• BIST 100

    14155,46%0,76
  • DOLAR

    42,69% 0,23
  • EURO

    50,15% 0,06
  • GRAM ALTIN

    5897,70% 0,71
  • Ç. ALTIN

    9533,17% 2,62

MEHMET NURI YARDIM


Yerli Sinemanin Öncüsü Mesut Uçakan


Her filmi ile sinema dünyasinda adindan söz ettiren Mesut Uçakan, Süveydâ’da 18 yil süren “ezan yasagi”nin topluma yansimalarini anlatiyor.

Mesut Uçakan, Türk sinemasinda kendine özgü bir dil gelistirebilen, yerli ve millî kaygilarini her zaman öne çikaran, estetik yönü güçlü filmleriyle uzun yillardan beri sinemaseverlerin gönlünde taht kuran iyi bir yönetmendir. Sali günü Beyoglu Atlas Sinemasi’nda yeni filmi Suveydâ’nin basin gösterimi yapildi. Basin ve sinema dünyasindan birçok asina ismin katildigi gösterim, salgin sartlarina uygun yapildi ve dostlarin hasret gidermesine vesile oldu. 

“Hepimiz sonsuz karelerden olusan bir filmin içindeyiz” diyor yönetmen Mesut Uçakan. Aslinda hepimiz dünya dedigimiz bu büyük platoda rollerimizi oynuyoruz. “Motor” dendi mi film basliyor, hikâye bütün heyecaniyla sürüyor ve “stop!” Hangimiz rol almiyoruz ki bu senaryolari bitmek tükenmek bilmeyen dünya filminde. Uçakan Yesilçam’da taninan bir yönetmen. Ama aykiri, sistemli, farkli ve kararli. Monoton ve vasat çizginin disina tasan, kurallari asan, statükoya tavir koyan ve hak bildigi gerçekleri filmlerinde her zaman pervasizca seslendiren bir aydin. Bir yönetmen oldugu kadar bir düsünce ve aksiyon adami. Idealist, mefkûreci, hareket ve dava adami. Heyecan ve tutku insani. Yetistigi muhit, birkaç nesil yetistiren mühim bir müessese: Milli Türk Talebe Birligi.  

SINEMADA DIRILIS VE DIRENIS

Mesut Uçakan 1953’te Kirikkale dogdu. I.T.I.A. Gazetecilik ve Halkla Iliskiler Yüksek Okulu Sinema Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. 1997 yilinda Mutlak Fikir Estetigi ve Sinema adli dergisini alti sayi çikardi. 2003 yilinda yayin hayatina baslayan Sonsuz Kare sinema dergisini ise bir süre yönetti. Ayni zamanda sair. Siki Tut Ellerimi isimli siir kitabi var. Bir ideolog, Türk Sinemasinda Ideoloji adli sinema kitabinin yazari. Sinema filmleri Lanet (1978), Rahmet ve Gazap (1982), Öç (1984), Reis Bey (1988), Yalniz Degilsiniz (1990), Sonsuza Yürümek (1991), Sevdalarin Ölümü (1992), Kelebekler Sonsuza Uçar Iskilipli Atif Hoca (1993), Ölümsüz Karanfiller (1995), Otel Istanbul (2003), Anne Ya Da Leyla (2005), Anka Kusu (2006).

KAVANOZDAKI ADAM

Uçakan 1987’de Kavanozdaki Adam, 1989 yilinda da Insanlar Yasadikça isimli dizi filmleri yönetmisti. Faik Baysal’in senaryosunu yazdigi Kavanozdaki Adam çok begenilmis ve genis yanki uyandirmisti. Bu filmiyle ilk defa bilimkurguyu denedi ve basardi. Sessiz Ölüm (1985), Yapayalniz (1986), Zeynepler Ölmesin (1987) ve Çöküs (1992) gibi video filmleri de bulunan yönetmenimizin belgesel filmleri ise Ahmet Hamdi Tanpinar (1986), Istiklâl Marsi Sairi Mehmet Akif Ersoy (1996), Deprem ve Merkez Üssü Gölcük (2000), Hacc Sonsuza Dogru (2003) adlarini tasiyor. Bunlarin disinda irili ufakli baska eserleri de mevcut.

