Menü Doğrulanmış Bilgi, Tarafsız Haber, Medya90’da!
MEHMET NURI YARDIM

MEHMET NURI YARDIM

Tarih: 05.05.2021 15:49

Kervan

Facebook Twitter Linked-in

Mübarek gün ve gecelerin yasandigi bir mevsimdeyiz. Ramazan, iç arinmanin her yil yapildigi bir özge zaman. Geçen yil oldugu gibi bu sene de salginin etkisi her yerde hissediliyor. Insanin kendisini sorguladigi vakitlerdeyiz.

Ömür çok uzun degil. Hayat, ürkek ve tedirgin bir kus gibi her an elimizden kayip avucumuzdan uçabilir. Öyleyse her anin kiymetini bilmeliyiz. Okumak en hayirli mesgale; ama faydali olani okumali, hayirli olan kitabin sayfalarini çevirmeli. Kervan bu yolda bana bir Ramazan mihmandarligi yasatti. Satir aralarinda uhreviligin koklandigi romanin yazari aziz dost Iskender Pala.

Yolculuklarin en güzeli, en anlamlisi ve en kutlusuna katiliyoruz. Istanbul’dan basliyor manevi seyahat. Anadolu’yu geçiyoruz ilkin: Izmit, Sögüt, Konya, Adana ve Antakya. Sonra kardes topraklara geçiyoruz: Sam, Havran, Tebük, Medâin-i Salih, Medine ve Mekke… Kim arzulamaz böyle has bir yolculugu? Kim istiyakla katilmak istemez böyle bir kervana? 

1818 yilinin Mayis ayindayiz. Topkapi Sarayi’ndan üç sürre devesi yola çikar. Köyler, kasabalar, sehirler asar. Sayilar sürekli artar. Üç yüzken üç bin olur, elli bini askin haci beyazlara bürünüp kervan kervan Kâbe yollarina niyetlenir. Bu saf niyetle o topraklara varis… 

Zor ama kutsal, çileli ama ruhaniyetli bir yolculuk. Hacilar her menzilde soluklanirken kervandaki degisik tipler, seyahat boyunca renkli görüntülerle bir serencami yasar. Gündüzleri serap, geceleri kum firtinalari gözlere dolar. Bir de Allah yolunda dökülen gözyaslari. Bir müderrise, mülâzim, kusbaz, berber, bezirgân iki deveci, bir seyis ve bir meczub eslik eder. Bir cariye ve özürlü bir kiz çocugu… Kervani soymak için pusular kuran gözü kanli çeteler…

Âdeta hayat sahnesinden koparilmis bir kervan. Envai çesit insan, türlü hâl ve davranislar. Birlikte yol aldiginiz hacilarin sevincine ortak, hüzünlerine hemdert oluyorsunuz. Ilk sayfanin tarihi 18 Mayis 1818. Yer Topkapi Sarayi. Mistik eda kapliyor dört bir yani ve tasavvufi bir nesve: “Muallâ gavs-i Sübhânî / Mukaddes kutb-i Rahmanî / Emîn-i sirr-i Yezdânî / Abdülkâdir-i Geylânî”

Romanin ortalarinda ayni dine inanan ama farkli yorumlayan müminlerin bakis açilari. Vehhabiligin dar ve mutaassip yaklasimi, beri yanda Islam’in cihangir bayraktari Osmanli Türkleri! Esasli, köklü ve akilci mukayese! Bugün de birçok Arap ülkesinin içinde bulundugu kötü hâllerin tasviri. Cellatlarina âsik olan ruhlari satilmis idareciler! Asirlar boyunca “mümin kardesligi”ni yasamak isteyen topluluklari birbirine düsman edenlerin kazdigi kör kuyulara düsenler.

Merkez Efendi’nin yolculukta Reis Abdülahad’a söyledigi çarpici hakikatler. Bilhassa Hazreti Peygamberin hayatindan verdigi örnekler. Resûlullah Efendimizin yasarken Bâki Kabristani’ni ve Uhud sehitlerini ziyaret edisi, mevtalara selam verisi, onlar için duada bulunusu! Buna karsilik yüce Nebi’nin yolundan gitmeyip sakat anlayisla bütün türbe ve mezarlari yok eden zihniyet! Bir yanda kabalik, softalik ve cahillik, öte yandan zarafet ve incelik…

Merkez Efendi’nin verdigi ögütler, yürek yakici. Su sözler onun agzindan dökülüyor: “Kim hacceder de beni ziyaret etmezse bana cefa etmistir! hadisini bilip de onun kabri basinda bulunmamak cefadan geçtim tam bir vefasizlik olmaz mi? Benim milletim Hz. Peygamber’i öyle sever ki onun adi anildiginda kalbi titrer, salavat okurken tere batar. Biliyor musun Sultan Ahmed Han, Resûlullah’in adinin her anilisinda ayaga kalkar salavati hazir olda okurmus. Su kervanda kirmayi beklediginiz insanlar öyle bir sevginin çocuklaridir.”

Merkez Efendi’nin bir nutuk mesabesindeki sözleri içimizi isitiyor. “Unutmayin ki bir medeniyet ancak biriktiregeldigi eserlerle yasar ve kendini kabul ettirir; o eserlerin yok edilmesi medeniyetin de yok edilmesidir. Medeniyeti yok olan milletlerin gelecegi hükmetmekle degil hükmolunmakla sürer. Siz bu türbedir, bu taguttur, bu sirktir diyerek sanat adina üretilmis ne varsa kirip dökerek aslinda Hz. Peygamber’in mirasini yok ediyorsunuz.”

Sirat-i müstakimden ayrilanlara söylenenler, ciddi bir ikaz: “Türbe basinda Allah’a dua etti diye milyonlarca Müslüman’a küfür ve sirk damgasi vurmak acaba Osmanli’nin rakipleri tarafindan size dayatilan sinsi bir nifak tohumu olmasin?” Kendinize iyilik edin, Kapi Yayinlari’ndan çikan kitapla bu yolculuga siz de katilin. Katar katar duygu ve fikir yüklü Kervan’i seveceksiniz. 

 

Milat Gazetesi, 5 Mayis 2021


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —