• BIST 100

    11007,37%0,81
  • DOLAR

    42,50% 0,02
  • EURO

    49,49% -0,20
  • GRAM ALTIN

    5752,69% 0,01
  • Ç. ALTIN

    9322,75% 0,27

Asiye Türkan


HAYALLER VE RÜYALAR


Her birimiz hizla bireysellesen dünyanin fertleriyiz. Dünyanin globallestigi, uzagin yakin oldugu, iletisimin en hizli çaginin yasandigi su ortamda olmakla beraber, hizla birbirimizden uzaklasmakta, yalnizlasmakta, daha mutsuz olmaktayiz.   

Degerlerin alt üst olup, erdemlerin ve erdemlilerin kayboldugu su günümüzde ne kendimize yakisani yaparak içten huzuru yakalamakta ne de mutlu olmak için yapilan evliliklerimizde huzurun pesindeyiz.   

Inadina gururumuzu ön plana çikarip, otorite savasinda basarili olmak için kiliçlarimizi kusanmis “hazir ol” durumundayiz.   

Bos hayallerin pesinde kosturan onca kalabaliklar içinde bizlerde kaybolmaktayiz.  

Su bir gerçektir ki; dinsiz bir toplumda hayal her zaman ön plandadir. Günümüzde insanlar “Düsün basar” ninnileriyle uyutulup, bir çok metotlarla uyudugu uykulara devam ettirilmektedir.  

Peki; basarinin, mutlulugun ve huzurun zenginlige, makama, sana endekslendigi günümüzde bizim rüyalarimiz nelerdir?  

Hayâl; kafamizda tasarladigimiz seraplardir.
Rüya ise; gökten inen bir gerçektir, bir misyondur, bir haktir.

Bunun farkinda olan batili düsünür Sören Kierkegorg  “ Insanin rüyasi ne kadar yüceyse, kurbani o kadar yücedir. Kurbani ne kadar yüceyse  insan o kadar yücedir.” demistir.  

Hak edilmeden, hemen çok kazanmak pesinde olan bizler, yolunda gitmeyen durumlarda da baskalarini suçlu görmekteyiz. Suçlu ya yasadigimiz ortam yada karsilastigimiz insanlardir. Haksizliklara ugrayan daima bizizdir.  

Evliliklerimizde de durum pek farkli degildir. “Ben” den “biz” e geçemiyoruz. Eslerimizi tanima gayreti içinde degiliz.   

Sorumluluklarimizin gerekliligini yapmadigimizdan anlasmak için ortak alanlar olusturmuyor ve ortak kararlar alamiyoruz.   

Farkli dillerden konustugumuzdan dolayi iletisim kuramiyoruz. Bundan dolayi; sevgiyi, saygiyi, merhameti, muhabbeti yapamiyoruz. Haliyle bu hâl evimizdeki huzurun kaybolmasina da vesile yapiyoruz..
 
Halbuki Cenab-i Allah Nahl Suresinde “Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yapti”  buyurmaktadir.  

Bizim bu noktada tekrar insanligimiza dönüp, bize yakisanin pesinde olmamiz ve bize yakisani yapmamiz gerekir. Elbette bu sekilde olmak dünyayi daha yasanilir kilacaktir.  

Dualarimizda “Ya Rabbi! Bana bu dünyada iyilik, güzellik ver, ahirette de iyilik güzellik ver ve bizi cehennem azabindan koru”  diye dua etmemiz huzur ve dinlenmenin bu dünyadaki evlerimizde olmasini gerekli kilmaktadir. Mutluluk her birimizin hakkidir.  

Mutluluk nerede baslar? Mutlulugun ve huzurun sahibi kimdir? Kendi yüreginde huzurlu olmayan huzurun tasiyicisi olabilir mi?   

Saniyorum bunu iyi düsünerek yola çikmaliyiz. Mutlulugun ve huzurun pesinde kosan bizler hala sorunlarimiz için düsünmüyorsak çözüme ulasamayacagiz.  

Gayret bizden,  basari alemlerin sahibi Allah’tandir. Bu hakikati unutmamali, yanlis adresten istememeliyiz. 
Mutlulugun ve huzurun yegâne sahibi olan Allah’a el açmaliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.