BİLİM (Medya90) - |

Altın Değerindeki Safran Bu Kez Ekmek, Yoğurt ve Peynir Mayası Takviyesi Olarak Bağışıklığı Arttıracak

 

Altın Değerindeki Safran Bu Kez Ekmek, Yoğurt ve Peynir Mayası Takviyesi Olarak Bağışıklığı Arttıracak

HBX AR-GE , safran bitkisini kullanarak bir buluşa daha imza attı Ekip safran bitkisini kullanarak süt ve süt ürünlerinin besin değerini ve raf ömrünü uzatmayı başardı
Merkezi Aydın’da bulunan ve ülkenin değişik illerindeki üniversitelerde görev yapan bilim adamları ile bilimsel çalışmalara imza atan HBX ARGE BAP(Bilimsel Araştırmalar Merkezi), altın değerindeki safran bitkisini kullanarak yeni bir buluşa daha imza attı. Yeni çalışma ile süt ve süt ürünlerinin yanı sıra ekmeğin besin değeri ve raf ömrünün uzatıldığı belirtildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent içerisinde birbirinden spesifik ve stratejik ürünler geliştirip patentleyen Karya Farma HBX ARGE tamamı organik ve doğal yapılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Globalleşen dünyada gelişen teknoloji ile pek çok şeyin telafisinin olduğunu ancak zayi olan zaman ve gıdanın telafisi olmadığını belirten Proje Koordinatörü Hakan Başlık, bu çalışmada yaklaşık yarım asırdan bu yana, bu alanda önemli çalışmalar yürüten Gıda Mikrobiyoloğu İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün tecrübeleri ve yoğun bilimsel çalışmaları sonucu bu ürünü elde ettiklerini söyledi. Türkiye’de bu alandaki çalışmaları ile tanınan İstanbul Rumeli Üniversitesi STF Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz “Uzun zamandan beri HBX 2371 antik oil üzerine çalışmalar yapmaktayız. Son zamanlarda bu yağın gıda maddeleri üzerine olan etkileri konusunu da gündeme getirdik ve güzel sonuçlar almaya başladık. Şimdilik yoğurt peynir ve ekmek konusunda çalışmalar devam ediyor. İlerleyen zamanlarda daha güzel şeylerle karşınıza çıkacağız inşallah” dedi. Süt ve süt ürünlerinin yanında ekmek yapımında etkili olabilen gıdaların, raf ömrünü uzatıcı ve destekleyici ürün olarak ortaya çıkan HBXHPYM919 ile ürünlerin besin değerini arttırmanın ve raf ömrünü uzatmanın yanı sıra pek çok dünya ülkesinin en önemli sıkıntısı olan israfın da önüne geçmeyi hedeflediklerini kaydeden Başlık, “Bu çalışmamızda çok değerli bir bitki olan safranı kullandık. HBX2371 Antimikrobiyal üründen de faydalandığımız bu çalışmada şuanda görev yeri İstanbul Rumeli Üniversitesi STF Dekanı olan ve yarım asırlık akademik hayatı başarılarla dolu Gıda Mikrobiyoloji Hocası Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz hocamızın emeği ve desteği büyüktür. Kendisine müteşekkiriz” dedi. Safran bitkisinin krosin, krosetin, safranal ve kaempferol gibi davranan bitki bileşikleri bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Başlık, “Antioksidanlar, hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına yardımcı olur. Safranal safranın kendine özgü tadı ve aromasını verir. Araştırmalar, beyin hücrelerini oksidatif strese karşı korumanın yanı sıra ruh halinizi, hafızanızı ve öğrenme yeteneğimizi geliştirmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca içerisinde etken maddeler günümüz hayatını olumsuz etkileyen strese bağlı nörodejerenatif hastalıklara karşı koruyucu etkiye sahip olduğu düşünülmektedir” diyerek bu sebepten dolayı bu çalışmaları ile farkındalık oluşturacaklarını düşündüklerini söyledi. Kaynak; HaberTürk
HBX AR-GE , safran bitkisini kullanarak bir buluşa daha imza attı Ekip safran bitkisini kullanarak süt ve süt ürünlerinin besin değerini ve raf ömrünü uzatmayı başardı

Merkezi Aydın’da bulunan ve ülkenin değişik illerindeki üniversitelerde görev yapan bilim adamları ile bilimsel çalışmalara imza atan HBX ARGE BAP(Bilimsel Araştırmalar Merkezi), altın değerindeki safran bitkisini kullanarak yeni bir buluşa daha imza attı. Yeni çalışma ile süt ve süt ürünlerinin yanı sıra ekmeğin besin değeri ve raf ömrünün uzatıldığı belirtildi.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent içerisinde birbirinden spesifik ve stratejik ürünler geliştirip patentleyen Karya Farma HBX ARGE tamamı organik ve doğal yapılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Globalleşen dünyada gelişen teknoloji ile pek çok şeyin telafisinin olduğunu ancak zayi olan zaman ve gıdanın telafisi olmadığını belirten Proje Koordinatörü Hakan Başlık, bu çalışmada yaklaşık yarım asırdan bu yana, bu alanda önemli çalışmalar yürüten Gıda Mikrobiyoloğu İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün tecrübeleri ve yoğun bilimsel çalışmaları sonucu bu ürünü elde ettiklerini söyledi.
Türkiye’de bu alandaki çalışmaları ile tanınan İstanbul Rumeli Üniversitesi STF Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz “Uzun zamandan beri HBX 2371 antik oil üzerine çalışmalar yapmaktayız. Son zamanlarda bu yağın gıda maddeleri üzerine olan etkileri konusunu da gündeme getirdik ve güzel sonuçlar almaya başladık. Şimdilik yoğurt peynir ve ekmek konusunda çalışmalar devam ediyor. İlerleyen zamanlarda daha güzel şeylerle karşınıza çıkacağız inşallah” dedi.
Süt ve süt ürünlerinin yanında ekmek yapımında etkili olabilen gıdaların, raf ömrünü uzatıcı ve destekleyici ürün olarak ortaya çıkan HBXHPYM919 ile ürünlerin besin değerini arttırmanın ve raf ömrünü uzatmanın yanı sıra pek çok dünya ülkesinin en önemli sıkıntısı olan israfın da önüne geçmeyi hedeflediklerini kaydeden Başlık, “Bu çalışmamızda çok değerli bir bitki olan safranı kullandık. HBX2371 Antimikrobiyal üründen de faydalandığımız bu çalışmada şuanda görev yeri İstanbul Rumeli Üniversitesi STF Dekanı olan ve yarım asırlık akademik hayatı başarılarla dolu Gıda Mikrobiyoloji Hocası Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz hocamızın emeği ve desteği büyüktür. Kendisine müteşekkiriz” dedi.
Safran bitkisinin krosin, krosetin, safranal ve kaempferol gibi davranan bitki bileşikleri bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Başlık, “Antioksidanlar, hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına yardımcı olur. Safranal safranın kendine özgü tadı ve aromasını verir. Araştırmalar, beyin hücrelerini oksidatif strese karşı korumanın yanı sıra ruh halinizi, hafızanızı ve öğrenme yeteneğimizi geliştirmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca içerisinde etken maddeler günümüz hayatını olumsuz etkileyen strese bağlı nörodejerenatif hastalıklara karşı koruyucu etkiye sahip olduğu düşünülmektedir” diyerek bu sebepten dolayı bu çalışmaları ile farkındalık oluşturacaklarını düşündüklerini söyledi. Kaynak; HaberTürk

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve medya90.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.