ILKLERIN YÖNETMENI

Mesut Uçakan üniversitede okurken sinema sektörüne büyük ilgi duydu. Önce sinema yazari, sonra senarist ve reji asistani olarak çalisti. Millî Sinema’nin kurucusu Yücel Çakmakli’nin asistani oldu. Çesitli gazete ve dergilerde sinema yazilari yazdi. Çogu filmlerinin senaryosu kendisine ait. Uçakan, filmlerinde ilkleri ve yenilikleri baslatti. 1988’de Reis Bey’le ilk defa yargiyi cesurca elestirdi. 1990’da Yalniz Degilsiniz’le Türkiye’deki basörtüsü/türban dramini anlatti. 1993’te Kelebekler Sonsuza Uçar’la ilk defa yakin tarihimize gerçekçi bir bakis yöneltti. 1995’te Ölümsüz Karanfiller ile ilk defa fâil-i meçhul cinayetleri ele aldi. Yaptigi pek çok film ülkede olay oldu, hasilat rekorlari kirdi. Sosyal muhtevali konulari millî ve dinî degerlere bagli aydin bakisiyla ele aldi. Bati kültürünün karsisinda yerli durus sergiledi. Medeniyetin sesi oldu. Türk sinemasinda bir fikir ve estetik mücadelesi baslatti. Esasinda birbirini tamamlayan her filmi, belirlenen bütünün ayri parçalariydi.

SANATÇIYA SAYGI

Degeri bilinen bir sanatçidir Uçakan. 30 Nisan 2009 günü Dedeman Oteli’nde düzenlenen “35. Sanat Yilinda Mesut Uçakan Gecesi”ne katilmistim. Pek çok meslektasi ve dostu Uçakan’i o aksam yalniz birakmamisti. Halit Refig, Yücel Çakmakli ve Serdar Gökhan basta olmak üzere pek çok sinema emektari o geceye katilmis ve konusmustu. Sadece sinema sektörü degil basin dünyasindan da dostlari katilmislardi. Çakmakli, Uçakan’in her filmiyle kendisini yeniledigini belirtirken sinema yazari Ihsan Kabil, “Mesut Uçakan Islam dünyasinda özel orijinal bir sinema dili tutturmustur. Bir kültürün, bir medeniyetin sesi olmustur.” demisti. O aksam davetlilere armagan edilen kitapta Mesut Uçakan’in biyografisi ve eserlerinden seçmeler bulunuyordu. Kitap metninde taninmis birçok ismin Uçakan hakkindaki düsünceleri ve hatiralari yer aliyordu. Esenler Belediyesi de 29 Aralik 2017’de “Mesut Uçakan 40. Yil Saygi Gecesi” düzenlemisti. Bu vefa gecesine de oldukça yüksek katilim olmustu.

BU TOPRAGIN SESI

Mesut Uçakan aramizdan biri. Bu topragin sesi solugu. Ayagi yere basan, ufku genis, Islam’in yeryüzünü kusatan mesajini duyan ve duyurmak isteyen bir sanat ve gönül insani. Müslümanlarin derdiyle hemdert olan bir mustarip adam. Toplumun acisini paylasan ve sinemaya aktaran bir öncü. Onu anlayabilmek için tanimak ve her biri ayri bir emegin ve çilenin ürünü olan filmlerini seyretmek gerekiyor. O zaman ne demek istedigini, tebligini kavrayabilirsiniz. Sanat hayati boyunca dar imkânlara ragmen en iyiyi seyircisine sunma maharetini basaran Uçakan, öncelikle aileye hitap etti, gençleri korudu. Sürekli olarak öz degerlerimizi savundu. O, sinema ile inancina hizmet etmeyi gaye edinmis bir idealist. Filmlerinin bu kadar sevilmesinin ardinda onun bu omurgali ve ilkeli kisiligi yatiyor. Mesut Uçakan bu milletin evladi. Kamerasini dogruya, iyiye, güzele yöneltti. Yüce bir medeniyetin evlatlarina, muhtesem mazisini isaret etti. O serefli, adaletli ve merhametli geçmise sahip çikilmasi için çaba gösterdi. Bütün derdi, gami, tasasi bu. Ona göre Müslüman toplumun gençligi de ecdadi gibi inançli ve kararli olmaliydi. Bunu sinemada sagladi. Yüzbinlerce genç filmlerini seyretti ve ona inandi. Cumhurbaskanimiz Recep Tayyip Erdogan’dan ‘Büyük Sanat Ödülü” alan ve zirveye alin teriyle, sabirla ve gayretle çikan Mesut Uçakan, simdi yeni kesiflere dogru yine ayni heyecanla yola çikiyor. 

