• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

DR. VEHBI KARA


Stratejik savas uçaklarimizin vebalini kim ödeyecek?


Türk Silahli Kuvvetleri yöneticileri olan general ve amirallerinden ciddi manada hesap sorulamamaktadir. Isin kötüsü Cumhuriyet tarihimiz boyunca daima askerler meclisimizden, milletimizden, seçilmis yöneticilerimizden hesap sormustur. 

Yakin zamanda 104 amiralin ortak bir bildiriye imza atmasi bu çirkin gidisatin hâlâ devam ettigini göstermektedir.

Öyle bir orduya sahibiz ki; 4 Aralik 1990 tarihinde Cumhurbaskani Özal’in emrine karsi gelecek derecede isyankâr bir ruha sahiptir.   

Birlesmis Milletler Güvenlik Konseyi kararina uygun olarak Lozan’da peskes çekilmis Musul ve Kerkük gibi vatan topraklarimizin kurtulmasi imkâni bizzat Genelkurmay Baskani Necip Torumtay tarafindan akamete ugratilmis ve bu büyük suçun cezasi verilmemistir.  

Askeri talimatlarinin ilk sirasinda yer alan “ordu her an savasa hazir tutulmalidir” emrine ragmen generallerimiz, savasa hazir olmadigimiz gerekçesi ile görevden kaçinmislardir.   

Birakin Türk tarihini dünya askeri literatüründe dahi böyle bir isyan hareketinin esine ve benzerine pek az rastlanmistir.  

Çoktan sorgulanmasi gereken bu durum; siyasetçilerin cesaretsizligi nedeniyle daima akamete ugramistir. Ülkemizde general ve amiraller hatta albaylar korkusuzca darbe yaparak milletimizin canina okumuslardir.   

Nihayet 15 Temmuz 2016 tarihinde bu kötü gidise son verilmis halkimiz darbeci askerlere karsi gögsü ile mücadele etmistir.   

Elbette bu durum darbeci gelenegi hâlâ sürdürmeye çalisan kesimleri çok rahatsiz etmektedir. Ellerinde kalan son bir güç ile ülkemizin sivil rejimini bozmak için çareler aramaktadirlar. Her 8-10 yilda bir darbe yapmaya çalisan bu askerlere karsi ne yazik ki siyasetçilerimiz sert bir cevap verememektedirler.    

CHP daima askeri darbelere yesil isik yaktigi gibi Iyi Parti de 28 Subat’in destekleyicisi olarak övünen liderleri Meral Aksener’le birlikte sivil otoriteye meydan okumaktadirlar.   

Saadet Partisi lideri ise darbeci generallerin hapse atilmasini içine sindirememektedir.   

Nasil ki; Kibris Baris harekati esnasinda kendi savas gemimiz olan Kocatepe’yi kendi savas uçaklarimiz tarafindan vurdugumuz halde bir general veya amiral cezalandirilmamis bilakis suç ve kabahat ordumuz üzerine birakilmistir; simdi de benzer bir durum yasanmaktadir.   

Hava Kuvvetleri yönetimindeki bazi generaller, yaklasmakta olan Rusya-Ukrayna savasini görmeyerek; 360 milyon dolar degerindeki iki stratejik savas uçagimizi tehlikeye atmislardir.   

24 Subat 2022 tarihinde Ukrayna’nin Kiev sehrindeki Boryspil Uluslararasi Havaalanina inen iki adet A400M nakliye uçagimiz esine ender rastlanan bir sorumsuzluk örnegi olarak savasin ortasinda kaderine terk edilmistir.   

Ayni gün içerisinde savasin patlak verdigi ve acil olarak görevin iptal edilmesi gerekirken uçaklarimiz inanilmaz bir sorumsuzluk örnegi olarak Ukrayna’da yere inmistir.   

Biran için burada yapilan yanlisligi ve savas hakkindaki öngörüsüzlügü kabul edelim. Fakat uçak operasyonlarini yöneten Hava Kuvvetleri Komutanliginin acilen bu uçaklarin kaldirilip emniyetli bir noktaya götürmeyi akil edememesi kabul edilemez bir durumdur.   

Bu arada ülkemizin nice fedakarliklar ile edindigi bu çok degerli uçaklarin kurtarilmasi için Milli Savunma Bakaninin Ukrayna ve Rusya nezdinde gayret göstermesi gerekirken son derece duyarsiz bir biçimde çesitli törenlere katildigini görebiliyoruz. Neymis CHP lideri önemli bir siyasetçinin Kara Harp Okuluna gelisinin 123. Yildönümü kutlamasi yapiliyormus. Uçaklarimiz tam 17 gün boyunca tehlikedeyken bununla ilgileniyorlar.  

Ilkokul müsamerelerine benzeyen bu törenlerde Talat Aydemir örneginde oldugu gibi askeri darbelere odak olan Kara Harp Okulundaki ritüeller ne yazik ki; kimse tarafindan sorgulanmamistir.   

CHP’nin en önemli ilkelerinden olan “devrimciligi” devleti koruma ve kollama görevi olarak gören bu anlayis; hâlâ ayakta alkislanmakta kimse tarafindan sorgulanmamaktadir.

Anayasal rejimi askeri darbe yaparak yikan askerlere gereken ders verilmemistir. Bu konuda en önemli kisi olan Milli Savunma Bakani Hulusi Akar’in açiklama yapmasi son derece önemlidir.   

Ayrica uçaklarimizin akibeti ile ugrasmak asli vazifesi iken Hava Kuvvetleri Komutani Orgeneral Hasan Küçükakyüz’ün Kara Harp Okulunda ne aradigini gerçekten çok merak ediyorum.   

Simdi sormak gerek: Kocatepe muhribimizin kendi uçaklarimiz tarafindan batirilmasi sonucunda karsilastigimiz aci durum tekrarlanacak midir?   

Milyarlarca lira ödeyerek aldigimiz nakliye uçaklarimizin heba edilmesi ve bu duruma sebebiyet veren komutanlarin ceza almadan bir çesit müsamerelere katilmasi kabul edilebilir bir durum mudur?   

Cumhurbaskani Erdogan’in bu feci duruma el atarak bir çözüm bulmasi ve görevini liyakati ile yapmayan generalleri cezalandirmasi sarttir.   

Bunun yöntemini devlet yöneticisi olarak acilen belirlemelidir. Daha önce “asker darbe yapabilir” endisesi ile islenen büyük skandallara sesimizi çikaramiyorduk. Lakin artik devir degismistir.   

Bütün asker ve sivil bürokratlar sorgulanmali ve eger ihmali var ise cezalandirilmalidir. Zira milletimizin böyle bir duruma tekrar tahammül etmesinin imkâni kalmamistir, vesselam…    

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.