etme istegi, sorun yok iken sorun çikarma ve algi olusturmasi geregi.
Siyasi görüsü farkli okul müdürlerinin kendi görüsündeki ögretmenlere ek ders ve fazla mesai verip, digerlerine vermemesi. Bu okul müdürü hiç derse girmedigi halde ek ders parasi almasi, mesaisine sadece iki saat gidip ya da hiç mesaiye gitmedigi halde tam maas almasi ve fikir daslarinin bu konuyu kapatmalari gibi haksizliklar çözüme ulasmadiginda algi mekanizmasi isliyor.
Bu konular gibi hizmeti aksatan birçok çalisan var bunlarin ivedi ayiklanmasi lazim diye düsünüyorum.
Ilgili makamlarin seçime yaklasirken bu tip hizmet odakli kurumlarda metal yorgunluguna ve kötü algi operasyonlarina karsi ivedi önlem almasi gerekli diye düsünüyorum…
Seçime sayili günler kala algi operasyonlari tekrar hortladi, hükümetin bu konuda adim atmasi halkin menfaati geregidir. Bu haftaki kösemde amacim kisi ya da kurumlari kötülemek degil, o kurumlarin temsilcilerinin Ak partiye oy kaybettirdiklerini anlatmak istememdir. Kisiler kurumlari baglamaz. Allah’a ismarladik, hosça kalin…
Bir dost!

