• BIST 100

    16193,56%0,17
  • DOLAR

    44,08% 0,03
  • EURO

    51,12% 0,26
  • GRAM ALTIN

    7338,23% 0,03
  • Ç. ALTIN

    11826,62% 0,00

MURAT FIDAN


BEDIÜZZAMAN’IN TBMM’DE RESMI TÖRENLE KARSILANMASI VE NAMAZLA ILGILI BEYANATI.


Büyük Islam alimi Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) hazretleri Ankara’ya Meclise davet edildi ve resmi törenle karsilandi. TBMM'de kürsüye çikip dua etti.

O günün resmi tutanaklarinda törenle ilgili ka­yitlar:

Ulemâdan Bediüzzaman Said Efendi Hazretlerine beyan-i hosâmedi:

Reis:

"Efendim, Bitlis Mebusu Arif Bey'le rüfekasinin takriri var.”

Riyaset-i Celileye:

"Vilâyat-i Sarkiye ulemâ-yi benamindan olup Anadolu gazilerini ve Meclis-i Âli'yi ziyaret etmek üzere Istanbul'dan buraya gelerek samiin locasinda bulunan Bediüzzaman Molla Said Efendi Hazretlerine hosâme­di edilmesini teklif ediyoruz.”

"Bitlis-Arif, Bitlis-Dervis, Mus-Kasim, Mus-(Ilyas Sami), Siirt- Salih, Bitlis-Resul, Ergani-Hakki"

(Milletvekilkerinin Alkislari)

Rasih Efendi (Antalya): "Kürsüye tesriflerini ve dua etmelerini ken­dilerinden rica ederiz."

Bediüzzaman Said Nursî (r.a.) hazretleri bunun üzerine kürsüye çikar, Millî Mücadele gazilerini tebrik eder ve dua eder. Bu merasim, tebrik konusmasi ve duadan bir sonraki gün çikan Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi de söyle bahseder:

"Vilayet-i Sarkiyye ulema-i beyamindan olup Anadolu gazilerini ve meclis-i âliyi ziyaret etmek üzere Istanbul'dan buraya gelen ve samiin locasinda bulunan Bediüzzaman Molla Said Efendi Hazretlerine beyan-i hosamedi edilmesi hakkindaki Bitlis Mebusu Arif Bey ve rüfekasinin takriri alkislar arasindan kiraat edildi." 

Bediüzzaman hazretleri, Meclisteki mebuslarin çogunun, dinî vecibelerini yerine getirmede gevsek ve lakayt bir tutum sergilediklerini müsahede etti ve çok endiselendi. Ankara'ya gelmek­teki asil maksadi, Kur'ân'i ve Islâm seriatini esas alan bir hükümetin tesi­siydi.

Meclis'te, sadece dine karsi lakaytlik yoktu. Ayrica, dinsizlik ve ateiizm fikirlerinin de propagandasi da yapiliyordu. Bu dehsetli cereyani Bediüzzaman hazretleri söyle anlatir:

“1338'de Ankara'ya gittim. Islâm Ordusu'nun Yunan'a galebesinden nese alan ehl-i imanin kuvvetli efkâri içinde, gayet müthis bir zmdika fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasâne çalistigi­ni gördüm. "Eyvah," dedim. "Bu ejderha imanin erkânina ilisecek!"

Bediüzzaman hazretleri, Meclis'te gözlemledigi dine karsi lakaytlik ve "dinsizlik cereyani" karsisinda, Hubab ve Zeylü'l-Zeyl adlarinda inkârciligi ve din­sizlik fikrini çürüten Arapça iki eser telif etti. Fakat kendi ifadeleriyle "maatteessüf Arabî bilen az ve ehemmiyetle bakanlar da nadir olmakla beraber, gayet muhta­sar ve mücmel bir surette o kuvvetli burhan tesirini göstermedi. Maattees­süf, o dinsizlik fikri, hem inkisaf etti, hem kuvvet buldu."

Bununla bir­likte, Bediüzzaman hazretlerinin Ankara'daki esas gayesi, mebuslara Islâm'a bagli kalmalarini ve dinî vazifelerini eda etmelerini, böylesi kritik bir dönemde tekrar hatirlatmaktan ibaretti. Bu istikamette on maddelik bir beyanname hazirladi ve bütün mebuslara dagitti. Bu beyanname, Kazim Karabekir Pasa tarafindan M. Kemal'e de okundu.

Bediüzzaman hazretleri ilk olarak, halki yö­neten liderlerin ve halkin temsilcisi konumundaki vekillerin dinî vecibele­rini yerine getirmeleri gerektigini; bunu yapmamalari hâlinde halka bü­yük zarar vereceklerini dile getirir.

Meclis'e sundugu bu beyanname ve yaptigi siddetli tesvik ve tavsiyeler oldukça etkili oldu ve 60'tan fazla mebus, düzenli olarak namaz kilmaya basladilar. Bu yogun alakadan dolayi, mescit ola­rak kullanilan küçük odanin yerine, daha büyük bir oda kullanilmaya bas­landi. Mebuslar üzerinde ciddi tesir birakan bu beyanname, Meclis Bas­kani M. Kemal’in tepkisini çekti. Çok sayida mebu­sun bulundugu bir zeminde Bediüzzaman hazretlerine söy­le dedi:

"Sizin gibi kahraman bir hoca bize lâzimdir. Sizi, yüksek fikirlerizden istifade etmek için buraya çagirdik. Geldiniz, en evvel namaza da­ir seyleri yazdiniz, aramiza ihtilaf verdiniz."

Bediüzzaman hazretleri çok kizgin ve siddetli bir cevap verdi:

"Pasa! Pasa! Islâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdir. Namaz kilmayan haindir, hainin hükmü merduttur."

O esnada hazir bulunan mebuslar, Bediüzzaman hazretleri için endiseye ka­pilmislardi. Bu sözlerinden dolayi ona bir zarar verilebilirdi. Fakat M. Kemal Bediüzzaman hazretlerinden zimnen özür diledi ve iki gün sonra, maka­minda  iki saatlik tekrar bir görüsme yapti.

NECATİ ÖZÇETİN
18.10.2022 19:53:55
Evet evet çok güzel bir şey olmuş Maşallah devam edecek inşallah teşekkür ederim kardeşim Allah razı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.