Menü Doğrulanmış Bilgi, Tarafsız Haber, Medya90’da!
Cevahir AYDIN

Cevahir AYDIN

Tarih: 10.12.2021 23:07

Çagin Gürültüsü ve Sûkut-1

Facebook Twitter Linked-in

Ilginç dönemlerden geçiyoruz toplum olarak.

Birçok pratik içinde kisisel uygulamalarin dogurdugu olumsuzluklara maruz kaliniyor.
Tarafgirlik yapmadan, hakkaniyeti terk etmeden meselelere yaklasildiginda; elestiri kimden gelirse gelsin, olumsuzluklara kimler sebep olursa olsun ilk saldirilan yer temel degerler olmaktadir.
...

Puslu havada bazi karakterler tüner, temel varolussal dinamikleri hedef alirlar.

Tabiri yerindeyse olgunlasmamis fikirleriyle, zanna dayali hükümleriyle, kendilerince yarim kalmis hesaplasmalari (!) bahane ederek taarruza geçerler.

Bu ahval içerisinde sesi çok çikanlari hakli ve kararli; aktif sabri tercih edip söz tesir etmeyecek diye sûkutu yegleyenleri zayif zannetmemek lazim.

Zira güçlü ve kendince hakli (!) olanlar degil, yaninda Hakk'in nusreti olanlar kazanir.

14 asir önce gönderilen yüce kitabimizda insanligin kurtulusu için elçilik misyonunu icra eden peygamberlerin hayati aktarilir.
Bu hayatlarin yaninda, ilahi çagriya yüksek sesle itiraz edenler ve onlarin takindiklari tavirlar Rabbimiz tarafindan en üst notadan çagimiza ve kiyamete degin gelecek tüm nesillere anlatilir.
Bu anlatimlar öylesine degil, münkirlerin iddia ettigi gibi geçmislerin masali olsun için hiç degil. Akil sahipleri ibret alsin için uzun uzun anlatilir.

Çogunluk yapiyor diye, güç sahipleri(!) tüm yayin organlari araciligiyla yüksek sesle propaganda yapiyor diye bazi temel hakikatlerin ifsad edilmesini makul görecek degiliz.

Hangi mahalleden gelirse gelsin, hangi fikir sahipleri asrin idrakine sunarsa sunsun hakikat bir tanedir.
Hakk'in düsmani olanlarin bile vicdan mahkemelerinde tasdik ettigi bu hakikatler ayaga kaldirilmak ve savunulmak cihetiyle farkliliklari bir kenara birakmayi zorunlu kilar.

Asrimizin insani hayatini sürdürürken bireysel kimligini, ekonomik, sosyal ve dini yanini dengeye oturttu, olgunlastirdi diyemeyiz.

Her dönem bu yönlerin biriyle mutlaka samimiyet testinden geçti insanimiz.

Bu testler, kimi zaman siyasi mecrada kimi zaman ticarette kimi zaman egitim ve sosyal faaliyetlerde varligini hissettirdi. Bu mecralarda istikameti muhafaza edebilenlerin sayisi ne yazik ki olmasi gereken düzeye ulasamadi.

Yogun propaganda ve dayatmalar neticesinde, Islam'in onurunu ve vakarini her zaman ve kosulda muhafaza etmesi gerekenler çagin gürültüsü içerisinde ya pes etti yahut oranin esiri oldu. Vakur bir mü'mince durus sergileyemeyenler, vaktiyle temel degerlerine yabancilastilar.

Hatta öyle ki bazilarimiz, Islam Peygamberinin sahsinda mücessem hale gelen örnek ahlakini adeta geçersiz kildi. Artik hayatlarinda O ahlaktan bir numune göremeyebiliyoruz.

Birine basit bir mevzuda Hz. Peygamber'in (sav) ahlaki örnek verildiginde/hatirlatma yapildiginda, su cevabi çok sik duyariz; "Bize Peygamber gibi bir uç örnek vermeyin."

Yani kasit su; "Bu hakikat elçilerini geç. O bizim için bir ölçü degil artik. Çünkü O bir uç örnek. Hangi asirda yasiyoruz. Asiri gidiyorsunuz.."
Iste sözün bittigi yer burasi...
(Ahirete gidildiginde kimin asiri kimin gerici oldugunu hep birlikte görecegiz gerçi..)
...

Yetiskin bir birey, tekâmül yolculugunda bazi hakikatleri haykirdiginda, muhatabinda karsilik bulamayacagini hissettigi anda; hakikati malayaniden korumak, degerini ve tesirini düsürmemek adina susar.

Susar ki vakit geldiginde sözü kalplerde tesir uyandirsin. Hakikatler nesvü nema bulsun vesselam..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —