Üstad’in hizmetinde bulunan Nur Talebeleri, bir is bölümü ve taksim-ül amal neticesinde üzerlerine düsen görevleri en iyi sekilde yerine getirmeye çalisirlardi. Emirdag yillarinda bu sekilde en çok yakininda bulunan talebeleri; Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çaliskan, Hüsnü Bayramoglu ve Bayram Yüksel olmuslardir. Bunlar da, evin temizligini yapma, yemek pisirme, misafirleri karsilama ve ilgilenme, gerektiginde dersler yapma, alisveris yapma, Üstad’la birlikte gerektigi zaman kirlara çikma ve diger sehirleri ziyaret etme, disari gönderilecek risaleleri postaya verme gibi hizmetler vs. seklinde ortaya çikmaktaydi.
Emirdag’da araba kiralamak yerine ihtiyaç oldugu zaman Üstad tarafindan kullanilmak ve diger zamanlarda piyasada çalistirilmak üzere bazi Nur Talebeleri tarafindan bir araba satin alma zarureti ortaya çikinca, Üstad Hazretleri de Hüsnü Bayramoglu Agabey’i soför olarak görevlendirdi. Zaman zaman bazi kimseler tarafindan sanki çok basit bir görevmis gibi ifadelerle küçümsenen bu soförlük görevi, elbette Üstad’in tam bir güveninin sonucu olarak Hüsnü Agabey’e tevdi edilmisti.
Bu görev de, ihtiyaç oldugu zaman ifa ediliyor, diger zamanlarda ise, hizmetinde bulunan diger agabeylerle birlikte diger hizmetler el birligi ile ve beraberce yerine getirilmeye çalisiliyordu. Yukarida ifade edilen bütün görevler gibi soförlük görevi de, elbette bu kabiliyet ve ehliyet neticesinde verilen bir görev olarak degerlendirilmelidir. Bunun disinda yapilan yorumlarin da çok fazla bir ehemmiyetinin olmadigini bilmek gerekir.
Hüsnü Bayramoglu Agabey, 1956 yilinda, askerlik vazifesini yapmak üzere Emirdag’dan ayrilmis, bu vazife tamamlanir tamamlanmaz yeniden Emirdag’a dönerek, hizmetlerine kaldigi yerden devam etmistir.
****
Hüsnü Bayramoglu Agabeyin adi, Emirdag Lahikasi'ndaki Üstad'imizin vasiyetlerinin hepsinde zikredilmektedir. Emirdag Lahikasi’ndaki diger bazi mektuplarda da adinin geçmekte oldugunu görüyoruz. Üstad’in yakininda bulunan birçok agabey gibi Hüsnü Agabey de, ‘’Manevi Evladim, Hususi Hizmetkârim ve Mutlak Vekilim’’ gibi tabirlerle ifade edilmis ve istikameti ile bu sifatlari hak ettigini ispat etmistir. Vasiyet ile ilgili mektuplari söylece siralamak mümkündür:
"Vasiyetnamemdir
"Aziz, siddik kardeslerim ve varislerim! Ecel gizli olmasindan, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtim ve Risale-i Nur'dan olan benim hususi kitaplarim ve güzel ciltlenmis mecmualarim vesair seylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarinin heyetine, basta Hüsrev ve Tahiri olarak o heyetten 12(*) kahraman kardeslerime vasiyet ediyorum. Onlara birakiyorum ki, emr-i hak olan ecelim geldigi zaman, benim arkamda o metrukâtim, benim bedelime o sadik ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalissin ve istimal edilsin... Kardesiniz Said Nursi"
* "Kardesim Abdülmecit, Zübeyir, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmet Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüstü, Abdullah, Ahmet Aytimur, Atif, Tillolu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Salih..." (Emirdag Lahikasi-I, 136)
