Belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çesitli agaçlar, çalilar, flora, mikroorganizmalar ve hayvani canlilar toplulugunun tamamini içeren, toprakli alanda genellikle dogal yollardan olusmus kara ekosistemine orman denir. Ormani meydana getiren varliklarin tamami uzun yillar karsilikli etkileri sonucu yerlesmis, biyolojik bir dengeye sahiptir. Bu denge ormanlarin sagligi ve varligi için olmasi gereken bir sarttir. Bu denge olmadikça, ormanlarin sagligi ve varligini korumak pek mümkün degildir. Hatta imkansiz desek yanlis olmaz. Ormanlar ayni zamanda topluma ve insanliga çesitli faydalar saglayan bir servettir.
Faydalarini saymakla bitiremeyecegimiz ormanlarimizi ne kadar çok iyi korur ve sayilarini arttirirsak hem insanliga hem de dünyamiza çok önemli bir katki sunmus oluruz. Dünyamizin neredeyse % 32’si ormanlarla kaplidir. Dünya da bulunan orman arazisi yaklasik olarak 4.126.000.000 hektar olup, bunun da 3.792.176.000 hektarinda orman bulunmaktadir. Ülkemizde ise toplam orman alani yaklasik 20.199.296 hektardir. Ormanlarimizi, ülkemizin genel yüzölçümüne oranladigimizda topraklarimizin % 26,12’sine tekabül etmektedir. Bu oranla, kisi basina düsen orman alanimiz 0,44 hektar civarindadir.
Ormanlarin hem dünyamiza hem de insanliga maddi ve manevi birçok faydalari vardir. Ormanlarin en önemli ana faydasi bugün çesitli is kollarinda ve sanayide ürettigimiz birçok ürünün hammaddesi olmasi yönündedir. Hammadde olarak odunu ve agaci kullanan sektörler her geçen gün artmaktadir. Yine ormanlarda belirli yasini doldurarak kesilen agaçlar günümüzde teknolojinin gelismesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çesitli enerji maddelerinin bulunmus olmasina ragmen yakacak maddesi olarak hala bazi bölgelerde tüketilmektedir. Yine ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi bazi endüstri kuruluslarinin ham maddesini meydana getirmektedir. Bu anlamda ülkemizde bulunan reçine, sigla yagi, palamut, mazi, defne yapragi, çamfistigi, sumak, kestane, ihlamur çiçegi, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb. gibi orman tali ürünleri olarak sayabilecegimiz ürünlerdir.
Bu maddi faydalarinin yani sira ormanlar, bulunduklari bölgenin iklimini, kara iklim tipinden iliman iklim tipine yöneltirler. Bu sayede don, kuraklik, asiri sicaklik, firtina gibi zararlari önlemek ve azaltmak suretiyle faydali olurlar. Tarimi, hayvanciligi, bayindirlik tesislerini korumasi; karada ve deniz kiyilarinda kumullarin tesekkülüne engel olmasi; batakliklari kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliligini önlemek suretiyle insan sagligina yardim etmesi; çesitli av hayvanlarini barindirip beslemekle yurdun tabii varligini ve güzelligini zenginlestirmesi gibi hususlarda maddi faydalari ile ölçülemeyecek kadar fazla kolektif faydalari vardir. Dünyamizda bulunan ormanlarin pek çok çesidi ve bu çesitli ormanlarin hepsinin de farkli farkli özellikleri vardir. Bu orman çesitleri arasinda en basta Dünyanin en canli, en kuvvetli ve yayilma kabiliyeti en yüksek olan orman tipi ekvatoral yagmur ormanlari gelmektedir. Bunun disinda Mangrov ormanlari, Muson ormanlari, tropik igne yaprakli ormanlar, tayga ormanlari, bambu ormani Yagmur yesili yaprakli orman (kis ormani), Sert yaprakli orman, Yazin yesil yaprakli orman (Yaz ormani), Igne yaprakli (ibreli) orman, Galeri ormanlari ve Bataklik ormanlari vardir.
Ülkemizdeki ormanlarimiz, cografi mevkii ve morfolojik yapinin etkisiyle, kismen veya tamamen birbirlerinden ayri özellikler tasiyan yedi farkli cografi bölgeye yayilmis bulunmaktadir. Her bölgemizin orman yapisi birbirinden farkli özellikler tasimaktadir. Ormanlarimizda yaklasik olarak 150 farkli agaç türü bulunmaktadir. Bu agaçlar arasinda en fazla Kizilçam bulunmaktadir. Bununla birlikte mese, karaçam, kayin, ardiç, sedir, fistik çami, gürgen, ihlamur, disbudak, okaliptus ve kavak çesitlerine rastlanmaktadir.
