• BIST 100

    11007,37%0,81
  • DOLAR

    42,52% 0,07
  • EURO

    49,55% -0,06
  • GRAM ALTIN

    5743,85% -0,15
  • Ç. ALTIN

    9322,75% 0,27

EROL AYDIN


BOGAZIÇI’NIN BOGAZI MI SIKILIYOR?


Bütün dünyada üniversiteler bilimin özgür olarak ilim ve irfanla yogruldugu bagimsiz yapilanmalardir. 

 

Demokrasi, çok seslilik ve çogulcu katilimin olmazsa olmaz mekânlaridir. Fikri hür, irfani hür ve vicdani hür gençlerin buralardan yetiserek ülkenin kalkinmasina katki sunmalari onlardan beklenen sonuçtur.

Üniversiteler karmasik yapilari, ögrenci sayilari ve de kampüsleri ile yönetilmesi gereken büyük bir yapilanmadir. 

Bu ortamlarda serbestlik ve tolerans üst seviyede oldugu için de ülkenin genel sorunlari ve üniversite ile ilgili farkli görüs ve fikirlerin de olmasi dogaldir. 

Siddet ve hakarete bunun yaninda mevcut isleyise engel olunmadigi sürece bu protestolar da normal karsilanabilir.

Bu kapsamda bir süredir Bogaziçi Üniversitesi’nde meydana gelen eylemler kabul edilebilir sinirlarin ötesine geçmistir. 

Basta hakli gibi görülen talepler zivanadan çiktigi için hem kamuoyuna hem de üniversiteye zarar vermektedir. 

Önceki rektör istenmedigi için degistirildi fakat olaylar durulmadigina göre bunda iyi niyetten bahsetmek artik mümkün degildir. 

 

Marjinal guruplar, yasa disi fraksiyonlar ve de bir kisim medyanin da çanak tutmasi ile olaylar çigirindan çikmistir. Rektörün makam arabasinin üstünde yari çiplak bir vaziyette tepinmeye varan görüntüler kabul edilebilir degildir. 

 

Bu görüntüler hem üniversitenin itibarina zarar veriyor hem de iyi niyetle egitim almak isteyen ögrencileri de sikintiya sokmaktadir.

Ülkenin en prestijli üniversitesine en yüksek puanlarla ögrenci alinmasi sonrasinda gelecegimizin teminati olan gençlerimizi bu sekilde gördükçe insan gelecek adina umutsuzluga kapiliyor. 

 

Polis, güvenlik saglamak için tedbir aliyor, bir avuç kendini bilmez; cumhurbaskanina, iktidara, polise her türlü hakaret ve tehdidi savururken gözaltina alindiklarinda isyan ediyorlar. 

 

Özgürlügün, demokrasinin olmadigina, siddet uygulandigina feryat figan ederek provokasyonu elden birakmiyorlar.

Zavalli aileler bin bir zorlukla çocuklarini egitim için gönderdikleri buralarda savrularak güya hak mücadelesi adi altina piyon olmanin ötesine geçemiyorlar. 

 

Muhalif olmayi, yönetime karsi gelmeyi, eylem yapmayi kahramanlik görüyorlar. Gerçek hayatla yüzlesmedikleri için ekmek elden, su gölden bu devranin bu sekilde devam edecegini zannetmeleri ise vizyonsuzluklarini ortaya koyuyor.

Sonuç olarak; kimse Bogaziçililerin bogazini sikmiyor böyle bir algi olusturmaya çalisarak üste çikma çabalari beyhudedir. Kamu huzurunu temine çalisan polise, üniversiteyi yönetmeye çalisan rektöre kafa tutacaklarina bilime kafa tutsunlar da dünya siralamasina daha itibarli bir yere gelseler de hepimiz alkislasak. Fakat isin kolayina kaçarak ayni zamanda acizliklerini de ortaya koyuyorlar. 

 

Hani ne oldu, Bogaziçi’nin bir kültürü vardi? 

Gören, duyan, bilen var mi? 

Esenlik dileklerimle,

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.