"Simdi manevi evlatlarim, fedakâr hizmetkârlarim olan Zübeyir, Ceylan, Sungur, Bayram, Hüsnü, Abdullah, Mustafa gibi ve has ve halis Nur'un kahramanlari olan Hüsrev ve Nazif, Tahiri, Mustafa Gül gibi zatlarin nezaretinde o düsturumun muhafaza edilmesini vasiyet ediyorum. Said Nursi" (Emirdag Lahikasi-II, 217)
"Simdi bütün talebelerin fevkinde diyerek degil, benim en yakinimda hizmetimde olup bir derece tam tarz-i hareketimi bilenler ve yakindan görenler içinde, dört-bes adami mutlak vekil yapiyorum. Ben ölsem veya hayatta suursuz kalsam, Nurlara karsi hizmetimin tarzini bilerek tam yapabilsinler... Simdilik Tahiri, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum. Said Nursi"(Emirdag Lahikasi-II, 233)
Bu mektuplarda ve vasiyetlerde açikça görüldügü gibi Üstad Hazretleri, özellikle uzun süre kendisi ile beraber bulunmus ve hizmet tarzini bizzat kendi uygulamalarindan görmüs ve sahit olmus birçok Nur Talebesini, kendi vefatindan sonra hizmetin yanlis bazi mecralara sürüklenmemesi ve Üstad’in tarzina uygun bir sekilde müstakimane devam etmesi için varis ve vekil olarak görevlendirmis ve böylece onlara da çok ehemmiyetli bir sorumluluk yüklemistir. Bu mektuplarin hemen hemen hepsinde Hüsnü Bayramoglu Agabey’in isminin bulunmasi da ayrica dikkat çekicidir.
****
Hüsnü Bayramoglu Agabey’in, Hizmet Vakfi’ndaki hizmetlerinden de kisaca bahsetmek gerekir. Gayesini yalnizca Kur’an hakikatlerinin ilan ve nesri olarak ifade eden Hizmet Vakfi 1973 yilinda kuruldu. Bediüzzaman Hazretlerinin o dönemde hayatta bulunan talebeleri; Abdullah Yegin, Ahmet Aytimur, Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Tahiri Mutlu, Said Özdemir ve Hüsnü Bayramoglu kurucular heyetinde yer aldi.
Vakif Senedinde kurulus gayesi asagidaki maddeler halinde siralanmistir:
1. Orta ve yüksek dereceli mekteplere ve bütün mesleki okullara ve enstitülere devam eden talebelere yurtlar açmak,
2. Yiyecek ve yatacak yer temin etmek,
3. Daha ziyade bilgili, faziletli, ahlakli ve vatansever olarak yetismeleri için meslekî ve kültürel kurslar, dersaneler, kütüphaneler ve egitim salonlari açmak,
4. Ihtisas için yurt disina talebe göndermek veya gitmis olanlara burs vermek, fakir talebelere karsilikli veya karsiliksiz burs vermek,
5. Vakfin inkisafi halinde her türlü ilmî, tarihî, dinî eserleri basmak ve nesretmek,
6. Kur’an-i Kerim basmak ve bütün baski isleri için dahilden ve hariçten kagit ve matbaa makineleri temin etmek, matbaa kurmak,
7. Vakfa verilecek menkul ve gayrimenkullerin hak ve gelirleri ve ibadethaneleri idare etmek, çalistirmak,
8. Fakirlere, fakir hastalara, fakir dul ve yetimlere vakfin malî imkânlari nisbetinde her türlü yardimda bulunmak,
9. Gelir getirmek gayesi ile ticarî isletmeler kurmak veya kurulmus olan isletmelere istirak etmek ve bunlarla yardimlasmak seklinde belirtilmistir.
Hizmet Vakfi, Kuran-i Kerim nesri için Cumhuriyet döneminde kurulmus ilk özel vakiftir. Kaliteli baski ve ciltle Kur’ân-i Kerimler basta olmak üzere çesitli yabanci dil mealler ile Arapça, Almanca, Fransizca, Rusça, Kazakça, Özbekçe, Kirgizca, Uygurca, Çince, Yunanca, Kürtçe tercüme eserler nesretmeye devam etmektedir.
