Medine Müdafii, Çöl kaplani Fahreddin Pasayi anlatan yüzlerce kitap var. Bu kitaplarin büyük çogunlugunu okuma imkanim oldu. Bunlarin içinde Fahreddin Pasayi gayet anlasilir sekilde ve akici uslübuyla Ismail Bilgin agabeyimiz anlatmis. Medine Müdafii Çöl Kaplani Fahreddin Pasa isimli kitabi hepinizin okumasini tavsiye ederim.
Çöl Kaplani lakapli Fahreddin Pasa kimdir. Renkli ve bir o kadar önemli hayatini tanimaya çalisalim.
Mondros Mütarekesi’nden sonra teslim olmayarak 72 gün daha Medine’yi savunmaya devam eden Ömer Fahreddin Türkan Pasa 1868 yilinda Bulgaristan’in Rusçuk sehrinde dünyaya gelmistir. Babasi Mehmed Nâhid Efendi, annesi Bâlî ogullarindan Fatma Âdile Hanim’dir. 93 Harbinden sonra ailesiyle birlikte Istanbul’a gelen Ömer Fahrettin 1888’de Harp Okulu’nu, 1891’de Erkân-i Harbiye’yi bitirdikten sonra kurmay yüzbasi olarak Osmanli ordusuna katilmis ve Balkan Savasi’nda Çatalca savunmasinda bulunmus, Edirne’nin geri alinisinda görev almistir. I. Dünya Savasi basladiginda miralay rütbesiyle 4. Ordu’ya bagli 12. kolordu komutani olarak Musul’da bulunmus, 1915’te 4. Ordu komutan vekilligine getirilmistir. 1916’da da 4. Ordu komutani Cemal pasa tarafindan Ingilizler’le anlasan Mekke Serifi Hüseyin’in isyana hazirlandigi haberinin alinmasi üzerine Medine’ye gönderilmistir. Fahreddin Pasa elindeki kisitli imkanlara ragmen aldigi tedbirler sayesinde Medine’yi 2 yil 7 ay gibi bir zaman düsmana karsi savunmustur. Basta serif Hüseyin olmak üzere isyancilarin kurduklari oyunlari bozmayi basarmistir. Bu süre zarfinda Osmanli hükümetinin Hicaz’i kismen bosaltma karari almasi üzerine Fahrettin Pasa, herhangi bir yagmaya karsi Medine’de Hz. Peygamber Efendimizin mezarinda bulunan mukaddes emanetlerin Istanbul’a nakledilmesini sorumluluk kendisinde olmak sartiyla teklif etmis Osmanli hükümeti tarafindan bu teklifi kabul edilince Fahrettin Pasa bir komisyon kurarak tek tek kontrol ettirdigi otuz parçadan olusan mukaddes emanetleri 2000 askerin korumasi altinda Istanbul’a göndermistir.
Fahreddin Pasa Medine’yi savunabilmek için önce Medine ve çevresinde bir güvenlik hatti olusturarak Asar Bogazi, Bi’ridervis, Bi’riabbas ve Bi’rirehâ mevkilerini âsilerden temizlemistir. 29 Agustos 1916’da Medine çevresinde 100 kilometrelik bir emniyet seridi meydana getiren Fahrettin Pasa, Medine’yi savunabilmek için Istanbul’dan devamli takviye kuvveti istemesine ragmen, Osmanli hükümeti onun bu isteklerine cevap verebilecek durumda degildi. Fahrettin Pasa ve askerleri zorlu Medine müdafasinda sadece isyanci Serif Hüseyin ve etrafindaki yagmacilar ile mücadele etmemis, kendilerine gerekli yardim ulasmayinca da yiyecek ve içecek sikintisi da çekmislerdir. Yiyecek ve içecek temin edemedikleri zamanlarda çamurlu su içerek, hurma çekirdeklerinden ekmek yaparak, en önemlisi de son çare olarak çekirge yiyerek hayatta kalmaya çalistilar. Kisacasi sadece düsmanla degil, açlikla, susuzlukla ve sicakla da çarpislardir.
