KÜLTÜR (Medya90) - |

İyi İnsan Nasıl Yetişmelidir?

 

İyi İnsan Nasıl Yetişmelidir?

Prof. Dr. Şemsettin Dursun yazdı... Hayatı anlamlı kılmak! İyi insan nasıl yetişmelidir? Prof. Dr. Şemsettin Dursun'un kaleminden
İYİ İNSAN NASIL YETİŞMELİDİR? İnsanı insan yapan temel değerler vardır. Bunların bir kısmı soyut, bir kısmi ise somuttur. Bunlar; Tasavvur, kalp, organlar, davranışlar, karakter vb. dir. Tasavvur, kavramsal olarak düşünme demektir. Düşünmenin iki yönü vardır: 1.Yüzeysel düşünme, 2.Derinlmesine düşünme.    Tasavvur, derinlemesine düşünme kategorisine daha yakındır. Olayların, olguların ve eşyanın arka planını görebilmek, derinlemesine analiz edebilmek,” eşyanın hakikatini” anlamak için, çok değişkenli fonksiyonlarla yaklaşmak, tasavvurla ilgili zihinsel  etkinliklerdir. Bu bağlamda; neden, Niçin ve Nasıl? Soruları da zihinsel fonksiyonlarımızın daha işlevsel hale gelmesine katkıda bulunurlar. Bu tarz yaklaşımlar, hayatı ve eşyayı anlamlandırır ve derinlik katar. “Tasavvur insani olursa, kalp insani olur”. Tasavvur ve kalp arasında yakın bir ilişki ve iletişim vardır. Kalp zarf ise, Tasavvur mazruftur. Mazruf, zarfı anlamlandırır ve biçimlendirir. Asıl olan mazruftur. Mazruf, tasavvur olunca, kalp ona göre şekil alır. Tasavvurdaki bir derecelik sapma, istikbalde telafisi zor sapmalara neden olabilir. Dolayısıyla tasavvurun istikametinin doğru olması, hayati derecede önemlidir. “Kalp insani olursa, organlar insani olur”. Kalp ve beden arasında da zarf-mazruf ilişkisi vardır. Beden zarf ise, Kalp mazruftur. Mazruf, zarfı biçimlendirdiği için, Kalp da bedeni, dolayısıyla organları biçimlendirir ve yönlendirir. İyi kalpli bir insanın davranışlarının kötü olması mümkün değildir. Aksi halde, paradoks olur. Kalp, komuta merkezidir. Bütün organların sevk ve idaresi bu merkezde gerçekleşir. Bir bilge kişinin ifadesiyle, “Beden ülkesinin başkenti kalptir. Başkent düşerse, ülke düşer. Başkent kurtulursa ülke kurtulur”. Kalbimize iyi bakmamız lazım. Onu her türlü ayrık otlardan arındırmamız gerekmektedir. “Organlar insani olursa, davranışlar insani olur”. Davranışlarımız da karakterimizi belirler. Davranışları pozitif olan karakterli kişiliklere, toplumun oldukça ihtiyacı vardır. Bu tip insanlar, rol-model insanlardır. Rol-model insanlar, sadece kendileri için yaşamazlar. Tüm toplumsal katmanlar için yaşarlar. Bu rol-model insanların yetişmeleri için belli aşamalara ihtiyaç vardır. Bu aşamaları en güzel şekilde ifade eden bir anonim söz vardır. O da şudur: “Bir düşünce ekerseniz, Bir davranış biçersiniz. Bir davranış ekerseniz, bir alışkanlık biçersiniz. Bir alışkanlık ekerseniz, bir karakter biçersiniz. Bir karakter ekerseniz, bir kader biçersiniz” Özetle; ne ekerseniz onu biçersiniz. Dünyadaki yol haritamız da hiç kuşkusuz kaderimizdir. Karakterimizin oluşmasındaki zemin önemlidir. Bu zeminin temel parametreleri iyi seçilmelidir. “Doğru, gerçek, asil, saf, iyi ve mükemmel olan her ne varsa”, tasavvurlarımızı(düşüncelerimizi), bunlar üzerine inşa etmeliyiz. Bu düşünce dünyamızı, uygulamalarımızla uyumlu hale getirerek taçlandırmalıyız. Aristo’nun dediği gibi, “İyi olmak isteyen bir insan, iyi şeyler yapmadıkça iyi olmaz.” Söylemlerimiz ve eylemlerimiz uyumlu olmalı. Bir bilge kişinin ifadesiyle, “Halkımızın aklı gözündedir. Gördüğüne inanır.” “Biz bir taraftan yaban otlarını ayıklamaya çalışırken, diğer taraftan çiçekleri (Erdemleri) dikmeye ve bunları yetiştirmeye odaklanmalıyız.” Erdemleri dikmek ve yetiştirmek, iyi insanların yapacağı işlerdir.
Prof. Dr. Şemsettin Dursun yazdı... Hayatı anlamlı kılmak! İyi insan nasıl yetişmelidir? Prof. Dr. Şemsettin Dursun'un kaleminden

İYİ İNSAN NASIL YETİŞMELİDİR?