Son Osmanli Hattati, Hattat Hamid Aytaç (el-Âmidî) ’nin saheseri sayilan, Osmanli nesih hat sanatinin son yadigâri kabul edilen ve Bediüzzaman Hazretlerinin verdigi formül çerçevesinde yazimi gerçeklestirilen Tevafuklu Kur’an-i Kerim’i basan ve bunu birçok dünya ülkesine ulastiran Hizmet Vakfi, birçok dünya diline muteber meal çalismalari nesretmeye devam etmektedir.
Hattat Hamid Aytaç, 1891 yilinda Diyarbakir’da dünyaya gelmis ve 1982 yilinda Istanbul’da vefat etmistir. Son dönemlerin en büyük hattatlarindandir. Çok sayida hat eseri mevcuttur. Hattat Hamid Bey Türk matbaaciligina çinkografi, çelik üzerine resim ve yazi hakketme yani gravür, kabartma ve lüks baski teknigini de ilk getirenlerdendir.
Istanbul’da en yeni camilerden olan Sisli Camiinin essiz yazilari ile birçok evlerde, salonlarda ve isyerlerinde, Misir ve Irak’ta, hatta dünyanin birçok yerinde onun binlerce nefis yazisi vardir. Uzun ve verimli bir ömür süren Hattat Hamit Bey bütün Islam âleminden, hatta Japonya’dan bile birçok ögrenci yetistirmistir. Mekke-i Mükerreme’de yapilmis olan son Islam Konferansinda Hattat Hamit Beyin yazdigi Kuran-i Kerimin Almanya’da yapilmis nefis yaldizli ve renkli bir baskisi Suudî Arabistan Krali Halid tarafindan bütün Islam ülkelerinin devlet baskanlarina armagan edilmistir.
Hizmet Vakfi tarafindan, ayni sekilde yakin temas içinde bulundugumuz ülkelerin dilleri basta olmak üzere, birçok dünya diline yapilan tefsir tercümeleri de yayinlanmaya devam edilmektedir. Bu eserlerin tanitim ve dagitimi için dünyanin en kapsamli kitap fuari olan Frankfurt Kitap Fuari basta olmak üzere, birçok kitap fuarina da katilma faaliyetlerine devam etmektedir. Bu kitap fuarlarinda çok sayida kisi ile yapilan yüz yüze görüsmelere ilave olarak binlerce kitap ve brosür dagitimi da gerçeklestirilmektedir.
Hizmet Vakfi tarafindan nesredilen Tevafuklu Kur’an-i Kerim’ler, Diyanet Isleri Baskanligi, renkli bakiya izin vermedigi için ilk yillarda renksiz olarak basilmis, 1976 yilindan itibaren de renkli baskiya izin verilmeye baslandigi için üç renkli olarak yayinlanmaya baslanmistir.
Hizmet Vakfi, 1979 yilinda kurulan Envar Nesriyat A.S.’yi 2015 yilinda bünyesine katarak tüm yayincilik faaliyetlerini bu sirketi üzerinden yürütmeye baslamistir. Hizmet Vakfi’nin, Türkçe basta olmak üzere, birçok dünya dilinde yayin yapan, Kur’an-i Kerim ve Risale-i Nur tercümelerinin yer aldigi çok sayida sitesi, aktif bir sekilde faaliyetlerine devam etmektedir.
Hizmet Vakfi’nin kurulusunda bir müddet Tahiri Mutlu Agabey Mütevelli Heyet Baskanligini yürütmüs, daha sonra bu görevden kendi istegi ile ayrilarak, Mütevelli Heyet Baskanligini Hüsnü Bayramoglu Agabeye devretmistir. Hüsnü Bayramoglu Agabey, vefatina kadar Mütevelli Heyet Baskanligini yürütmeye devam etmistir.