Yil 1909. Büyük Islam alimi Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) Hazretleriyle Istanbul Hahambasisi Emmanuel Karasso bir görüsme yapmak ister...
Emmanuel Karasso, Theodor Herzl ile birlikte Siyonizmin önde gelen simalarindandir. Ayni zamanda Makedonya Risorta Mason Locasinin büyük baslarindandir...
Bediüzzaman hazretlerinin söhretini duyan ve tesirini yakindan müsahede eden Karasso, bu görüsme ile davasi için Bediüzzaman Hazretleri’nden yararlanmanin planlarini yapmaktadir. Güya kendi zekasiyla Bediüzzaman hazretlerini etki altina almak istemektedir...
Ama umdugunu bulamaz, Bediüzzaman hazretlerinin konusmalari karsisinda neye ugradigini sasirir. Böyle ilmi ve mantiki delillerle davasini kat'i bir sekilde ispat edebilen biriyle ilk kez karsilasmaktadir. Fazla dinlemeye mecali kalmaz ve görüsme devam ederken telasli bir sekilde birden disari firlar...
Disarida görüsmenin neticesini bekleyen dostlari telasli bir sekilde disari çikan Karosso’ya ne oldu niye firlayip kaçtin? diye sorduklarinda, su tarihi itirafta bulunmak zorunda kalir:
“Eger biraz daha içeride kalsaydim, beni de Müslüman edecekti."