Tarih: 10.01.2026 15:22

Şerafettin Yıldız’dan Kadın Cinayetlerine Roman

Facebook Twitter Linked-in

Haber: Bülent Ertekin

Kadın cinayetleri çoğu zaman bir haber başlığı olarak giriyor hayatımıza; birkaç saniye, birkaç satır ve sonra unutuluyor. Ancak Şerafettin Yıldız, yeni romanı "Züleyha – Yarıda Kalan Hayatlar" ile tam da bu unutulan alanın içine giriyor: Dosyaların kapandığı ama acıların kapanmadığı yere.

Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanındaki köşe yazılarıyla tanınan, daha önce "Denetmen – Devletin Mührü" adlı eseriyle dikkat çeken Yıldız, bu kez edebiyatı bir tanıklık alanına dönüştürüyor. "Züleyha", yalnızca bir polisiye roman değil; şiddetin, ihmallerin ve sistemin görünmeyen yüzünü sorgulayan derinlikli bir anlatı.

Romanın merkezinde, hayata tutunmaya çalışan bir kadın var. Şiddet gören, boşanmak isteyen ama korunamayan, çocukları için sessizce direnen bir kadın… Züleyha'nın ölümü, romanda yalnızca bir olay değil; okuru rahatsız eden, yüzleştiren bir kırılma noktası.

Cumhuriyet Savcısı Mazhar karakteri ise hikâyeyi sıradan bir adli soruşturmanın ötesine taşıyor. Dosyayı "kaza" diyerek kapatmayan Mazhar'ın iç dünyası, bastırılmış geçmişi ve vicdan muhasebesi, romanın psikolojik derinliğini güçlendiriyor. Mazhar'ın yürüdüğü yol, adalet arayışının kişisel bir hesaplaşmaya nasıl dönüştüğünü gösteriyor.

Başkomiser Zeynep, erkek egemen bir meslek alanında var olmaya çalışan güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Duygularını bastırmak zorunda kalan Zeynep ile Mazhar arasındaki imkânsız bağ, hikâyeye insanî bir sıcaklık katarken, hayatın her zaman doğru zamanda cesur olmayı mümkün kılmadığını da hatırlatıyor.

Romanın dikkat çeken yönlerinden biri de sosyal güvenlik boyutu. Sosyal Güvenlik Denetmeni Şenol karakteri aracılığıyla eser, kadın cinayetlerine yalnızca bireysel değil; çalışma hayatı, iş güvencesi ve kurumsal ihmaller açısından da bakıyor. Bu yönüyle "Züleyha", edebiyatla toplumsal sorumluluk arasında güçlü bir köprü kuruyor.

"Züleyha – Yarıda Kalan Hayatlar", kadın cinayetlerini romantize etmeden, ajitasyona kaçmadan, gerçekçi ve sarsıcı bir dille anlatıyor. Okuru yalnızca merak duygusuyla değil, vicdanıyla da baş başa bırakıyor.

Belki de romanı daha anlamlı kılan en önemli detay şu:
Bu kitaptan elde edilecek telif gelirinin tamamı yardım kuruluşlarına bağışlanacak. Yani bu kitap, yalnızca okunmak için değil; görmezden gelinen hayatları fark etmek için de yazılmış.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —