• BIST 100

    15750,07%-2,31
  • DOLAR

    43,96% 0,03
  • EURO

    51,10% -0,61
  • GRAM ALTIN

    7260,62% -3,65
  • Ç. ALTIN

    11848,56% -2,98

Misafir Kalemler


Saçip savuranlar seytanin kardesleridir.


Nazile SANAL

Yüce Rabbimiz buyuruyor:

“Akrabaya, yoksullara, yolculara hakkini ver, israfla saçip savurma.
Çünkü israf edenler seytanin kardesleridir”

Emir büyük yerden derdi  ebeveynler.
Hâl böyle iken kim ister ki seytanin kardesi olmayi.
Hasa hiç kimse istemez elbette, ancak mesele isteyip istememe mevzusu degil;
vahyin uygulanan boyutu söz konusu.

Allah muhafaza buyursun bu haslet varsa üzerinde "yok ben istemiyorum" demek ne derece inandirici.

Israf deyince sadece yeme ve içme anlayanlar çogunlukta elbette.
Ama bir hakikat var ki insani onunla hem kurtulusa, hem felakete sürükleye biliyor mesela.
Hz.Peygamber efendimiz (a.s.v)söyle buyurmustur.

"Kiyamet günü hiçbir kul
su bes seyin hesabini vermeden yerinden kipirdayamaz.
-Ömrünü nerede tükettin,
-Ilmiyle ne gibi isler yaptigindan,
-Malini nereden kazanip, nerede harcadigindan,
-Canini nerede yiprattigindan."

Görülüyor ki bunlar Allah’in emanetleridir; onlari saçip savurmaya, yada hor kullanmaya hakkimiz yoktur, elbette.

Ölçü konulmustur. Insan, ömrünü kendisini yaratan, yasatan, rizik veren Rabbinin emir ve yasaklari dogrultusunda yasarsa ihanet  ve israf etmemis olarak rizasini alir ve iki cihanda aziz olma serefine nail olur.

Aklini, kazancini, ilmini, canini ayni sekilde  Rabbimiz rizasina  ve ölçülerine uygun kullanmak durumunda insan.

Yoksa malda, canda, ilimde benim istedigim gibi hevama hevesime uygun kullanirim lüksüne sahip degiliz;
Ilgili ayet dang dang vuruyor kafamiza .

“Allah ve Resulü herhangi bir konuda hüküm verdiklerinde artik mümin bir erkek veya mümin bir kadin için islerinde tercih hakki yoktur. Allah'in ve Resulünün emrine itaat etmeyenler, dogru yoldan açikça sapmislardir” Azhab 36. Ayeti kerime basli basina insan hayatinin tüm alanlarina  hükmetmekte, kaç kaçabilirsen.

Günümüzde üzülerek çokça karsilastigimiz “ama” lar  bu sorumluluktan muaf tutmuyor insani.

Sanki hasa Ayetlerin indigi dönemler yada sonralari, bugünün sartlarindan farkliymis yada kolay sartlarda yasanmis gibi algilamak acziyetin tezahürüdür.

Onca imkanin elinde bulundugu, Rabbimizin "Ya Muhammet, iste ki altindan daglar yürüteyim" buyurdugu Resul kuru hasir üzerinde yasasin:

Mekke’yi fethetsin, deve üzerinde secde halinde tevazuyla girsin ve Nasr suresinin ifade ettigi Rabbinden bagislanma dilesin; evine vardiginda yine arpa ekmegine talip olsun.

Hz Ömeri düsünelim; kendisi için gelmis ikramlarin halkin sofrasinda  olup olmadigini soruyor. "Yok ya Emir-ül müminül" denince  derhal orayi terketsin.

Içtigi sütün vakif koyunlarindan oldugunu ögrenince girtlagini yararcasina elin bogazina sokup disari çikarsin.

Hani Hz Ömer güzellemeleri yapiliyor ya güya.

Açliktan imkansizliktan perisan halkin karsina çikip, tarimin ve  hayvanciligin bitirildigi bir cografyada manda yogurdu kestane bali karisimi tarifi yapmakla olmuyor malesef. Kaldi ki ne derece etik.

Gerçi Ibn-i Haldun’un sözünü de yabana atmamali, her ne kadar istisnalar olsa da.
“Yönetenler en çok yönettiklerine benzerler”

Rabbimizin idrak et dedigi aklimizi, bak ve dogruyu yanlistan ayirt et dedigi gözümüzü, adeleti zulümden ayirabilecek vijdanimizi israf edip seytanin kardesleri olmamak duasiyla...
Vesselam.
 

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.