Bundan 91 yil önce ülkemizde bir kez daha çok partili hayata geçme tesebbüsü yasanmis fakat CHP’den ayrilan siyasetçilerin kurmus oldugu Serbest Firka’nin kapatilmasi ile bu tesebbüs de basarisiz kalmistir.
CHP idarecileri, Serbest Firka’yi kapatmakla kalmamis ayrica gözdagi vererek halkimizin hürriyet ve özgürlük taleplerini de ezmislerdir.
Bu maksatla o yillarda çok basvurulan kiskirtma eylemleri düzenlenmis ve sonucunda çok partili hayata geçis çabalari da bosa çikarilmistir.
Konu önemlidir zira ülkemizde demokrasi ve hürriyet taleplerinin nasil boguldugunu anlamak için bir firsat sunmaktadir.
Bu maksatla tarihin karanliklarina hapsedilen Menemen’de yasanan olaylar ile ilgili olarak 24 Aralik 2006 tarihinde önemli resmi belgeler yayimlamistir.
Önceden “Büyük Erkân-i Harbiye Riyaseti” olarak adlandirilan Genelkurmay Baskanligi’na ait 26 Aralik 1930 tarihli belgeler; ibretli olaylar ile doludur.
Olaylarin nasil gelistigini bir kez daha anlatmakta yarar vardir.
Bu vesile ile her geçen gün siyasi hayatimiza daha fazla atilan kadin siyasetçilere de görev düsmektedir. Çünkü kadin haklarinin gelisimi, seçime katilma ve kadina siddet konusunda cumhuriyetimizin ilk yillarinda yasanan aci olaylari da degerlendirme firsati bulunmaktadir.
Örnegin Cumhurbaskanimizin kizkardesi Makbule Atadan, her ne kadar yerel yönetimler için dahi olsa ülkemizde yapilan ilk çok partili seçime Serbest Firka’nin kurucu ortagi olarak girmistir.
Konuyu çok yönlü bir sekilde ele alip degerlendirmek ülkemizdeki hürriyet ve özgürlük hareketleri açisindan önemlidir.
Nitekim Fethi Okyar’in baskanligindaki Serbest Firka, CHP’nin karsisinda yer alarak özellikle Ege bölgesinde büyük basarilar kazanmistir.
Basbakan Ismet Inönü bu muhalefet partisinin seçimlerdeki basarisini hazmedememis kisa zamanda kurucusu olan Okyar’a baski yapilarak partinin kendisini fesh ederek kapatilmasini da saglamistir.
Fakat halkin demokrasi taleplerine firsat verilmemesi için çok ciddi provaksiyonlara da imza atilmistir.
Mahkeme tutanaklari ve Genelkurmay raporlarinda; olaylarin daha önceden takip edildigi anlasilmaktadir.
Çesitli vaatlerle kandirilan alti uyusturucu müptelasinin Menemen ilçesine gelerek yapmis olduklari eylemler; tereddütlere yer vermeyecek bir biçimde çok açik olarak vurgulanmistir.
Üzerinde neredeyse hiç tartisilmamis bir konuya bu vesile ile yer vermek gerekiyor. Zira silahsiz olarak kiskirtilmis topluluk üzerine gönderilen Astegmen Kubilay ile ilgili olarak Ilçe Jandarma Komutani olan Yüzbasi Fahri’nin rolü ele alinmamistir.
Bu komutanin eylemcilerin elebasi olan Dervis Mehmed’le bir süre konusmus oldugu raporlarda yer almaktadir. Fakat konusma kayitlara; “ikna edemedi” seklinde geçmektedir.
Yüzbasi Fahri, sessiz ve uysal bir sekilde geri çekilmis Jandarma Alayindan asker istemekle yetinmistir. Nitekim ilgili jandarma komutanligi o sirada askerligini yapmakta olan Ögretmen Kubilay’i çok küçük bir müfreze ile kiskirticilarin üzerine göndermistir.
Toplumsal olaylara müdahale konusunda yeterli tecrübesi olmayan bu askerde; silâh, müfreze askerlerinde ise mermi yoktur.
Isin daha kötüsü ise bu vatan evlatlarini kurbanlik koyun gibi ileriye süren Yüzbasi Fahri hakkinda hiçbir islem yapilmadigi, raporlara geçmistir.
Ilgili raporlarda kendini Dervis Mehmet olarak tanitan kisinin Manisa’da bir esrarkes kahvesini mekân edindigi tespiti ile beraber; Astegmen Kubilay’in haince bir kiskirtma sonucunda sehit edildigi de ifade edilmektedir.
Genelkurmay tarafindan Menemen’e gönderilen 1. Kolordu Komutani Vekili Mustafa Muglali, olayla ilgili olarak kurulan Harp Divaninda alti kisinin yasattigi trajedinin faturasini Menemen halkina kesmistir.
Muglali, ilgili ilgisiz herkesi yargilamis sonuçta 35 kisiyi idam etmistir.
Bir tanesi Yahudi olan 41 kisi ise çesitli hapis cezalarina çarptirilmis yetmedi çesitli illerimizde “irtica” kampanyasi düzenlenmistir.
Sonuçta olaylarla hiçbir alakasi olmayan bir çok masum insan; asilarak cezalandirilmistir,
vesselam….
