Diyarbekir'in Kanaat önderlerinden, Ulu Cami eski bas imami ayni zamanda kuvvetli bir hafiz olan, ismiyle müsemma Hafiz Ali Mülayim agabeyimizin merhum Turgut Özal ile olan bir hatirasini söyle anlatiyor.
Merhum Turgut Özal Basbakan oldugunda ilk Cuma namazini nerede kilalim diye bakanlar kurulunda konusurlarken, bakanlardan biri; Diyarbekir Islamiyet ile sereflenen ilk yerdir. Oradaki Ulu camide kilinmasini teklif edince, Özal'in bu öneri çok hosuna gider ve Cuma namazini kilmak için bütün hükümet erkâniyla birlikte Diyarbekir'e gelirler...
Hafiz Ali Agabey ogün gerçeklesen hatirayi söyle anlatiyor:
Ogün Ulu camide Cuma namazinda hutbe okumak için elimde kilicimla minbere çiktim. O zamanlar kiliçla çikmak sahabelerden kalma bir adetti. Âl-i Imran suresinde geçen; “Vagtesimu bi hablillahi cemian vela teferreku” Ayetini okudum ve konusmama devamla yirminci asrin müceddidi, mürsidi Üstad Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) Hazretleri diyor ki; Allah’imiz bir, peygamberimiz bir, kitabimiz bir, devletimiz bir. Bu kadar bir birler hepimizi birbirimize sevgiyle bagliyor kardes yapiyor diye devam ettim...
Konusmam bittikten sonra, minberden indim ve Özal'i mihraba dogru cemaate namaz kildirmasi için davet ettim ve islam Seriatina göre devletin reisi dururken imam namaz kildirmaz dedim. Mikrofonda açik oldugu için bütün cemaatta konusmalarimizi duyuyor tabiki. Özal: “Madem bu yetki bana verilmis, ben de seni vekil tayin ediyorum, benim yerime sen kildir namazi” dedi...
Namaz bittikten sonra onu bekleyen kalabalik halka karsi hitap ederken; Birlik ve beraberlikle ilgili sözler söyleyecektim ama sizin imaminiz bana söyleyecek hiçbir sey birakmadi” diye söze baslamisti...