Levent Hüdayi TOPALOĞLU

Tarih: 01.01.2026 12:54

“Ben”den Allah’a: İmtihanın Asıl Dili

Facebook Twitter Linked-in

İSTİNADIN YERİ DEĞİŞTİĞİNDE
“Ben”den “Allah”a Geçen İmtihanın Dili

Giriş: İmtihanın Yanlış Okunması

İnsan çoğu zaman yaşadığı zorlanmayı şöyle okur:

“Bir yerde yanlış yapıyorum.”

Oysa bu okuma, her ne kadar samimi olsa da çoğu zaman eksiktir.
Çünkü imtihan her zaman yanlıştan gelmez.
Bazen imtihan, doğrudan doğruya doğruların yanlış yere yaslanmasından gelir.
Buradaki temel mesele şudur:
İnsan fark etmeden, sahip olduğu güzel vasıfları kendine isnat etmeye başlar.
Gücü, sabrı, dayanıklılığı, ayakta kalışı…
Hepsi yavaş yavaş “Ben” merkezli bir zemine kayar.
Bu bir isyan değildir.
Bu bir inkâr hiç değildir.
Bu, yükün yer değiştirmesidir.

1. “Ben” Dediğimiz Yer Neresi?
“Ben” demek her zaman kibir değildir.
Ama “Ben” sürekli tekrarlandığında, şu bilinçaltı cümle oluşur:

“Bunu ben taşıyorum.”

Örnekler çok tanıdıktır:

“Ben dayanırım.”
“Ben ayakta kalmalıyım.”
“Ben hallederim.”
“Ben idare ederim.”
“Ben çözerim.”
Bu cümleler ilk bakışta güçlü durur.
Ama zamanla şunu üretir:
Kul, Rabbin alanına doğru sızmaya başlar.
İşte imtihan burada başlar.

2. Allah Kendini Nasıl Bildirir?

Allah kendini sözle değil, hâl ile bildirir.
İnsan anlamazsa, yaşar.
Yaşadıkça anlar.
Bu yüzden süreç tersine işler:

Kul “Ben dayanırım” der
Allah dayanamaz hâle getirir
Ama bu kırmak için değildir.
Bu, şu hakikati öğretmek içindir:
“Dayanılan yer Benim.”
 

“İmtihan, yanlış yapmaktan değil; doğruları yanlış yere yaslamaktan ağırlaşır.”

Benzer şekilde:
Kul “Ben ayakta kalırım” der
Allah oturtur
Kul “Ben çözerim” der
Allah çözümsüzlükte bekletir
Kul “Ben taşırım” der
Allah yükü ağırlaştırır
Bu bir ceza değildir.
Bu, istinadı düzeltme ameliyesidir.

3. Ayakta Kalma Israrı ve Diz Çökmenin Hikmeti

Bir insan neden hep ayakta kalmak ister?
Çünkü:
Dağılmaktan korkar
Çevrenin yükünü üstlenmiştir
Güçlü görünmek zorunda hissetmiştir
Ama ayakta kalmak, zamanla kutsallaştırıldığında, şu olur:
Ayakta durmak, kulluğun önüne geçer.
İşte o zaman Allah, kulunu diz çöktürür.
Bu diz çöküş:
Acziyet öğretir
Sınır öğretir
Yer öğretir
Secde burada sadece bir ibadet değil,
varoluşun yerini hatırlatmadır.

4. İmtihanın Asıl Dili: Tersiyle Bildirme

Allah çoğu zaman şunu yapar:
Kul neyi kendinden bildiyse, onun tersini yaşatır.
Gücü kendinden bilene zayıflık
Dayanıklılığı kendinden bilene kırılganlık
Kontrolü kendinden bilene belirsizlik
Sabri kendinden bilene taşma noktası
Ama amaç şudur:
“Bu sende yoktu. Sana verilmişti.”

5. Sorunun Değişmesi Gereken Yeri

Bu noktada yanlış soru şudur:
“Ben nerede yanlış yapıyorum?”
Doğru soru şudur:
“Ben neyi kendimden biliyorum?”
İmtihanın kilidi bu sorudadır.

6. Çıkış Yolu: Dilin Değişmesi

İmtihan çoğu zaman dilden başlar.
Çünkü dil, istinadı ele verir.
Eski dil (yük bindiren):
“Ben dayanırım.”
“Ben ayakta kalırım.”
“Ben hallederim.”
Yeni dil (denge kuran):
“Allah dayanmayı nasip ederse dayanırım.”
“Ayakta kalmam gerekiyorsa Allah ayakta tutar.”
“Elimden geleni yaparım, sonucu Allah’a bırakırım.”
Bu, yükü doğru yere koymaktır.

7. Davranışta Dönüşüm: Yap – Bırak – Bekle

Çıkışın pratik modeli üç adımlıdır:
1. Yap
Sorumluluktan kaçmadan, gücün yettiği kadar.
2. Bırak
Sonucu zihninde çevirmeyi bırak.
3. Bekle
Allah’ın müdahalesine alan aç.

Bu üçlü, fiilî teslimiyettir.

8. Yük Geldiğinde Sorulacak Tek Soru

“Bu yük bana mı ait, yoksa ben mi aldım?”
Eğer yük:
Seni daraltıyor
Nefesini kesiyor
İçinde huzur değil sıkışma üretiyorsa
Çoğu zaman Allah’ın değil, senin sahiplendiğin bir yüktür.

9. İçinde Bulunduğumuz Hâlden Çıkış Çözümleri

1. Yorulmayı Kabul Etmek
Yorulmayı inkâr eden, Allah’a değil kendine yaslanır.
2. “Ben” Cümlelerini Yakalamak
Gün içinde kurduğun “Ben…” cümlelerini fark et.
3. Havale Cümlesi Kurmak
Zorlandığında şu cümleyi kur:
“Allah’ım, buraya kadar geldim. Bundan sonrası Senindir.”
4. Secdeyi Psikolojik Yerine Oturtmak
Secde sadece namazda değil;
içsel olarak diz çökmeyi kabul etmektir.
5. Şu Testi Uygulamak
Kendine sor:
“Bunu yapmazsam her şey çöker mi?”
Eğer cevap “evet” hissi veriyorsa,
orada istinad kaymıştır.

Sonuç: İmtihanın Yumuşadığı Yer
Kul “Ben yapıyorum” dediği yerde zorlanır.
“Allah yaptırıyor” dediği yerde hafifler.
Allah kulunu ezmek için değil,
kendine yaslatmak için acziyetle tanıştırır.
Bu bir düşüş değil;
yerine dönüştür.

İmtihanın istinadla ilişkisini anlamak kadar, bu bilinci günlük hayata taşımak da önemlidir. Nitekim Resûlullah’ın yemek, içmek, uyanmak gibi en sıradan görünen fiillerde bile sünneti merkeze alan bir hayat pratiği vardır. Bu yönüyle, “Günlük Hayatta Uygulanan Sünnetler: Pratik Sünnet Rehberi” başlıklı çalışma; istinadın “Ben”den Allah’a nasıl taşındığını hayatın içinden örneklerle gösteren tamamlayıcı bir rehber niteliği taşımaktadır.

Kategori: Maneviyat / tefekkür

Sizce imtihanın ağırlaştığı anlar, istinadın değiştiği anlar mı?
Yorumlarda tecrübenizi paylaşın.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —