Tarih: 03.01.2026 09:47

Ekranlara Gömülen Bir Nesil mi Geliyor?

Facebook Twitter Linked-in

Kalabalıklar içindeler ama yalnızlar… Gürültülü bir çağda büyüyen çocuklar, ekranların arasında sessizce kayboluyor.

Yaşadığımız çağ hiç bu kadar gürültülü olmamıştı. Bildirimler, videolar, mesajlar, sesler…
Ama bütün bu gürültünün içinde çocuklar her geçen gün biraz daha sessizleşiyor.

Parkta yan yana oturan çocuklar konuşmuyor.
Evde herkes aynı odada ama kimse birbirine bakmıyor.
Eller küçük, ekranlar büyük… Gözler aşağıda, kelimeler yarım.

Eskiden çocuklar susarsa bir sorun olduğu anlaşılırdı.
Şimdi suskunluk normal kabul ediliyor. Çünkü sessizlik artık ekranla meşgul olmanın doğal sonucu gibi görülüyor.

Anne babalar "Odada, güvende" diye düşünüyor.
Oysa çocuklar odada değil, başka bir dünyanın içinde.

Bu bir yasaklama meselesi değil.
Bu bir suçlama da değil.
Bu bir fark etme çağrısı.

Çocuklar konuşmuyor çünkü:

Dinlenmiyorlar

Aceleyle geçiştiriliyorlar

"Sonra konuşuruz" denilip erteleniyorlar

Sonra büyüyorlar…
Ama suskunluk kalıyor.

Bugün çocukların sessizleşmesinde, tekrar edilen söylemlerin sorgulanmadan kabul edilmesinin de payı büyük. Medya ve propaganda dili üzerine yapılan "tekrar edilen yalanların nasıl hakikat sanıldığı" analizleri, bu algı dünyasını anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor.

Kalabalıklar içinde yalnız büyüyen bir nesil var karşımızda.
Arkadaşları var ama temas yok.
İletişim var ama bağ yok.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Çocuklar mı çok sessiz, yoksa biz mi duymuyoruz?

Bir çocuğun elinden telefonu almak kolay.
Ama kalbine dokunmak emek ister.
Zaman ister.
Sabır ister.

Ve en çok da gerçekten dinlemeyi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —