Padisah ile vezir tartismaya baslamis. Padisah vezire:
- En büyük ve en güçlü olan benim. Sen benim emrimdesin! demis.
Vezir de;
- Hayir ben büyügüm. Ordunun basinda ben savasiyorum, sen sadece mühür basiyorsun, diye itiraz etmis.
Tartisma uzayinca padisahla vezir, bir çobanin yanina gitmisler ve konuya hemen girmemek için çobana sormuslar:
- Senin koyunun mu büyük, inegin mi?
Çoban sasirmis sasirmasina da, soranlar da padisahla vezir.
- Inegim, demis.
- Keçin mi büyük, öküzün mü?
Çoban;
- Öküzüm tabii, deyince, asil soruyu yöneltmisler çobana:
- Söyle bakalim, padisahin mi büyük, vezirin mi?
Çoban hiç düsünmeden yanit vermis:
- Vallahi ben bu hayvanlari tanimiyorum!
Seçim geldiginde...
Sandik milletin önüne konuldugunda...
"Çobanla benim oyum bir mi olacak?" diyenlere...
Sahi o hor görülen çoban kardeslerimiz, yukarida anlatilan fikra gibi
"Vallahi ben bu sevilecekleri tanimiyorum!"
Der mi?
Az kaldi.
Bekleyelim görelim
Selâm ve dua ile