• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

DR. VEHBI KARA


Karamollaoglu 28 Subat Magdurlarindan Özür Dilemelidir


Yunus Emre’nin güzel bir deyisidir. Bakin hele nasil demis:. 

Söz ola kese savasi. Söz ola kestire basi. Söz ola agulu asi. Bal ile yag ede bir söz.   

Evet, söz ok gibidir agizdan çikti mi bir daha geri dönmez. Bazen güzel bir söz, düsmani dost eder. Lakin yanlis ve vicdansizca sarf edilen bir söz insani hem bu dünyada hem de ruz-i mahserde mahcup ve mesul eder.   

Iste Saadet Partisi Genel Baskani Temel Karamollaoglu, öylesine agulu ve zehirli bir söz söylemistir ki; bunu hamiyetperver Türk milletinin kabul etmesi mümkün degildir. Zira vatanperver insanlarin kalbine saplanan bu kursun yarasina benzeyen söze cevap vermek gerekiyor.  

Karamollaoglu’na söyledigi çirkin sözleri kendisine yedirmek önemli bir vazifedir. Lakin daha önce bir sans taniyip özür dilemesini beklemek gerekiyor. Bu nedenle makalemde elimden geldigince hafif kelimeler kullanarak, nezaket sinirlari içinde açiklama yapacagim.   

Peki! Karamollaoglu, son bir ay içinde kamuoyu önünde ve Müslüman Türk toplumun degerlerine savas açan Halktv’de neler söyledi. Hayatini Islam’a feda etmis kahraman Türk milletinin içine kolayca hazmedemeyecegi bu sözleri dikkatlice inceleyelim. Söyle diyor:  

"Ben diyorum ki helallesme bu noktada, ordunun bu kademesine gelmis insanlarin bu sekilde cezalandirilmasini, Türk ordusunun basindaki bu insanlari içime sindiremiyorum. 28 Subat'la ilgili olarak söylüyorum bunu, Bizi rencide etti" ifadelerini kullanmistir.  

Sözünü ettigi 28 Subat’in darbecilikten hüküm giymis ve rütbesi sökülmüs generalleridir. 10 binden fazla askerin ordudan atilmasina sebep olmus kisileri savunmaya basladilar.   

Hâlbuki bu darbeciler, kurmus olduklari yasadisi Bati Çalisma Örgütü (BÇG) tarafindan bu büyük darbe operasyonu ile vatanperver askerlerin çok sevdikleri ordudan atilmasina sebep olmuslardir.   

Iste Karamollaoglu, bu darbe emirlerini veren generalleri savunmaya kalkiyor.   

TBMM Arastirma Komisyonu ve bagimsiz kuruluslar tarafindan yapilan incelemelerde ülkemizin 250 ile 450 milyar dolar zarara ugratildigi ve sadece hortumlanan bankalarin kurtarilmasi için 60 milyar dolar halkimizin cebinden çiktigini Karamollaoglu bilmiyor, sanirim. Zira bunlara sebep olan generallerin hapse atilmasini içine sindiremiyormus.  

28 Subat 1997 Sürecinde halkin oylari ile seçilerek hükümet kuran Necmettin Erbakan’a kan kusturan, emri altindaki generaller araciligi ile küfür ettiren ve bu küfür nedeni ile tümgenerallik rütbesine yükselten darbecilere verilen cezalardan; rencide olmus beyefendi.  

Benim anlayamadigim daha önemli bir husus Karamollaoglu’nun sözlerinden çok onun bu çirkin sözlerine karsi hiçbir tepki göstermeyen Saadet Partisi yöneticileri ve parti teskilatlaridir. Bu partililer yarin bir gün seçim oldugunda halkin yüzüne nasil bakacaklar?   

Parti genel baskanlarinin verdigi demeçlerden dolayi yüzlerine tükürülmeyecegini mi zannediyorlar? Baslarina gelecekleri hiç düsünmüyorlar mi?
Bu igrenç konusmadan iki hafta önce de benzer sözler sarf edip imam hatiplerde okuyan ögrencilere de dil uzatan Karamollaoglu’na “dur” diyecek bir partili yok mu? 

Isin bir baska tuhaf olan kismi ise bütün bu çirkin sözler Saadet Partisine yakin medya araçlarinda yer almiyor. Çünkü utaniyorlar. Milletin karsisina bu ikiyüzlü tavir ile çikmaktan çekiniyorlar. Sanki hiç söylenmemis gibi kör-sagir-dilsiz tavrini takiniyorlar.  

