Annen, baban, eşin, çocuğun, komşun ya da yoluna yoldaş olan insanlar…
Seni sevgisiz bıraktıklarında, manevi ihtiyaçlarını görmezden geldiklerinde, yüreğini sulanmayan bir çorak araziye çevirdiklerinde bile sevmekten vazgeçme. Çünkü sevgi, insana verilmiş ilahi bir emanettir. Kalp, Allah’ın nazargâhıdır; orada kin değil, muhabbet barınmalıdır.
Rabbimiz Kur’an’da şöyle buyurur:
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olanla sav. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluverir.”
(Fussilet, 34)
İşte bu yüzden yüreğini ilahi aşkla sulamaya devam et. Affınla ve tebessümünle kötülüğü çaresiz bırak. Zira affetmek zayıflık değil, kalbin kemale ermesidir. Tasavvuf ehli boşuna dememiştir: “İncinsen de incitme.”
Unutma; sevgisiz görünen yüreklerin heybelerinde neler biriktiğini bilemezsin. Kiminin çocukluğu zulümle, kimininki ihmalle, kimininki itilmişlik ve hor görülmüşlükle yoğrulmuştur. İnsan bazen kendi yarasını başkasına kanatır. Oysa kulun vazifesi yargılamak değil, şefkatle yaklaşmaktır.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurur:
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
(Buhârî, Tevhid, 2)
Eğer bu sevgisizlik zinciri bir yerde kırılmazsa, geleceğe bırakacağımız miras; kalpleri katılaşmış, merhameti unutmuş, sevmeyi, paylaşmayı ve hoşgörüyü bilmeyen nesiller olur. Oysa biz,
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
(Dârekutnî) buyruğuyla istikamet bulan bir medeniyetin mirasçılarıyız.
Öyleyse zinciri sen kır.
Bırak kim ne yaparsa yapsın.
Komşuna gülümse; çünkü Peygamberimiz,
“Güler yüz göstermek sadakadır.”
(Tirmizî, Birr, 36) buyurur.
İş arkadaşına selam ver; çünkü selam, kalpler arasındaki perdeyi kaldırır.
Çocuğunu sabırla sev; zira o bir emanettir ve emanet şefkatle korunur.
Anne-babanı ihmal etme; çünkü Kur’an bize açıkça emreder:
“Rabbin, yalnızca O’na kulluk etmenizi ve anne-babaya iyi davranmanızı emretti.”
(İsrâ, 23)
İnsanlarla hediyeleş; küçük bir mendil bile bir gönlü imar eder. Bir özür, bir merhaba, nice kırık kalbi ayağa kaldırır. Tasavvuf yolunda biliriz ki, bir gönül yapmak, bin nafile ibadetten evladır.
Sen başla yeryüzüne güzellikler yaymaya.
Sevgiyi her şeyin üstünde tutmaya.
Çünkü Allah, kalbinde sevgi, iyilik ve merhamet taşıyan kulunu karşılıksız bırakmaz:
“Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür.”
(Zilzâl, 7)
Peygamberlerin hayatı, nice eziyetlere rağmen sabır, şefkat, merhamet ve affın en güzel örnekleriyle doludur. Taşlandığı hâlde beddua etmeyen, kendisini incitenler için “Allah’ım, kavmime hidayet ver; çünkü onlar bilmiyorlar.” diye dua eden bir Peygamberin ümmetiyiz.
Söyleyin bana, hiç bir kalbi bilerek inciten bir peygamber duydunuz mu?