SÜVEYDÂ EZAN SIZISI

Harf Devrimi sonrasi hâfiz olmakta zorlanan bir çocugun ve sikintili günler yasayan Anadolu köylülerinin hikâyesine uzanan Süveyda filmi, bir hakikatin ve durumun tespitidir. Filmde, Harf Devrimi ile baslayip Ezan-i Muhammedî’nin Türkçe okutulmasina kadar yasanan süreç, o dönemde mütedeyyin köylülerin kaygilari son derece açik, net, samimi ve dogru bir sekilde anlatiliyor. Kayseri’nin bir köyünde çekilen filmde, oyuncular son derece basarili. 1930’lu ve 40’li yillar gerçekçi sahnelerde beyazperdeye yansitiliyor. Uzak bir tarihte yasandigi sanilan ‘ezan yasagi’nin 1932’de basladigini ve 1950 yilinda kaldirildigini, Basvekil Adnan Menderes ve Demokrat Parti sayesinde ezanin asil sekliyle okundugunu, milletimizin de o günü bayram yaptigini tarihçilerden ve canli taniklardan ögreniyoruz. Ki bu tarihin üzerinden henüz 71 yil geçmis bulunuyor. Dolayisiyla Uçakan, yakin tarihe gerçekçi bir sekilde yaklasiyor ve hadiseyi oldugu gibi naklediyor.

BIR TARIHÇI TITIZLIGI

Yönetmenimiz, sloganlara dayali bir üslup ile degil bir tarihçi titizligi ve hassasiyeti ile ibret aynasini o günlere tutuyor. Süleyman Peygamberin “kus dili” metaforu ve tasavvufi unsurlarin da ustalikli biçimde kullanildigi filmde zaman zaman duygu dolu sahnelerin yasandigini görüyoruz. 11 yasindaki Hadim’in ögrenme aski, azmi, ümidi ve hayalleri seyirciyi güçlü biçimde etkiliyor. Hazreti Süleyman gibi kus dilini ögrenme meraki ve arzusu ise seyircide yeni ve ilginç çagrisimlar uyandiriyor. Geçmiste yasananlari objektif bir sekilde idrak etmesi için yeni nesillerin bu filmi görmesi gerek. Yönetmenligini ve yapimciligini Mesut Uçakan’in üstlendigi, senaryosunu Hasan Yilmaz’in yazdigi filmin görüntü yönetmeni Durmus Sorgut, Genel Koordinatörü Gönül Moroglu, Yapim Danismani ise Mustafa Karadeniz. Cuma günü sinemalarda gösterime giren filmi bütün sinemaseverlere tavsiye ediyorum. Yönetmenimiz Uçakan’i, bütün oyunculari ve Suveydâ’ya emek veren herkesi kutluyorum. Bu arada Mesut Uçakan, pazar günleri Vav TV’de “Sonsuz Kareler” isimli bir sinema programi hazirlayip sunuyor. Bugün de yine saat 13.00’te baslayacak olan programi sinemaseverlere öneriyorum. Özel sinema tarihini bugünlerde Suveydâ ile taçlandiran kiymetli yönetmenimiz Mesut Uçakan’a, halkimiza yasattigi bütün sinema sölenleri için yürekten tesekkürler…

 

Milat Gazetesi, 12 Eylül 2021

Yazarın Diğer Yazıları


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.