Kısa bir süre önce Eğitim Rotası çatısı altında, gençlik, uyuşturucu ve çocuk çeteleri meselesini masaya yatırdık. Konuştuklarımız iç açıcı değildi. Tehlikenin artık münferit olaylar olmaktan çıktığını, derinleştiğini ve yaygınlaştığını açıkça gördük.
Şu gerçeğin altını özellikle çizdik:
Bu mesele yalnızca polisiye tedbirlerle çözülemez.
Bu yangın sadece kolluk kuvvetleriyle söndürülemez.
En temel çözüm: eğitimdir. Hem de vakit kaybetmeden.
Bu düşünceyle tüm yazar kadromuza seslendik; “Kalemlerinizi bu mesele için oynatın” dedik. Çünkü bu artık yazmaktan öte, sorumluluk alma zamanıdır.
Ve çok geçmeden Bitlis’ten yüreğimize dokunan bir ses geldi.
Bitlis’te görev yapan kıymetli eğitimci Hakan Baloğlu, gönderdiği mesajda küçük Anadolu şehirlerinde dahi uyuşturucu tehdidinin hızla yayıldığını, bu konuda seminer ve konferanslar düzenlemek istediklerini ifade etti. Maddi imkânları sınırlı olsa da “karınca kararınca” bir bütçe oluşturmaya hazır olduklarını, Mart–Nisan–Mayıs aylarında bizleri Bitlis’te ağırlamak istediklerini belirtti.
Bu mesaj bize şunu bir kez daha gösterdi:
Bu ülke hâlâ dertlenen insanlar sayesinde ayakta.
Ardından millî sporcumuz, yakın dövüş sanatları hocamız ve yazarımızdan gelen sesli mesaj, yapılacak çalışmalar için güçlü bir irade ortaya koydu. Bu bir tesadüf değildi; bu, toplumsal bir uyanışın işaretiydi.

Açık ve net konuşuyoruz:
Bizler, Eğitim Rotası yazarları ve akademisyenleri olarak; gençlerimizin bir akrebin kıskacında ezilip yok olmasına razı değiliz. Bu zehrin çocuklarımıza bulaşmasını seyretmeyeceğiz.
Bu mesele sadece devletin, emniyetin ya da narkotik birimlerinin meselesi değildir.
Bu, henüz yedi yaşında çocuğu olan her anne-babanın meselesidir.
Bu, bu ülkede yaşayan herkesin omuzlarındaki ortak vebaldir.
Sayın İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlerimiz…
Okul yöneticilerimiz…
Lütfen yukarıdan bir yazı gelsin diye beklemeyin. Tehlike artık okul kapısında değil, evlerimizin içinde. Bu kadar rahat olamayız, olmamalıyız.
Sayın Emniyet Müdürlerimiz, özel okul yöneticilerimiz, sivil toplum kuruluşları, dernekler, vakıflar ve platformlar…
Uyuşturucuyu gerçekten dert edinen herkese sesleniyoruz:
Gelin; liyakatli akademisyenlerle, sahayı bilen eğitimcilerle, sözü gençlere ulaşan yazarlarla bir araya gelelim. Bataklığa sürüklenen evlatlarımıza elimizi uzatalım.
Yarın çok geç olabilir.
Biz diyoruz ki:
“Görev verin.”
“Görev bekliyoruz.”
“Vazife bizimdir.”
“Kaç paraya gelirsiniz?” diye sormayın.
Bir gencin bu beladan kurtulmasının bedelini ne bir kurum, ne bir bakanlık, ne de bir ülke ödeyebilir.
Biz hazırız.
Hâlâ neyi bekliyoruz?
Biz, şu cümleyi duymayı bekliyoruz:
“Hocam, buyurun; evlatlarımıza uyuşturucunun nasıl bir bela olduğunu anlatın.”
Birlikte başaracağımıza inanıyoruz.
Eğer samimiyseniz…
Eğer bu derdi yüreğinizde hissediyorsanız…
Buyurun, arayın.
İrtibat:
Ahmet Bereket
+90 535 274 98 87
Biz varız.
Ya siz?
Kategori: Gençlik ve Eğitim