Medine’yi Suriye’den ayiran çölde dolasan ve yagmacilikla geçinen bedeviler. Serif Hüseyin’in hileleri ve Ingilizlerin paralariyla kandirilarak Osmanli Devleti aleyhine harekete geçirildikleri için Medine’yi Suriye’ye baglayan demiryolunun korunmasi güçlesmisti. Meshur Ingiliz casusu Lawrence demiryolu boyunca dolasarak raylari dinamitle parçalattirmisti. Fahrettin Pasa elinde kalan az sayidaki kuvvetle hem bu çöl yolunu hem de Medine’yi müdafaaya devam etmis. Fakat Hicaz demiryolunun Medine’ye yakin olan Tebük-Medâin arasindaki Müdevvere Istasyonu’nun düsman eline geçmesinden sonra Medine Kalesi de isyancilar tarafindan kusatilinca, hiçbir yerden yardim alinamaz duruma gelen sehirde kalan halk ve askerler arasinda açlik ve hastaliklarla mücadele edemez hale gelmistir. Bu güç sartlara ragmen Fahrettin Pasa sehrin müdafaasini sürdürmüstür. Her geçen gün çölün ortasinda çevre ile irtibati kesilmis bir kale durumuna gelen ve iasesi de azalan Fahreddin Pasa’dan, Medine’yi tahliye etmesini isteyen Istanbul Hükümetine, “Medine Kalesi’nden Türk bayragini ben kendi elimle indiremem, eger mutlaka tahliye edecekseniz buraya baska bir kumandan gönderin” cevabini vermistir. Fahrettin Pasa, “Takdîr-i ilâhî, rizâ-yi Peygamberî ve irâde-i pâdisâhî seref-müteallik oluncaya kadar Medine müdafaasi devam edecegini” ve Ingilizlerle Araplara teslim olmaktansa Hz. Peygamber’in merkadini havaya uçurarak kendimi feda ederim diye yemin ettigi ifade edilmektedir.
30 Ekim 1918 yilinda Osmanli Devleti Mondros Mütarekesini imzalayarak I. Dünya Savasi’ndan çekilince, mütarekenin 16. maddesine göre Fahreddin Pasa teslim olmasi gerekiyordu. Kendisine Mondros Mütarekesini teblig için Istanbul’dan gönderilen yüzbasiyi hapsettiren Fahrettin Pasa Mondros Mütarekesi’nden sonra 72 gün daha Medine’yi savunmayi sürdürmüs ancak yiyecek, ilaç ve cephanesi tamamen bitince 13 Ocak 19192’da teslim olmustur. Fahreddin Pasa’nin teslim olmasiyla 400 seneden beri Türk hakimiyetinde olan Medine’de Türk hakimiyeti sona ermistir.
Ingilizler tarafindan Türk Kaplani lakabi verilen Fahreddin pasa, savas esiri olarak önce Misir’a daha sonra da Malta’ya gönderilmistir. 8 Nisan 1921’de Malta’dan kurtularak Milli Mücadele’ye katilmak üzere Ankara’ya gelmis 9 Kasim 1921’de TBMM tarafindan kabil Büyükelçiligine atanmistir. 4 yil boyunca Afganistan kabil büyükelçisi olarak görev yapmistir. Cumhuriyet döneminde bir ara geçim sikintisi yasayan Fahreddin Pasa esyalarini satarak geçinmeye çalismis bunun üzerine Ankara Askeri Yargitay’da kendisine görev verilmistir. 1936 yilinda da Tümgeneral rütbesi ile Türk Silahli Kuvvetleri’nden emekliye ayrilan Çöl Kaplani Ömer Fahreddin Türkan Pasa 22 Kasim 1948 yilinda Istanbul’da vefat etmis ve vasiyeti üzerine cenazesi Rumeli Hisari’na defnedilmistir.