Ormanlarin varligindan, çesitliliginden ve faydalarindan bahsettik. Bu kadar hayatimizda önemli yer tutan ve bize fayda saglayan ormanlari koruma yönünde çok titiz ve hassas olmaliyiz. Zira ormanlik alanlar kolay olusmuyor. Ormani yok etmek anlik bir is. Ama yasatmak ve büyütmek uzun soluklu. Ormanlarimiza hiçbir sekilde zarar vermemeliyiz. Verilmesine de mani olmaliyiz. Ormana verilebilecek en büyük zarar orman yanginlaridir. Orman yanginlari özellikle yaz aylarinda çok hizli yayildigi için bu konu da son derece hassas olmaliyiz.
Ormanlari tahrip eden en önemli faktörlerin basinda gelen yanginlarin ana sebebi yildirim ve insandir. Türkiye’nin iklim sartlarina göre yildirimlar yagisli havalarda meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çikan orman yanginlarinda yildirimin sebep olmasi orani oldukça düsüktür, hatta yok desek yeridir. Bundan dolayi çikan yanginlarin asil sebebinin insan kaynakli oldugu asikardir. Insanlarin sebep olduklari orman yanginlari; dikkatsizlik, ihmal, kasit, orman içinde veya kenarinda bulunan çesitli endüstri kuruluslari ile lokomotiflerin bacalarindan çikan kivilcimlardir. Zaman zaman ülkemizin farkli bölgelerinde çikan yanginlar ile hem ormanlar yok olurken, hem de ormanlarda yasayan çesitli hayvanlarda zarar görmekte. Temiz hava solumamizi saglayan ormanlarin yok olusu insanlarinda cigerlerini yakmaktadir. Her ne sebeple olursa olsun ormanlarin yanmasina gönlümüz el vermez. Özellikle son haftalarda es zamanli, Antalya Manavgat, Mugla Fethiye, Marmaris, Köycegiz, Manisa Soma basta olmak üzere onlarca ilimizde meydana gelen ve çok büyük zayiatlara sebep olan orman yanginlarina her kim sebep olduysa ciddi arastirmalar yapilip bulunmali, milletimizin yüreklerini daglayarak cigerlerini yakan, binlerce hayvan dostlarimizin telef olmasina sebebiyet veren her seyin ötesinde koskoca bir ülkenin milli servetine göz dikenler bulunup en agir sekilde cezalandirilmalidir. Yanginlar bir an evvel el birligi ile söndürülmeli ve kontrol altina alinmalidir. Çok sükür ki bir çogu kontrol altina alindi. Yangin söndürme ve kontrol altina alma faaliyetlerinde de polemiklere yer vermek yerine milli birlik ve dayanisma örnegi sergilemeliyiz. Elbette bazi eksiklik ve aksamalar olabilir, her seyimiz tam ve eksiksiz olmayabilir. Bugün birlik günü, bugün milli servetimize sahip çikma günüdür.
Ormanlarimizi dogal afet ve yanginlara karsi korunmasi için gerekli tedbirler ivedi bir sekilde alinmalidir. Ormanlari imar ve islah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarinda vasfina uygun olarak ve uygun dikilen agaç çesidiyle agaçlandirma yaparak mevcut ormanlarin gençlestirilmesi ve gelistirilmesi ile verimliliginin arttirilmasi saglanmali, orman sahalarinin genisletilmesi çalismalari yapilmalidir. Kesinlikle hiçbir sekilde orman alanlarinin yapilasmaya açilmasina ve betona dönmesine izin verilmemelidir.
Tabii servetlerimizin basinda yer alan ormanlarimiz, yüzyillardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmus veya önemli bir kismi ise verimliliklerini kaybetmis ve bunlarin sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasindaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akip gitmistir. O nedenle korumakla birlikte ormanlarimizi islah çalismalari da yapmaliyiz. Verimsiz ormanlarimizi agaçlandirarak imar ve ihya etmek adina çalismalar baslatmaliyiz. Ve son söz.
Ormana nasil haykirirsan öyle karsilik verir. Agaç geçmisi gelecege baglar. Size sabri ögretir. Beraber yasamanin faydali olmanin zevkini verir.