İnsanı insan yapan temel değerler vardır. Bunların bir kısmı soyut, bir kısmi ise somuttur. Bunlar; Tasavvur, kalp, organlar, davranışlar, karakter vb. dir.
Tasavvur, kavramsal olarak düşünme demektir. Düşünmenin iki yönü vardır:

1.Yüzeysel düşünme,
2.Derinlmesine düşünme.

   Tasavvur, derinlemesine düşünme kategorisine daha yakındır. Olayların, olguların ve eşyanın arka planını görebilmek, derinlemesine analiz edebilmek,” eşyanın hakikatini” anlamak için, çok değişkenli fonksiyonlarla yaklaşmak, tasavvurla ilgili zihinsel  etkinliklerdir.

Bu bağlamda; neden, Niçin ve Nasıl? Soruları da zihinsel fonksiyonlarımızın daha işlevsel hale gelmesine katkıda bulunurlar.
Bu tarz yaklaşımlar, hayatı ve eşyayı anlamlandırır ve derinlik katar.

“Tasavvur insani olursa, kalp insani olur”.

Tasavvur ve kalp arasında yakın bir ilişki ve iletişim vardır. Kalp zarf ise, Tasavvur mazruftur. Mazruf, zarfı anlamlandırır ve biçimlendirir. Asıl olan mazruftur. Mazruf, tasavvur olunca, kalp ona göre şekil alır. Tasavvurdaki bir derecelik sapma, istikbalde telafisi zor sapmalara neden olabilir. Dolayısıyla tasavvurun istikametinin doğru olması, hayati derecede önemlidir.

“Kalp insani olursa, organlar insani olur”.

Kalp ve beden arasında da zarf-mazruf ilişkisi vardır. Beden zarf ise, Kalp mazruftur. Mazruf, zarfı biçimlendirdiği için, Kalp da bedeni, dolayısıyla organları biçimlendirir ve yönlendirir. İyi kalpli bir insanın davranışlarının kötü olması mümkün değildir. Aksi halde, paradoks olur.

Kalp, komuta merkezidir. Bütün organların sevk ve idaresi bu merkezde gerçekleşir. Bir bilge kişinin ifadesiyle, “Beden ülkesinin başkenti kalptir. Başkent düşerse, ülke düşer. Başkent kurtulursa ülke kurtulur”.
Kalbimize iyi bakmamız lazım. Onu her türlü ayrık otlardan arındırmamız gerekmektedir.
“Organlar insani olursa, davranışlar insani olur”.

Davranışlarımız da karakterimizi belirler. Davranışları pozitif olan karakterli kişiliklere, toplumun oldukça ihtiyacı vardır. Bu tip insanlar, rol-model insanlardır. Rol-model insanlar, sadece kendileri için yaşamazlar. Tüm toplumsal katmanlar için yaşarlar. Bu rol-model insanların yetişmeleri için belli aşamalara ihtiyaç vardır. Bu aşamaları en güzel şekilde ifade eden bir anonim söz vardır. O da şudur:

“Bir düşünce ekerseniz, Bir davranış biçersiniz.
Bir davranış ekerseniz, bir alışkanlık biçersiniz.
Bir alışkanlık ekerseniz, bir karakter biçersiniz.
Bir karakter ekerseniz, bir kader biçersiniz”
Özetle; ne ekerseniz onu biçersiniz.

Dünyadaki yol haritamız da hiç kuşkusuz kaderimizdir. Karakterimizin oluşmasındaki zemin önemlidir. Bu zeminin temel parametreleri iyi seçilmelidir.

Doğru, gerçek, asil, saf, iyi ve mükemmel olan her ne varsa”, tasavvurlarımızı(düşüncelerimizi), bunlar üzerine inşa etmeliyiz. Bu düşünce dünyamızı, uygulamalarımızla uyumlu hale getirerek taçlandırmalıyız. Aristo’nun dediği gibi, “İyi olmak isteyen bir insan, iyi şeyler yapmadıkça iyi olmaz.”
Söylemlerimiz ve eylemlerimiz uyumlu olmalı. Bir bilge kişinin ifadesiyle, “Halkımızın aklı gözündedir. Gördüğüne inanır.”
Biz bir taraftan yaban otlarını ayıklamaya çalışırken, diğer taraftan çiçekleri (Erdemleri) dikmeye ve bunları yetiştirmeye odaklanmalıyız.”
Erdemleri dikmek ve yetiştirmek, iyi insanların yapacağı işlerdir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medya90.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.