Karamollaoglu, askerlerimiz eli kanli terör örgütünün saldirilarinda sehitler verirken, “Artik birinci tehlike PKK degil, irtica” basliklarini attiran darbeci basini unutmus anlasilan. Darbeci generallerin “Gerekirse silah bile kullaniriz” seklinde manset atmasini ise içine sindirebilmis besbelli…  

Hâlbuki bu Saadet Partili yönetici ve yazarlar, Cumhurbaskani Erdogan’a, “28 Subat’çilarla isbirligi yapiyor” diyen insanlar degil miydi?   

28 Subat’in darbeci generalleri hala kendilerinin cezaevine konulmasi nedeni ile hükümete tehditler savururken bu sekilde kamuoyu önünde konusan bir siyasetçiyi ikaz etmek gerekmez mi?   

Umarim yapilan hatanin ne derece büyük oldugunu Saadet Partili yazar ve yöneticiler anlayip Karamollaoglu’nun geri adim atarak özür dilemesine vesile olurlar.  

Kapatilan Refah Partisi’nin Adalet Bakani olarak görevlendirdigi Sevket Kazan’in, 28 Subat durusmasina gidip, sikâyetçi olmamasinin halkimizin ne kadar tepkisini çektiginin de farkinda degiller, besbelli.   

Özellikle benim gibi darbeci generaller tarafindan ordudan ayrilmak zorunda kalan askerlerin, Sevket Kazan hakkinda neler düsündügümüzü bilmedikleri kesindir.   
Tansu Çiller gibi bir kadin kadar cesareti dahi olmayan bir de hukukçu geçinen böyle insanlarla elbette o dehsetli mahser gününde hesaplasacagiz. Karamollaoglu’nun izinden gidenler bunu unutmasinlar.  

Yazimin son kisminda degerli bir asker arkadasim olan Sadik Güray Balatekin’in yazmis oldugu “Madem O Var Her Sey Var” kitabindan bahsetmek istiyorum. Umulur ki; bahse konu siyasetçi ve yazarlarin gittigi yolun çikmaz sokak oldugu; anlasilmis olur.  

Balatekin, 28 Subat sürecinde yapilmis olan darbe ve vicdansizliklari kitabinda dile getiriyor. Kendisi bir konudan yeterince bahsetmemis lakin ben yazayim:  

Özellikle dini inançlari bir kenara birakin “Hipokrat Yemini” eden doktor, hekim ve diger saglik çalisanlarinin mesleklerini onurla uygulayacaklarina dair bir yemin vardir. Iste bu and ve söze karsi bir çesit ihanet içine girmis bir askeri hastanedeki saglik çalisanlari vardir.   

Balatekin’in esi Aliye Hanim’in tedavisi devam ederken hastaneden çikarilmasina sebep olmuslardir. Bu yasadisi ve onursuz emri isterse Cumhurbaskani versin uygulamamalari gerekiyordu. Iste yapilan bu çirkin tutum ve hareket sonrasinda hasta bir kadinin vefat etmesi, dünyada esi benzeri görülmemis bir vicdansizlik ve skandaldir.  

Darbeci generaller, bu olay gerçeklesirken sirf esi basörtülü diye Balatekin’i “disiplinsizlik” gerekçesi ile ordudan atmislardir. Yetmedi, kanser hastaligina yakalanmis esi Aliye Hanim’in tedavisini keserek askeri hastaneden çikarmislardir.   

Ey vicdansizlar ve ey katiller! Meslek hayatinda bir defa dahi ceza almamis buna mukabil 21 kere ödül ve takdirname almis bir yüzbasiyi hangi yüzle ordudan atiyorsunuz? Bu nasil ve ne çesit bir anlayistir? Namuslu ve vatanperver bir subayi ne cesaretle disiplinsiz diyerek suçluyorsunuz? Bunun bu dünyada olmasa bile mahserde sizden sorulacagini bilmiyor musunuz?  

Darbeci generallerde hakperestlik ve siradan insanlarda dahi bulunan vicdandan eser olmadigini düsünüyorum. Fakat hiç olmaz ise meslek ahlaki dahi olmaz mi? Bir çaliskan ve basarili meslektasina karsi dahi küçük bir vefa olmaz mi?  

Komünist Rus ordusunda bile böylesine canavarca insan hayatina kast edildigi bir dönemin olmadigini düsünüyorum. Elbette bu çirkin ve affedilmesi imkânsiz suçlari isleyenlere karsi Türkiye Cumhuriyeti agir ceza mahkemeleri ve temyiz mahkemelerinin kararlarini “beni rencide etti” diyerek cevaplayanlara daha çok söyleyeceklerim vardir.   

Fakat simdilik sadece bir özür bekliyorum. Aksi takdirde bu meselenin daha çok üzerine gidecegimin özellikle Saadet Partisi yetkililerince bilinmesini isterim, vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.